Kadınları ve Kürtleri Aşağılayan, Hekimlik Meslek Onurunu Hedef Alan Çirkin Sözleri Kınıyoruz
Dün İzmir’deki bir özel hastane açılışında Türkiye’nin önde gelen sermayedarlarından birinin fıkra adı altında sarf ettiği sözlere ve eski bir başbakanın ona katılarak gülmesine tanık olduk.
Başında olduğu sermaye grubunun tarihinin emek, emekçi ve halk düşmanlığının da tarihi olduğunu bildiğimiz bu kişinin sözleri bizim için elbette şaşırtıcı değildir. Öte yandan kadınları ve Kürtleri açıkça aşağılayan, hekimlik meslek onurunu hedef alan bu çirkin sözlerin dile getirilmesi ile bu sözlerin “fıkra”, “şaka”, “mizah” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılması kabul edilebilir de değildir.
Cinsiyetçi, ayrıştırıcı, hedef gösterici ifadeleri kınıyor; kamuoyunu da duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çağırıyoruz.
Eşit, ücretsiz, bilimsel bilgiye dayalı, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde sağlık hakkını ve hekimlik meslek onurunu savunmaktan bir adım geri durmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/4nnTA0DMf2
Diyarbakır Tabip Odası ile Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı arasında 4 Haziran 2026 tarihinde, Tıp Fakültesi Dekanlığında tarihi bir protokol imzalandı.
Bu protokol ile eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, toplumsal katkı, mezuniyet sonrası eğitim ve mesleki gelişim alanlarında sürdürülebilir ve eşitlikçi bir iş birliği mekanizması kurulacaktır. İş birliği kapsamında; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Diyarbakır Tabip Odası’nın sahadaki deneyim ve birikimlerinden yararlanarak tıp eğitiminin kalitesini artırmak, hekim haklarını korumak ve halk sağlığına yönelik ortak bilimsel ve toplumsal projeler üretmek hedeflenmektedir.
Her bakımdan örnek teşkil edecek bu protokol, tıp eğitimine katkı sunacağı gibi hekimlerin mesleki, demokratik ve örgütlenme becerilerini geliştirecek; aynı zamanda toplum sağlığı ile ilgili kuruluşların iş birliğini artıracaktır.
Protokolün hazırlanmasında ve hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese, özellikle de Tıp Fakültesi Dekanı Sayın Prof.Dr.Sabahattin Ertuğrul’a Diyarbakır Tabip Odası olarak teşekkür ederiz.
📢 Basın Toplantısı
Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışan Hekimler İçin Yeni Dönem:
Meslektaşlarımızın Hak Kayıplarına İzin Vermeyeceğiz!
🗓 20 Mayıs 2026 Çarşamba
⏰ 12.30
📍 TTB
📽 TTB Sosyal Medya Kanallarından Canlı
Ji bo ragihandinê zimanê dayikê amûrek pêwîst e….Ziman jî tiştekî zindî ye; wek organîzmayekî ku ji dîrokê tê, ji kûrahiyên dîrokê derbas dibe û heta îro digihîje me, her dem di nav danûstendin û bandorê de ye….Her ziman taybet e û kesên ku wê diaxivin jî divê azad bin….”
Roja Zimanê Kurdî pîroz be!
Bila zimanê me her dem bijî, xurt bimîne û ji nifşan re were parastin.
Ziman, nasname û ruhê gelan e. Em bi zimanê xwe hebûnê xwe diparêzin.
💚☀️❤️
Di komcivîna BTO li ser mafên tenduristîya civakê min axaftin kir û min axaftina xwe bi gotinên Dr. Paul Farmer qedand " Nexweşî ne tenê di laşê mirov de heye, di sîstema hêzê de jî heye. Ev Tundiya avahî(structural violence) di be sedemên ku mirov zutir nexweş bibin an bimrin"
GELENEKTEN GELECEĞE hekimlik değerlerini ve TTB ilkelerini taşıyacak Batman Tabip Odası yönetimine aday arkadaşlarımız; hem meslektaşlarının hem de halkın sağlık hakkının savunucusudur.”
Toplumsal adalet duygusunun olabileceğine dair umudum büyürken, Bu açıklama ile , meslek örgütüm TTB’nin de tarihsel ve kurumsal sorumluluğunu yerine getireceğine ilişkin bir kuşku duyulmamalıdır….
Gülistan Doku Soruşturmasını Dikkatle Takip Ediyor, Mesleki Etik İhlalleri Karşısında Gerekli Adımları Atacağımızı Bildiriyoruz
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi olarak, Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan gelişmeleri dikkatle izlemekteyiz.
Hekimlik mesleği; insan yaşamına saygıyı, doğruluğu, şeffaflığı ve güveni esas alan etik ve deontolojik değerlere dayanır. Sağlık hizmeti sunumu sırasında oluşturulan her türlü kayıt, yalnızca tıbbi bir veri değil; aynı zamanda hukuki ve toplumsal sorumluluğun da bir parçasıdır. Bu kayıtların kasıtlı olarak değiştirilmesi, silinmesi ya da gizlenmesi; mesleğin onuruna, toplumun sağlık sistemine duyduğu güvene ve adaletin tecellisine zarar verir.
Tunceli Devlet Hastanesi'nde hasta kayıtlarının silindiğine yönelik iddialar doğrultusunda, dönemin başhekimi hakkında yürütülen adli süreç ve başka hekimlerin de süreçteki olası sorumlulukları, hekimlik mesleğinin temel ilkeleri açısından son derece ciddi ve kaygı vericidir.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi olarak; söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulmasının yalnızca adli makamların değil, meslek örgütlerinin de sorumluluğunda olduğunu vurguluyoruz. Bu kapsamda, mesleki etik ve deontoloji ilkeleri çerçevesinde gerekli inceleme ve disiplin süreçlerinin başlatılacağını kamuoyuna bildiririz.
Sürecin şeffaf, bağımsız ve titizlikle yürütülmesi gerektiğine inanıyor; Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılmasını ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini talep ediyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/kokMkqWoGr
İstanbul Tabip Odası seçimini (kesin olmayan sonuçlara göre) oyların yaklaşık %60’ını alan Demokratik Katılım Grubu kazandı.
Mesleğimize ve meslek örgütümüze sahip çıkan bütün meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.
Katılım sağlayan tüm meslektaşlarımıza, konuşmacılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Mesleki dayanışmayı büyütmeye ve ortak aklı güçlendirmeye devam edeceğiz.
Newroz’un ateşi yalnızca baharı değil, umutlarımızı da yeşertsin.
Farklılıklarımızla bir arada, eşit ve özgür bir geleceği birlikte kuralım.
Barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın büyüdüğü bir yarın dileğiyle…
Newroz pîroz be!