@AliCaatay Ali Abi, önerine katılmakla birlikte ülkede öyle bir linç kültürü oluştu ki, konjektürel değerlendirmeler bile ihanet olarak yaftalanabiliyor.
Paylaşımına sağlık.
Gençlere siyasette yer verilmesi konuşuluyor.
3-5 dönemdir vekil olanlar hiç konuşmasın.
Biraz samimiyet lazım.
Siyaseti makam ve kariyer alanına çevirdiniz.
Sonra gençlerden umut bekliyorsunuz.
Allahtan korkun be.
TÜİK İstatistiklerle Gençlik 2025 raporuna göre nüfusumuzun %14,8’ini (12,7 milyon) oluşturan gençlerin %23,3’ü ne eğitimde ne istihdamda.
Yaklaşık her 4 gençten 1’i üretimden, eğitimden ve gelecek planlamasından uzak kalıyor.
Bu sadece ekonomik değil; toplumsal bir alarmdır.
Biz, sorgulama kapılarını çoğu zaman elzem olaylar yaşandığında aralayan bir milletiz.
Bu gecikmiş uyanışlardan vazgeçmek zorundayız; aksi takdirde geleceğimiz, gözlerimizin önünde usul usul yok oluyor..
Ekonomik zorlukların arttığı, coğrafyanın ateşten bir çembere dönüştüğü bir dönemde, olan bitenin ciddiyetini görmezden gelip kamu malını kişisel çıkarı için kullanan belediye başkanlarını görüyoruz.
Bu sorumluluğun ağırlığı karşısında vicdan nasıl susar?
Yazıklar olsun!
Çok üzgünüm..
Türk Milletinin büyük değeri, ülkemizin hafızası İlber Ortaylı hocamızı kaybettik..
Allah rahmet eylesin, nur içinde uyu Hocam..
Milletimizin başı sağolsun.
Türk dış politikası, kritik dönemlerde yüzyıllara dayanan devlet aklını hep ortaya koymuştur.
Bugün de Türkiye aklıselimle hareket ederek gelişmeleri yakından izliyor ve her senaryoya karşı hazırlıklarını sürdürüyor.
Ateş çemberindeki bu coğrafyada devletimle gurur duyuyorum.
Türkiye; coğrafyası, askeri gücü, diplomatik etkinliği ve üretim kapasitesiyle bölgesel güçtür ve bu gücün kaynağı asırları aşan devlet geleneğidir.
Türkiye’nin olmadığı bir denklemin sürdürülebilirliği yoktur.
Toplumsal birliğimizin en güçlü sembolü olan bayrağımıza uzanan her el; ortak hafızamıza, tarihimize ve geleceğimize yapılmış bir hainliktir.
Bu ülkenin imkânlarıyla yaşayıp aynı değerlere kastedenler şunu iyi bilmelidir: Bayrağımız söz konusu olduğunda milletimiz tek yürektir.
Bugünün dünyası bize Atatürk’ün mirasını hatırlatıyor:
Asıl savunma iç cephede başlar.
Ülkemiz için en büyük sorumluluk, birlikteliğimize ve ortak değerlerimize sahip çıkmaktır.
Yılın son gününde, yıl boyunca en çok duyduğum konu olan gençlerin kamuya azalan güvenine karşı birkaç cümle paylaşmak istedim.
Eleştiri kadar umudu da diri tutmak gerekiyor.
Yeni yılın; liyakatin, adaletin ve sorumluluğun yeniden hatırlandığı bir yıl olmasını diliyorum.
Buca’nın yaşadığı sorunlar hepimizi yaralıyor.
Bu kentin, emek ve hizmet konuşması gerekirken böylesi gündemlerle anılması insanı derinden üzüyor.
Çok ama çok yazık..
@futbolarena@sercanhamzaolu Genç yaşta bir sporcunun gözünün kör olma ihtimali bile yetmiyor. Sizin yorumcu olarak adlandırılmanız kadar kötü bir şey olamaz. Spor programları bu kişi ve benzerlerini uzaklaştırmalıdır.
O’nun emaneti yalnızca bir ülke değil;
düşünen, sorgulayan, üreten bir insan olma onurudur.
Bizim için Atatürk; geçmişin değil, her yeni başlangıcın rehberidir.
Bu yüzden inanıyoruz:
Hayallerimizi elbet gerçekleştireceğiz,
çünkü onun izinde yürüyenler, asla karanlıkta kalmaz.
Belediyeciliği fotoğraf atıp alkış toplamak sananlara hatırlatalım:
Sayıştay raporları var.
Yönetim becerisinin ne kadar zayıf olduğu da, usulsüzlükler de yazıyor.
O kurumlar sizin mülkünüz değil, kamunun emanetidir.
Göreviniz bitince pişman olmayın.
Kamu kurumlarına seçilen idareciler, kamunun parasını kamuyu yok sayarak harcayabiliyor.
Kamunun kendisini, niteliğiyle denetleyecek bir sisteme geçilmezse siyaset tamamen çıkar odağına dönecek.
Büyük tehlike: Kamu yararı yerine kişisel çıkarın kurumsallaşması.