Bana bilim düşmanları saldırırken, bir öğrencimin paylaşımı yeniden karşıma çıktı. Sözünü ettiği hastayı geçen yıl gördüm. Gayet iyi. Annemi ise kaybettik
Değerli dostlar,
Özellikle geçen hafta kamuoyunda çokça tartışılan ve ilk derece mahkemesi tarafından 108 milyon tazminata hükmedilen Malpraktis iddiası davası ile ilgili, dava içeriğini ve raporlarını okuyarak, dava hakkındaki oluşan kanaatimi paylaşmak isterim…
Öncelikle ifade etmek gerekir ki, yaşanan olay sonuçları itibarı ile son derece ağırdır. Bu vesile ile evladımıza ve ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim.
Dosya içeriği incelendiğinde ATK raporu hekimin aleyhinde verilmiş. Bununla beraber yine dosya içeriğinde, bir tanesi KBB Baş Boyun Cerrahisi Derneği’nin olmak üzere, Türkiye’nin saygın Adli Tıp, Anesteziyoloji ve KBB Profesörleri tarafından verilen tam 4 rapor da olayın ‘komplikasyon’ dan ibaret olduğu ve hekimin kusuru bulunmadığı ifade edilmektedir. Ayrıca Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı’da benzer şekilde hekimin kusuru olmadığı yönündedir. Ayrıca Ceza Hukuku ile ilgili iki Profesörün bilimsel mütalaasında da, hekimin davranışı ile olayın sonuçları arasında çeşitli sebeplerden dolayı ‘İlliyet bağı’ olmadığı yönünde rapor verilmiştir.
Burada yer darlığı nedeniyle teknik ayrıntılara girmeden söylemek isterim ki, benim görüşüm de, yaşananların bir Komplikasyon olduğu yönündedir.
Henüz gerekçeli kararı görmemekle birlikte, mahkemenin lehte ve aleyhte raporlar arasındaki çelişkiyi giderici, ya bir Adli Tıp Üst Kurul raporu ya da güvenilir, denetlenebilir bir üniversite heyet raporu almadan bu kararı vermesi tartışılabilir.
Karar kabul edilse bile, aktüer hesabı üzerine çıkan çok ciddi rakam üzerine bir de ihtiyati haciz kararı vermesi daha da ilginç olmuştur.
Bir hekimden, sadece üst mahkemeye itiraz için bile, hayatı boyunca kazanamayacağı bir parayı bularak teminat göstermesi en hafif deyimiyle adil olmamıştır. Çünkü karar henüz kesin bir karar değildir ve kararın üst mahkemece bozulma olasılığı, en azından bana göre yüksektir.
Sonuç olarak,
1. Adli Tıp kurullarının yapısı ve yoğunluğu göz önüne alınarak, komplikasyon/Malpraktis davalarında, ilgili konu ile direkt ilgili ve mümkünse Sağlık Hukuku açısından tecrübesi olan bilirkişi grupları oluşturulmalı…
2. Mesleki Sorumluluk Sigorta sistemi acilen değiştirilmeli, sigorta miktarı sınırsız olmalı
3. Hasta, hekim, hukukçu üçgeninde EMPATİ kavramının şiddetle hayata geçirilmesi, hepimizin aynı gemide olduğu ve birbirimize husumet duyguları gütmenin bir anlamı olmadığı bir an önce anlaşılmalı
4. Problemlerin çoğunun sistem kaynaklı olduğu unutulmamalı, daha iyi bir sağlık ve hukuk sistemi adına ( en azından Medikolegal davalar açısından) hep birlikte çalışmalıyız…
Dr. Av. Cengiz Bayram: "Bu işten yine en fazla mağduriyet vatandaşa olacaktır.
Çünkü bugün 15-20 bin liraya bir bademcik ameliyatı bundan sonra 100-150 bin liranın altında yapılmayacak.
Kasten adam öldürme durumu olsa dahi böyle bir ceza alabilmeniz mümkün değil."
Barış Atay ideolojisinin esiri olmuş, hayata başka açıdan bakamayan ve nesnel bir açıklama üzerinden dahi nefret kusabilen bir marjinaldir. Tamamen bu gözle bakalım…