Bazen, insanlara aslında ne kadar saygılı olduğunuzu göstermek için biraz saygısız olmanız gerekir. Bir tür deneyimleyerek anımsatma ve bize nasıl davranmaları gerektiğini öğretme biçimidir. Maalesef saygı bazen kendiliğinden gelmez; gidip almanız gerekir.
Hayatta herkesin standartları olmalı. Birisi beni eleştirecekse benden daha zeki ve daha iyi işler başarmış olmalı. Sırtımda 30 kilo yük varken, 3 kilo yük taşıyabilmiş birini dikkate almam. Buna kibir diyenler olacak. Bu öz saygıdır. Herkes liginde oynayacak. Oyunun kuralı bu.
Her şeye gereğinden fazla anlam yüklediğim ve dünyanın gelip geçici dertlerini kafaya fazla taktığım için arada özür dilerim kendimden. Kendimle aram artık daha iyi. Tavsiye ederim. Yaşa; anı yaşa…
Yıllar içinde taviz vermediğim bir özelliğim var. Kim bana nasıl davranıyorsa, ona tam olarak öyle davranıyorum. Ne eksik, ne fazla. İş hayatında özellikle böyle. Paranın her kapıyı açamayacağını birilerinin öğretmesi gerek çünkü. Herkes haddini bilecek özetle.
İşsiz kalma fikri korkutucu olabilir. Ama insanı her bakımdan tüketen bir işe mecbur olmaktan daha korkutucu değildir. En üst nokta bu. Hayatta kalmak için anlam bulamadığın bir işe mecbur hissetmek. Cehennem gibi bir şey.
…sebeple her şeye küsüyor, her şeyi kişisel algılıyorsunuz. Sonra ya içinizde biriktirip öfke patlaması yaşıyor ya da arkadan konuşuyorsunuz. İletişim becerisi çok önemli. Lütfen şunu geliştirelim. Emin olun hiç kimse hiç kimse için sanıldığı kadar önemli değil.
15 yıldır çalışan biri olarak çatışmadan korktuğu için açık iletişim kurmaktan kaçınan ve sınır çizmeyi; standartları korumak değil, soğukluk olarak algılayan insanlardan çok yoruldum. 8 yaşında çocukların sahip olduğu iletişim öz güveni koca koca insanlar da yok resmen. Bu…
İş hayatına dair verebileceğim en iyi tavsiye: Yerinizin doldurulmasını zorlaştıracak bir becerinizin olması. Her şeyde değil, tek bir konuda çok iyi olun. Bilinirliği ve itibarı onunla yakalayın. Kariyer ancak böyle inşa edilir. Sakin, kararlı ve hedefe odaklanarak.
‘Nasıl olsa çözer.’ diye düşünüyorlar. Görünmez oluyorsun. Sen bir tür acil durum butonusun, gelen basıyor, giden basıyor. Sirenlerin hep başkası için çalıyor. Kendin için çalarsa duyan yok, gelen yok, gören yok. Tek bir kişiye faydan yok özetle; kendine…
Bir insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük, her şeyi halledebilen, taşıyabilen biri olmak. Bu öyle bir etiket ki bir kere yapışırsa çıkmıyor üstünden. Kimse acaba onun da yardıma ihtiyacı var mı diye düşünmüyor. Hatta bazen derdini paylaşıyorsun, öylesine dinliyorlar.
…çatışmaya dönüyor. Dünyanın en yetenekli, en akıllı insanı olun; ilişki kurma, small-deep talk, iletişim gibi konuları çözmezseniz görünmezsiniz. İş görüşmesinde de önemli, özel ilişkilerde de, bir satış görüşmesinde de. Hitabet önemli konu, çözüm önerim açıklamada🙋🏻♀️
Bugüne kadar başardığım her şeyi ‘iletişim kabiliyetime’ borçluyum. Hiçbir ortamda konuşmaya başladığımda sözü kesilen biri olmadım ya da söylediklerim hiçbir zaman sağa sola çekilemedi. Net, kendini bilen, doğru kelimeleri seçen, duruş ve sakinlikle kendini dinletebilen biri…
…olmak size hem günlük yaşamda hem iş hayatında bütün kapıları açar. Bazı sohbetlere şahit oluyorum. Karşıt bir görüş bildiren kişi muhatabına ‘ben sana katılmıyorum.’ diyor:) Kişiyi hedef alıyor ama aslında amacı fikir belirtmek. Fakat doğru ifade etmeyi bilmediği için konu…
… ve yine bana gelip ‘nasıl düzelteceğiz?’ diye soruyorlar. Düzelmeyecek. Bazı trenler kaçar. Arkasından bakarsınız. Tecrübenizin olmadığı konularda kendi kafanıza göre iş yapmayı bırakır ve doğru insanları dikkate alırsanız daha az acı tecrübeniz olur. Çözüm bu kadar basit.
Danışmanlık alanındaki tecrübeme ve gözlemlerime dayanarak kronik bir sorundan bahsedeyim. Bizim insanımız genellikle tecrübeli kişilerin verdiği tavsiyeleri dinlemek ve işi uzmanına bırakmak yerine, ‘bile bile lades’ demeyi seçiyor ve muhakkak zarar görerek…
…güvenmiyor. ‘Tüm süreç böyle ilerleyecek, lütfen bunları muhakkak yapın, bana güvenin.’ diyorum. 2 gün sonra bana: ‘şuna sordum, şöyle dedi, öyle yaptım.’ diyor. Ben de: ‘ok, o zaman onlarla devam edin.’ diyorum. Bu kez işler işin içinden çıkılmaz hale geliyor…