2 Temmuz...
Takvimde sıradan bir gün değil benim için. Çünkü o gün, yalnızca insanlar değil; umutlar, türküler, şiirler ve bu ülkenin ortak vicdanı da ateşe verildi.
En çok da yıllar sonra bir davanın zamanaşımına uğraması canımı acıttı. Çünkü bazı acılar takvim yapraklarıyla eskimez. Bazı suçlar, geçen yıllarla hafiflemez. Adaletin de bir ömrü olmamalı.
Madımak'ta yitirdiğimiz canları saygı ve özlemle anıyorum.
Unutmadık. Unutturmayacağız.
Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Garip Dede Cemevi’nde olmamasına rağmen, kendi Alevi kimliklerinden başka Sayın Özgür Özel’e pazarlayacak hiçbir şeyi kalmamış birkaç zübük ve Hızır Paşa müsveddesinin örgütlediği provokasyon dışında hiçbir olumsuz durumla karşılaşmamıştır.
Sayın İsmet Berkan’a cevabımızdır…
Ya da İsmet Berkan Kabataş’tan kaldığı yerden devam ediyor…
Bugün Karar Gazetesi’nde yazdığınız yazıyı hiç yazmamış olmanızı dilerdim. Yazınızdaki hatalar için değil; okuyucunuza duyduğumuz saygı nedeniyle bunu dile getirme gereği duydum.
1- Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığının hiçbir döneminde partinin hiçbir yetkili kurulu, MYK, PM, YDK dahil, İl ve ilçe başkanları ile seçilen milletvekilleri ve belediye başkanları içinde Alevi vatandaşlarımız, iddia ettiğiniz gibi, ne çoğunlukta olmuş ne de % 50’lik bir dilimle temsil edilmiştir. Kaldı ki demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinde; yani yurttaşlığın esas alındığı bir ülkede bunu esas alıp, bunun üzerinden hiçbir veriye dayanmadan “bir arkadaşın” gözlemiyle yazı yazmak nasıl bir gazeteciliktir?
2- Sayın Genel Başkanımızın “Geniş bir kitleyle bayram kutlaması yapmak istedi, karşısına birkaç yüz kişi geldi” açıklamanız için sadece açın o günün fotoğraflarına bakın. İmamoğlu/Özel fonuyla beslenen medya 5 bin rakamını telafuz ederken sizin bundan da aşağıda kalmanız akıl alır gibi değil.
3- Sayın Genel Başkanımız Perşembe günü Alevi yurttaşlarımızın değil; Caferi yurttaşlarımızın Kerbela Anma Töreni’ne katılacaktı. Ancak herhangi bir olumsuzluğun bu matem gününü gölgelememesi için bir açıklama yaparak gitmekten vazgeçti. Keşke açıklamayı okumuş olsaydınız…
4- Caferiler ibadetlerini camide yaparlar, cemevlerinde değil. Bunu bilmemeniz korkunç, bilip bu gerçeği gizlemeniz daha da korkunç…
5- Son olarak Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Garip Dede Cemevi’nde olmamasına rağmen, kendi Alevi kimliklerinden başka Sayın Özgür Özel’e pazarlayacak hiçbir şeyi kalmamış birkaç zübük ve Hızır Paşa müsveddesinin örgütlediği provokasyon dışında hiçbir olumsuz durumla karşılaşmamıştır.
Sayın Berkan siz Gezi direnişinde “Kalamış Yalanına” ortak olmuş birisiniz. Böylesi bir provokasyona alet olmuş, Gezi’de katledilen çocukların vebalini taşımış birinin bu kadar gerçek dışı bilgiyi arka arkaya yazması çok mu zor dediğinizi duyar gibiyim.
Bugün için utanç en büyük erdemdir, Sayın Berkan… Sadece utanın… Belki insanlığa bir adım yaklaşmış olursunuz…
Dr. Ali Haydar Fırat
CHP İletişim Koordinatörü
@ibrahimkiras@ocaktan_mehmet@KararHaber
https://t.co/zg8gtGmLgN
Bir Çarpı Binlerce Acı Yapmayın !
✒️ Derya Özmen @dryozmen1 yazdı...
Bu ülkenin yakın tarihinde Alevilerin yaşadığı evlerin kapılarına çarpı işareti konulurdu. O çarpı sadece bir işaret değildi; korkuydu, tehditti, ...
https://t.co/Wl5d5yTk15
Hiçbir inancı, hayatımın hiçbir döneminde siyasetin ve propagandanın malzemesi yapmayı doğru görmedim. İslam inancının en müstesna zamanlarından olan Muharrem ayının ve Aşura gününün de siyasi polemiklere, gerilimlere, kavgalara, propaganda hesaplarına ve istismara konu edilmesine müsaade etmeyecek; en azından bu utancın ve bu vebalin bir parçası olmayacağız.
Bizim nazarımızda toplumsal ve manevi değerler; siyasi ikbal hesaplarından ve günlük siyasi kazanımlardan çok daha kıymetlidir. Bu değerlere karşı gösterilmesi gereken özen, her türlü siyasi hesap ve beklentinin üzerindedir.
Bu anlayışla, programımızda yer almasına rağmen, içinde oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru, daha anlamlı ve daha isabetli olacağı kanaatine vardık. Çünkü bazı zamanlarda en doğru duruş, kalabalıkların içinde görünmek değil; inancın siyasete malzeme edilmesine ortak olmamaktır.
Aşura etkinliğine yönelik mesajımı, gönül birlikteliğimizin ve muhabbetimizin bir nişanesi olarak sizlerle paylaşıyor; bizi en doğru anlayacağına inandığım bütün canlarımızı en kalbi duygularımla selamlıyor, Muharrem ayının ve Aşura’nın birlik, kardeşlik ve hakikat ikliminin hepimize hayırlar getirmesini diliyorum.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirebilirsiniz. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak kim olursa olsun, geçmişte acıyla özdeşleşmiş semboller üzerinden siyaset yapmamalıdır.
Maraş'ı da, Çorum'u da unutmadık. O acılar bu ülkenin ortak hafızasında hâlâ tazeliğini koruyor.
Yapmayın... Böyle siyaset yapmayın. Çünkü bazı semboller, sadece bir sembol değil..
Dokunulmazlıklar konusunda o dönem Selahattin Demirtaş da farklı düşünmüyordu.
Ancak ‘13 seçim’ yalanı gibi bu da kullanışlı bir ‘yalan’ olduğu için ısrarla tedavülde tutuluyor.
Dr. Ali Haydar Fırat:
Parti mücadelesi, örgüt mücadelesi sokakta sürdürülmesi gereken bir mücadeledir; burada makam ve mevki meselesi yoktur.
Bu konfor siyaseti bitiren bir şey oldu. Bu konfor, siyasetin sadece parayla yapılabilen bir iş olduğunu, ancak parası olanın iş yapabildiği bir duruma düşürdü.
@alihaydarfirat
Bugün Sözcü TV'de Kılıçdaroğlu Programı'nı izlerken gazeteciliğimden utandım Bu gazetecilik Özel ve İmamoğlu'nun değil iktidarın ve Erdoğan'ın işine yarar En azından bu meslek bana böyle öğretilmedi
Özgür Özel'e açık soru:
CHP yıllarca Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun liderliğinde "ahlak", "şeffaflık" ve "hesap verebilirlik" söylemini savundu. Bugün CHP'li belediyeler ve parti yöneticileri hakkında ortaya atılan yolsuzluk, kayırmacılık ve usulsüzlük iddiaları karşısında neden kamuoyunu tatmin edecek ölçüde açık bir iç denetim süreci göremiyoruz?
Sizin döneminizde CHP'de değişen sadece genel başkan mı, yoksa Kemal Kılıçdaroğlu'nun savunduğu ahlak ve hesap verebilirlik anlayışı da değişti mi?
@eczozgurozel@kilicdarogluk@szctelevizyonu@tgrthabertv
Denizli, havlusuyla da meşhurdur...
Üçüncü yolun neresi, @eczozgurozel
Özgürlüğü cami avlusunda arayan Özgür Özel!
Anıtkabir'deki mitingden sonra şimdi de cami avlusunda mendil açan Özel!
Eleştirdiklerinle aynı şeyi yapmaya devam et!
Denizli'de cuma namazı çıkışında miting düzenlemişsin. Hani camilerde siyaset yapmak, dini ve ibadethaneleri siyasete alet etmek yanlıştı?
Dini değerlere sığınmışsan, görünen o ki çaresizlik seni cami avlusuna sığınmaya zorlamıştır.
Birileri yaptığında yanlış görülen davranışlar, başkaları yaptığında doğru mu kabul ediliyor?
Mesela;
👉 Mecliste bekleyen davalarından arındın mı?
👉 Kurultay savaşından aklandın mı?
👉 Sana hediyeler veren Özkan Yalım'dan ne haber ?
👉 Muhittin Böcek'le ilgili iddialar ne aşamada ?
Olsun, dini değerleri ve iman duygusunu kullanıp canlı yayında birilerine göz kırpmış olabilirsin; ama adaletten hiçbir şey kaçmaz.
Geliyor, gelmekte olan...
Entelektüel Atıklar Çağı
Derya Özmen @dryozmen1 yazdı..
Hiç dikkat ettiniz mi? Bu ülkede herkes halk adına konuşuyor ama nedense kimse halkı dinlemiyor. https://t.co/kqMXrvoRCY