Artvin’in yeşil ormanlarında Kelt ezgileri çalıyorum. Müziğin evrensel dilini ruhunda hissedenlere, doğaya özlem duyanlara armağan olsun.
Mutlu haftalar 🌿🎶
Arı oğul verdi. Babamın onları toplayışını kaydettim. Masal gibi bir köyde, mucize gibi bir şey oldu.
Arıların nesillerini devam ettirebilmek adına yeni bir koloni oluşturmak için kovanı terketmelerine “Oğul” deriz. Bir anda on binlercesi havada muhteşem görüntüler oluştururlar ve bizim görevimiz onları usülüne uygun bir şekilde toplayıp yeni yuvalarına yerleştirmektir.
Oğul önce ağaca sarıldı ve babam çıkıp dalları salladı. Arıları boş alana yönlendirip olta misali kullandığı petekli çubuk ile onları topladı. Arıların bir kokusu var ve binlercesi etrafınızı sardığında muhteşem şeyler hissediyorsunuz. Ben çekimleri yaparken koruyucu maske kullanıyorum. Babama neden kullanmadığını sorduğumda “Ben onların dilini biliyorum” diyor.
Köyümüzde ürettiğimiz balları güvenli bir şekilde kargolayabiliyoruz. Dileyen ulaşabilir.
Artvin dağlarından herkese bolluk, bereket ve huzur diliyorum.
Bizim neslin beyaz atlı prensi çocukluk aşkı canım İlhan İrem’in 1 Nisan doğum günüydü. 2022 yılında 67 yaşında erken yitirdik sanatçımızı.
İyi ki bu topraklara doğmuş şarkılarıyla kalplerimizde yaşamaya devam ediyor. Ruhu şad olsun.❤️
Diğer branşlar adına konuşamam ama diş hekimliğinde tablo maalesef iç açıcı değil.
Randevu bulunup bulunmaması ayrı mesele, verilen hizmetin niteliği ayrı mesele.
Bugün Türkiye’de diş hekimliği hizmetinin iki temel problemi var:
Biri hekime bakan, biri hastaya.
Ve sistem sonunda hekimle hastayı karşı karşıya getiriyor.
Örneğin bir azı dişi kanal tedavisi…
Bu tedavinin üst yapısıyla birlikte düzgün şekilde tamamlanması bazen 1 saat, bazen 1,5 saat gerektirir.
Ama MHRS’de hekime 15–30 dakikada bir hasta yazılıyor.
Çoğu yerde yeterli yardımcı personel yok.
4 el diş hekimliği neredeyse lüks hâline gelmiş durumda.
Hasta sık aralıklarla yazılınca kapıda birikme başlıyor.
Bekleyen hasta haklı olarak huzursuz.
İçerideki hekim ise zamanla yarışıyor.
Hekim süreci uzatsa kapıdaki homurtu artıyor.
Kısaltmaya çalışsa kalite düşüyor.
Etik davranıp “bu sürede olmaz” deyip yönlendirse bu kez şikâyet riski doğuyor.
Hasta da haklı:
“Devlet bina yapmış, cihaz almış, neden hizmet alamıyorum?” diyor.
Ama işin iç kısmı başka.
Bu sistem ya hekime kalitesiz iş yapmayı dayatıyor,
ya da etik davrananı cezalandırıyor.
Sonuç:
Ne hekim huzurlu,
ne hasta güvende.
Bu bir randevu sorunu değil.
Bu, süre, organizasyon ve kalite sorunu.
Yeni mezun diş hekimleri için gerçek ortada: İstihdam alanı yok.
Kontenjanları artırıp mezunları ortada bırakmak kabul edilemez.
Genç meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkın, planlama yapın, çözüm üretin.
Bu sessizlik, yarın çok daha derin bir krize dönüşecek
#DişteVardiyaylaAtama
Türkiye’de Diş Hekimliği Eğitiminde Sessiz Kriz: Mezunlar Çoğalıyor, Yollar Daralıyor
Türkiye’de sağlık alanının en büyük yapısal sorunlarından biri artık yalnızca hekim açığı veya malzeme yetersizliği değil; kontrolsüz şekilde çoğalan diş hekimliği fakülteleri ve buna bağlı olarak büyüyen diplomalı işsizler ordusu.
Son beş yılda üniversite tabelaları hızla arttı, ancak eğitim kalitesi, klinik altyapı ve istihdam kapasitesi aynı hızla ilerlemedi. Bu kopuş, genç diş hekimleri için tam bir çıkışsızlık döngüsü oluşturmuş durumda.
Bu mucize gibi olaya “Oğul” deriz. Babamın oğul veren arıyı toplayışını kaydettim. Ekolojik dengeleri altüst ettiğimiz modern zamanlarda arıcılığın önemi daha artıyor sanırım. Artvin’in bu masalsı dağlarında binlerce yılın birikimi ile hakiki ve şifalı ballar üretiyoruz.
Milas’taki Latmos’un halini görün!
Binlerce yıllık tarih, kültür ve doğa göz göre göre yok edildi,ediliyor.
Feldspat ve kuvars uğruna, eşsiz Latmos kayaçları delik deşik ediliyor.2023’te Latmos’tan çıkarılan feldspatın ton fiyatı sadece 350 TL!
Şimdi sırada zeytinliklerimiz var!
TBMM’de yasa geçerse: Zeytin ağaçları “taşınabilir” ilan edilecek. Ormanlar, tarım alanları madenciliğe açılacak. Bir doğa ve kültür daha yok olacak!
İzlediğiniz Latmos’ta yaşananların ve zeytinliklerin yaşayacağı felaketin özetidir.
Aynı kader zeytinlikleri bekliyor. Arkeoloji Dünyası
Kızılçam düşmanları yine ortaya çıktı! 20 nesildir kızılçamlar ve ardıçlar arasında dolaşan bir neslin evladı, işgalcilerle çarpışırken Kızılçamı kendine mevzi alan zeybeklerin çocuğu, yine bu coğrafyada 20 yıldır yaban hayatı odaklı akademik olarak çalışan biri olarak yazıyorum 👇+
After careful consideration and hearing the feedback from our fans whilst fully respecting their concerns, our show in Istanbul will be now postponed until 2026 so we can ensure DBL Entertainment will not be involved.
Thank you for your ongoing support, it means everything to us. See you in 2026!