Dünyaya “biz buradayız ve kıyamete kadar da burada olacağız” mesajını en güçlü şekilde verdiğimiz Malazgirt Zaferi’nin 954’üncü yılı mübarek olsun.
Büyük komutan Sultan Alparslan’ın, gazilerin, akıncı birliklerinin, o kahraman ordunun her bir neferinin aziz ruhları şad olsun.
#BeşiktaşbizimHocabizim Memur-Sen #MemuruSattınız "Mesut Süre" Singo Taylor Yönetimi CAMP #AliKoçİstifa "Recep Tayyip Erdoğan" Sergen Bissouma Doktor "Sultan Alparslan" #FreePalestine Akanji Eylül Haklı Adamlar Tottenham Sara Afrika Yarın Bottas Bilal Mourinho Cuesta Ersin Haklı
Fıtraten kadın ve erkekten oluşan insanı ayrıştırarak birbirine rakip ve düşman yapma, birbiriyle çatıştırma zihniyeti bizim medeniyetimize ait değildir.
Kadını ve erkeği karşı karşıya getiren anlayış asırlarca insanlığa en karanlık deneyimleri yaşatan Batı’ya aittir.
18 aydır Gazze’de devam eden soykırım başta olmak üzere son dönemde yaşanan hadiseler, “Batı değerleri” denilen kavramların içinin aslında ne kadar boş olduğunu hepimize göstermiştir.
Geldiğimiz noktada demokrasi kavramının, Batı’nın boyunduruğundan kurtarılarak hakiki manada bir hak ve özgürlük meşalesi olarak insanlığa kazandırılması şart.
Kadın haklarıyla ilgili Batı patentli kampanyalara ve argümanlara da aynı zaviyeden bakmamız gerektiğine inanıyorum.
Bizim inancımızda ve kültürümüzde erkekle kadın arasında ne bir rekabet ne bir üstünlük yarışı ne de insanın eşrefimahlukat sıfatına aykırı bir durum söz konusudur.
Çünkü medeniyetimiz, kadın-erkek demeden yaratılanı eşit görür, hayatı, insanı, canı kutsal görür, dokunulmaz görür.
Elbette bunu söylerken kimi toplumlara sirayet etmiş yanlış uygulamaları inkâr etmiyoruz.
Hatalı yorumlardan kaynaklanan kötü örnekler ve pratikler esas değil, istisnadır; bertaraf edilmesi gereken marazlardır.
Suimisal, emsal olmaz.
Bizim ülkemizde kadınlarla ilgili verdiğimiz mücadelenin özünde işte bu yaklaşım vardır.