Bakın size bir şey anlatayım. Üniversitede bir hocam vardı, haftada bir 2 haftada bir whipple ameliyatı yapardı. Whipple dediğiniz ameliyat tıbbın en büyük 3-5 ameliyatından biri. Ve bu adam herkese bu ameliyatı yapardı endikasyon dahilinde. Yani sadece sana bana yapmazdı yoldan geçen amcaya da ihtyaç varsa yapardı. Yani ihtiyacını varsa olabilirdiniz bu ameliyatı.
Neyse. Bu hocam şimdi özel sektöre geçmiş. Geçen gün duydum, whipple ameliyatını 1.7milyon TL’ye yapıyormuş. Kaç cerrah yapabilir veya yapar bilmiyorum. Ama olay bu değil.
Eskiden bedava ulaşabileceğiniz bir sağlık hizmetine artık ödeyeceğimiz bedel böyle.
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere. Parası olan bu hizmete zaten ulaşabiliyor, ulaşmaya devam edecek.
Kim ulaşamayacak biliyor musunuz? Geçen gün pediatri yoğun bakımın kapısını kıranlar, geçen gün psikiyatri hekimine saldıranlar, geçen gün acili birbirine katanlar ve benzerleri…
Sizi iyi etmeye çalışanlara saldırdıkça,aşağı çekmeye çalıştıkça, bıktırdıkça, nefret ettirdikçe, bu doktorlar kaçacak. Ya yurtdışına, ya özel sektöre…
Siz saldırdığınızla kalacak, ihtiyacınız olduğunda ya bulamayacak ya da bulmak için dünya paralar vereceksiniz.
Tehlikenin hala farkında olmayanlara sesleniyorum. Ha farkında olmasanız da çok yakında farkına varacaksınız…
Gazeteci Barış Pehlivan'dan ROK'un tahliyesine ilişkin:
"Bir gece yarısı haber düştü. Denildi ki Rasim Ozan Kütahyalı özgürlüğüne kavuştu, Rasim Ozan Kütahyalı tahliye oldu.
Allah Allah nasıl tahliye oldu derken tahliye kararına dair belgeye ulaşmaya çalışıyordum ve sonunda buldum.
Bakın o belgenin en üstünde şunu göreceksiniz: Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından verilen re'sen bir tahliye kararı var.
Yani daha kovuşturmaya geçmeden, daha davaya dönüşmeden bir kişi hakkında tutuklama tedbirinin artık gereksiz olduğu kanısına vararak bizzat kendisi, bakın savcının kendisi tahliye kararı verebilir.
CMK'da bu hak savcıya tanınıyor. Herkesin bir şekilde başına gelebilecek bir tutuklama meselesinde neden tahliye verdiğinizi sorguluyorum ey sayın savcılar.
Çünkü madem bu kadar kolay bir şekilde Rasim Ozan Kütahyalı'nın suçsuz olabileceği, haksız yere tutuklanmış olabileceği kanıtlanabiliyorsa siz hangi delillerle bu adamı tutukladınız?
Hani MASAK raporları, o medyaya servis ettiğiniz hani iletişim tespit tutanakları, hani o banka hesap hareketleri?
Madem bunlar bu kadar kolay çürütülebiliyordu, siz hangi somut delille bu adamı cezaevine soktunuz?
Bir de böylesi kirli, böylesi memleket tarihinde hukuk katliamlarına imza atmış bir ismin mağdur olma ihtimaline yol açtınız arkadaş.
Memleket pratiğinde böylesi bir tahliye hiç ama hiç normal değil!"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Vatandaşın yastık altında tuttuğu dolarlar, altınlar keşke sisteme girse" demiş.
Biz de, "Sizinkilerin çaldığı, çırptığı, yurt dışına kaçırdığı paralar keşke sisteme girse" diyoruz.
A-101 çalışanı bir genç, mağazada yaşadığı sorunları ve kendisine yapılan mobbingi anlattı:
♦️Normalde bunları daha önce anlatmak istiyordum fakat biraz çekindiğim ve korktuğum için anlatmamıştım.
♦️Bu illet şirkette işe başladığımdan beri başıma gelmeyen mağduriyet kalmadı.
♦️Ağustos ayının başında mağaza sorumlumuz, haziran ve temmuz aylarının açığının 9 bin lira olduğunu öğrendi ve haber vermeden bir anda iştem çıktı.
♦️Durumu bölge sorumlusuna anlattığımız zaman açıktan bahsetti.
♦️Mağaza sorumlusunun neden böyle yaptığını açıkladı ve mağaza sorumlusu parayı ödemeden kaçtığı için borcu bizim ödeyeceğimizi söyledi.
♦️Mağaza personelleri kendi aralarında toplamda kişi başı 1.000 TL olmak üzere 3.000 TL topladı, kalan 6 bin lirayı da kendi cebimden ödeyeceğimi söyledi.
♦️Ona hiç açık vermediğimi, aksine fazla verdiğimi söylediğimde de “İstersen ödemezsin fakat ben sana hakkımı haram eder, burayı da zehir ederim” dedi.
♦️Ayrıca ben burada görev tanımım içerisinde yer almayan işleri yapmak zorunda kalıyorum.
♦️Bankayı hazırlamak, akşam para girişini yapmak vesaire…
♦️Bunlar benim işim olmamasına rağmen zorla bana yaptırılıyor.
♦️Ayrıca yapmadığım zaman da tembel, umursamaz personel konumuna düşüyorum.
♦️Kasaya geçen arkadaşlar herkese sormasına rağmen “10 satış olmadı.” diye, kasaya geçmeme rağmen akşam azarı ben yiyorum.
♦️Satış müdürü ziyareti oluyor, personellerin kıyafeti yok; ben laf yiyorum. Yöneticimiz gelmedi; ben laf yiyorum.
♦️Yere karpuz döküldü, karpuz patladı diye paspas atıyorum. Üstüne karton seriyorum ki ayak izi olmasın, yine azarlanıyorum.
♦️Sevkiyat geliyor. Bir yandan sevkiyatı halletmeye çalışırken diğer yandan mağazaya ön yüz dönmeye çalışıyorum fakat maalesef yine yaranamıyorum.
♦️Herkes “Ne güzel işin var, para kazanıyorsun, işte tecrübe kazanıyorsun.” diyor fakat ben böyle bir para, böyle bir tecrübe istemiyorum artık.
♦️Ben artık mağaza sorumlusunun, bölge sorumlusunun ve satış müdürünün azarını yemekten bıktım.
Maalesef
BU HAFTA,
BİR HEKİM VİYADÜKTEN DÜŞEREK,
BİR HEKİM DE TREN RAYLARINDA HAYATINI KAYBETTİ!
GÖREVLİLER UMARIZ,BU DURUMUN
SEBEPLERİNİ ARAŞTIRIR VE ÖNÜNE GEÇER.
HEKİMLERİN ÇALIŞMA ŞARTLARI İYİLEŞTİRİLMELİ HEKİMLERİN DE İNSAN OLDUĞU UNUTULMAMALIDIR.
HAYKIRIŞ..
Az önce göğüs ağrısı sebebiyle acile müracaat ettim. 1 doktorla 1 pratisyen hekim etrafımda adeta pervane oldular. İkisini de ben sakinleştirmek zorunda kaldım. EKG ve kan tahlili sonuçları iyi çıktığı halde bırakmadılar. 6 saat takip edeceğiz dediler.. Dedim ben 6 saat kalmam.++
FotoHaber - Nerdeyse 80 yaşında olmasına ve Türkçe bilmemesine rağmen AKP'nin ortalama ahlak seviyesini başarıyla temsil etmeye devam eden bu kişi kim? Bilin bakalım...
https://t.co/fO8j1XzIQr
Eski bakanlara ömür boyu araç tahsisi yapılıyormuş. Yakıt ve bakım giderleri de dahil.
Bakanlık verilerek yeterince onure edilen birine, görevi bırakınca araç tahsis etmek nedir ya hu.
Sayıştayda bunun yasal olmadığını söylüyor.
Bu uygulamaya derhal son verilmelidir.
@TBMMresmi@Akparti@MHP_Bilgi
Market ya da alışveriş yaparken para vererek aldığımız poşetlerin üzerinden market ya da firma isimleri kaldırılsın! Parasını ödeyerek aldığım poşetle kimsenin reklamını yapmak zorunda değilim. Ya poşetleri ücretsiz verin ya da üzerindeki reklamları kaldırın!
ABD 🇺🇸: Bize hava üslerinizi verin
İspanya 🇪🇸: Vermeyeceğiz🔥
ABD 🇺🇸: Ticaret anlaşmasını askıya alacağız
İspanya 🇪🇸: Askıya alın🔥
ABD 🇺🇸: İspanya'dan 3000 ABD askerini çıkaracağız
İspanya 🇪🇸: Çıkarın🔥
ABD 🇺🇸: İspanya'yı NATO'dan sileceğiz
İspanya 🇪🇸: Ne istersen yap🔥
İspanyol PM Pedro Sánchez ile tanışın🔥
Tarih seni bir “kahraman” olacak yazacak, cesur adam! 🔥
Amerika ' da 15 yaşındaki bir çocuk marketten ekmek çalarken yakalandı. Kaçmaya çalışırken bir de raf kırmış.
Cocuk tutuklanmış ve mahkemeye çıkartılmış.
Kararı vermeden önce hakim çocuğu da duymak ister.
Hakim: ′′ Neden çaldın? ′′
Çocuk: ′′ Ekmeğe ihtiyacım vardı. ′′
Hakim: ′′ Çalmak yerine ekmek alamadınız mı?"
Çocuk: ′′ Satın alacak param yoktu."
Hakim: ′′ Ailenden para isteyebilirdin. ′′
Çocuk: ′′ Evde sadece annem var.
Annem hasta ve işsiz. Sırf bunun için biraz ekmek ve peynir çaldım."
Hakim: ′′ Sen küçüksün, normalde işin de yok. ′′
Çocuk: ′′ Yıkama üzerinde çalıştım.
Bir hafta önce anneme hizmet etmek için izin aldım ve bu yüzden kovuldum. ′′
Hakim: ′′ Yardım isteyecek yeriniz ,kimseniz yok muydu? ′′
Çocuk: ′′ Her gün evden çıktığımda herhangi bir iş için eleman arayan en az elli adresle iletişime geçiyorum ama, başarısız.
Sonunda hırsızlık yapmaya karar verdim. ′′
Çocuğun ifadesinin ardından hakim kararını açıkladı:
-" Çalmak, özellikle EKMEK çalmak çok utanç verici bir suçtur. Ve işte hepimiz bu suçtan sorumluyuz. Bu odadaki herkes ve ben de bu suçtan sorumluyum.
O zaman tüm mahkeme katılımcıları 10 $ ile ceza alacak. Siz her biriniz 10 $ gönderene kadar kimse mahkeme salonundan ayrılmayacak."
Hakim de 10 $ ' ını verdikten sonra aç çocuğu polise teslim eden markete de 1,000 $ para cezası verdi.
Kararı duyduktan sonra çocuk gözyaşlarını tutamadı ve ikinci karar okunurken hakimi görünce heyecanlandı.
Hakim gözyaşlarını saklamaya çalışarak, salonu terk etti. Hakimin son sözleri bunlardı:
-"Bir kişi EKMEK çalarken yakalanırsa, o cemaatin, toplumun, devletin tüm insanları utanmalıdır."
Sayısalda ilk 21 bine giren öğrencilerin 16 bin tanesi tıp yazmış.
Ülkenin battığını, ithalat bağımlısı olduğunu, şirketlerin mühendis istihdamı yaratamadığını, yüksek teknoloji girişimciliğin tamamen yok olduğunu gösterecek daha iyi bir istatistik olamazdı herhalde
Yıllardır diğer meslek mensupları ile Doktorlar arasında yaşanan tartışmalarda konu bir şekilde;
"Doktorlar neden herkesin Tıp okumak isteyip de kazanamadığını düşünüyor?" 'a geliyordu.
Bu sene gördük ki Doktorlar haklıymış. 'Kazanabilen' herkes Tıp yazmış.
Bir belediye başkanı düşünün 9 yıllık maaşını 30.000.000 TLyi tek seferde,bir oyuncu geldiği için forma alarak harcıyor..
Sayın bakan bu konu hakkında herhangi bir soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz ? @abakingurlek@adalet_bakanlik
Timur Soykan:
*Akp’li milletvekillerine sadece ilk sayfası verildi
*İmzalayın diye talimat geldi yani içinde ne olduğunu bilmiyorlar
*Boş senet koysan imzalayacaklar
*İçeriğini Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan, Erdoğan ve MİT biliyor
*Ama milletvekilleri ve bakanlar bilmiyor
🚨 SON DAKİKA:
NATO üyesi İspanya, Türk İncirlik Hava Üssü üzerinden Irak’tan kuvvetlerini çekiyor.
NATO ABD’ye: "Ortadoğu’daki bu anlamsız savaşınızın bir parçası değiliz."
🚨 الصين استبدلت السبورة التقليدية في 60 ألف مدرسة… والغرب ما انتبه!
شركة صينية اسمها iFlytek طورت سبورة ذكية تفهم ما يكتبه المعلم مباشرة.
يكتب المدرس معادلة مثل:
y = x² - 3
وقبل ما يخلص، تظهر للطلاب رسمة ثلاثية الأبعاد للمعادلة.
ولو رسم مثلثًا بشكل سريع، تحوله السبورة تلقائيًا إلى مجسم ثلاثي الأبعاد، يقدر الطلاب يكبرونه ويدورونه ويشوفونه من جميع الزوايا.
الأهم أن التقنية ما تحتاج:
• تطبيق
• جهاز لوحي
• لابتوب
• تدريب معقد للمعلمين
فقط قلم وسبورة تفهم الرياضيات والرسومات لحظة بلحظة.
والتقنية مو مجرد تجربة؛ بحسب المعلومات المنشورة، تم تركيبها في 60 ألف مدرسة داخل 33 مقاطعة صينية، ويستخدمها نحو 160 مليون طالب.
بمعنى أبسط: بينما شركات التعليم التقني تطور تطبيقات تحتاج أجهزة وخطوات كثيرة، الصين دمجت الذكاء الاصطناعي مباشرة داخل السبورة نفسها.
قدامنا جيل كامل يتعلم الرياضيات والعلوم بطريقة تفاعلية من أول يوم… وهذا ممكن يصنع فارقًا تعليميًا ضخمًا خلال السنوات القادمة. 👀