İstanbul, atanmışları değil seçilmiş iradeyi tanır.
Ne baskılar ne de alınan kararlar bu gerçeği değiştirebilir.
Özgür Çelik, örgütümüzün ve İstanbul’un emanetidir; İstanbul’un iradesinin meşru temsilcisidir.
Özgür Çelik, İstanbul’un kendisidir.
Biz İstanbul’uz.
Kadim şehrimizin hanelerinden, sokaklarından, meydanlarından yürüdük geldik.
İstanbullu kadınlarla, çocuklarla el ele, gönülden bir dayanışmayla uzun bir yolu yürüyoruz.
Örgütümüzün iradesiyle, direnciyle, umuduyla devam ediyor yolculuğumuz.
Kayyumları, butlancıları, fırsatçıları çoktan geride bıraktık.
Bilinsin ki yetkisiz kayyumların, işbirlikçi butlancıların kararları yok hükmündedir.
Görevimizin başındayız.
Ankara’dan İstanbul’a dönüş yolundayım, İl Başkanlığımıza geçiyorum.
Haksızlığa boyun eğmemizi kimse beklemesin.
İstanbul’un iradesini sonuna kadar savunacağız.
Örgütümüzü ve partimizi savunacağız.
Halkımız için, ülkemiz için, Cumhuriyet için,
Görevimizin başındayız.
Partimize, ülkemize, demokrasimize sahip çıkıyoruz.
İstanbul'un 39 ilçesinde eş zamanlı yürüyüş ve basın açıklaması yapıyoruz.
📍Yürüyüş lokasyonları için İlçe Başkanlıklarımızdan bilgi alabilirsiniz.
🕖 19.00
19 Mart’ta başlayan darbe mekaniğinin yeni bir evresiyle karşı karşıyayız,
Cumhuriyeti yıkmak, demokrasiyi askıya almak, milletin önünden sandığı kaçırmak istiyorlar.
Milletimiz buna geçit vermeyecek.
Türkiye bu zorbalığa boyun eğmeyecek.
Sarıyer’deki İstanbul İl Binamızda, demokrasi ve adalet için görevimizin başındayız.
Saat sabah 06:30.
Yol arkadaşlarımız, dört gün Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde, 24 saat de Kartal Adliyesi’nde psikolojik işkenceye maruz bırakıldılar.
Savcılık sevk yazısı ve avukatlara görüş izni verilmediği için ifadeler bu saate kadar uzadı.
Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve belediye emekçileri; husumet güden birisinin, kıskaca alınan bir iş insanının ve bir sosyal medya trolünün iftiraları ile tutuklandı.
Onursal Adıgüzel Ataşehir'in rekor oyla seçilmiş başkanıdır. Bugünkü tutuklama kararı, halk iradesine dönük sürmekte olan ve direndiğimiz darbe girişiminin bir parçasıdır.
Tüm Türkiye, halkın iradesine açıktan savaş açıldığını görmelidir.
Sadece CHP'li belediyelere ve muhaliflere karşı çalışan siyasallaşmış bir yargı kliği, bir avuç azınlık iktidarını sürdürsün diye hukuku katletmektedir.
Herkes bilsin ki, iktidar yürüyüşümüz sürecek!
Zulme karşı direnişimiz sürecek!
Adalet mücadelemiz sürecek!
Çok denediler ama 103 yıldır kimse ne partimizi, ne ülkemizi, ne halkımızı teslim alamadı. Bundan sonra da teslim alamayacak!
Saraylar saltanatlar çöker
kan susar birgün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler...
13 aydır Silivri Zindanı’ndayım.
Bugün mahkemede suçsuzluğumu, Beşiktaş’ın iradesini ve onurumu savunuyorum.
Hakkımdaki 'itirafçı' yalanlarını ve delilsiz iftiraları kürsüden paramparça ediyorum. Bu karanlık elbet dağılacak.
Gücü yetenler değil, hakkı yetenler kazanacak.
Ben çok huzurluyum, halkımın değişim talebine karşılık verdiğim için huzurluyum.
Baba ocağım CHP’nin, Türkiye’nin birinci partisi olmasında az da olsa katkım olduğu için çok huzurluyum.
Mahkemede hakim karşısında yargılanmayı, yol arkadaşlarımın ve halkımın vicdanında yargılanmaya tercih ederim.
Bana “itirafçı ol, partini, yoldaşlarını sat kurtul” diyenler bilsin ki; ben iki çocuğumun geleceği için, kendi hayatım için ne 86 milyonun çocuğunu ne de ülkemin geleceğini veririm.
Çünkü şundan eminim: Son yurtsever kalana kadar, bu görkemli mücadele sürecek.
Türkiye değişecek!
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı
Bir söz de bizi iftiralarıyla burada tutacağını zannedenlere,
"Ekilir ekin geliriz
Ezilir un geliriz
Bir gider bin geliriz
Beni vurmak kurtuluş mu?"
Rıza AKPOLAT
4 Şubat 2026 Silivri Zindanı
Zulme karşı direniş, kumpasa karşı hakikat kazanacak!
Siyasetin kalemiyle yazılmış davaların duruşmalarında 3 gün geride kaldı.
Duruşmaları TRT’de canlı yayınlayın, halkımız hakikati görsün, suçlu suçsuz kim varsa ortaya çıksın dedik; cesaret edemediler.
Şimdi daha iyi anlıyoruz korkaklıklarının sebebini.
Bu dava günlerce belki de haftalarca kadar sürecek, mesleklerinin namusunu koruyan gazeteciler, her türlü karatmaya rağmen burada olanları halkımıza anlatmaya devam edecek.
Ancak biz de yandaş medya operasyonlarına, ağır karartma ve kuşatmalara karşı hakikati anlatacağız.
İstanbul Yargı Düzeni’nin, baskı ve zor kullanarak aldığı iftiralar üzerine kurduğu temeli çürük kumpasın çökmesi için 3 gün bile yetti.
3 Haziran günü adliyeye sevk ederken görüntülerini servis edip isimlerini lekelemeye çalıştıkları başkanlarımız, yol arkadaşlarımız 239 gün sonra mahkeme salonuna alnı ak başı dik girdi.
Adını suç örgütüne verdikleri 704 yıl hapisle yargıladıkları Aziz İhsan Aktaş ise elini kolunu sallayarak, etrafı korumalarla dolu halde geldi.
Biz 3 günde Silivri’de ne gördük?
Adana gibi başkanımız Zeydan Karalar’ın gözüpekliğini ve Adana halkının kendisine olan sarsılmaz sevgisini gördük.
Ceyhan Belediye Başkanımız Kadir Aydar’ın, iftiracıların çelişkilerini nasıl ortaya koyduğunu gördük.
Adana’nın ilk seçilmiş kadın belediye başkanı Seyhan Belediye Başkanımız Oya Tekin’in herkesi gururlandıran vakur duruşunu gördük.
Avcılar Belediye Başkan Yardımcımız, yol arkadaşımız Erhan Daka’nın ölen babasına son kez sarılmasına bile engel olan zalimliği gördük.
Evlenme hazırlığı yaparken tutuklanan, Esenyurt’un genç belediye çalışanlarından Ali Fırat Baycan’ın, 13 aydır tutuklu olduğu Silivri’de yatak olmadığı için kar altında betonda yatmak zorunda kaldığını gördük.
33 yaşında, henüz 8 aylık evli Avcılar Belediye Başkanımız, kardeşim Utku Caner Çaykara’nın, savunmasında bir an duraksadıktan sonra, gülümseyip, “Kusura bakmayın eşimin dün gönderdiği mektup araya karışmış” diyerek, insan olan herkesin yüreğini titrettiğini gördük.
Bir yanda kula kulluk eden, azınlık iktidarının suç ortağına dönüşen iftiracıları gördük.
Bir yanda ahı alınan, onurlarıyla direnen büyüklerimizi, kardeşlerimizi, yol arkadaşlarımızı gördük.
Dişimizi sıktık.
Herkes bilsin ki bu ah yerde kalmaz.
Bizim insanların ahını alan bu düzenle görülecek hesabımız var.
Biz gördüğümüzü unutmayız.
Zulmedenler de bizim görkemli zaferimizi, kurdukları karanlığı yırtıp attığımızı görecek.
TUTSAKLIĞIN 365. GÜNÜ.
Büyük usta Nazım için on kereydi ama şimdilik “Ben içeri düştüğümden beri, güneşin etrafında ‘bir kere’ döndü dünya!”
365 gündür tek bir somut delil olmaksızın, bir kumpasın hedefi olarak özgürlüğümden mahrum durumdayım.
Geçen hafta İstanbul İlk Kongresi davasından hakim karşısına çıktım, bugün ise 38. Olağan Kurultay Davası’ndan.
Savcılık, beraat edeceğimden emin olacak ki, bu kez başka bir davadan tutuklanmama karar verdi.
Ne iftiralar, ne haksız yargılamalar ne de tutuklamalar… Benim için artık hiçbiri önemli değil. Ben, iktidarın bu kumpas mahkemelerinde yargılanmayı, halkımın ve yol arkadaşlarımın vicdanında mahkûm olmaya tercih ederim!
1 yıl boyunca, aileme sevdiklerime zulüm ettiler, hayatımın her zerresini didik didik ettiler. Ne buldular? Koca bir HİÇ! Çünkü Rıza Akpolat’ın hayatında halka hizmetten ve Beşiktaş sevdasından başka bir şey yok.
Tek bir kuruş haram lokmamız yok; aksini iddia edene dün olduğu gibi bugün de HODRİ MEYDAN!
365 gündür eşimden, çocuklarımdan, Beşiktaşlı komşularımdan uzağım.
Evet, zulmettiler; ama beni teslim alamadılar.
Ülkemizi aydınlık günlere çıkaracağımız günlere inancımla, direnmeye devam edeceğim.
Haksız hukuksuz şekilde bizi tutsak edenlere cevabı yarın Beşiktaş verecek.
Hürriyeti ve adaleti savunan herkesi yarın 19.30’da Genel Başkanımız Özgür Özel öncülüğünde, Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda buluşmaya davet ediyorum.
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı
13.01.2026
Beşiktaşlılar “Ruhumuz yeter” ne demek, iyi bilirler!
Beşiktaş, Cumhuriyetin kalbidir.
Adalete ve demokrasiye susayan tüm Beşiktaşlı komşularımı, Genel Başkanımız Özgür Özel öncülüğünde “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” demek için bir arada olmaya çağırıyorum.
Silivri Zindanı’ndaki hücremde büyük buluşmanızı onur ve gururla takip edeceğim.
📍 Beşiktaş Barbaros Meydanı
🗓️ 14 Ocak Çarşamba
🕢 19.30