Milletvekili Emine Zeybek'in gelini G.M. seçime günler kala işe alındı.
Sahte diploma ile işe alınan gelin yargılandı ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Tek gün hapis yatmadı.
Aldığı maaşları iade etmedi.
Bu suçu ortaya çıkaran @fatmakaplan gizli tanık ifadesi ile tutuklanarak cezaevine evine atıldı.
Siz hangi yüzle hala hukuktan adaletten bahsediyorsunuz?
@herkesicinCHP@yenipartiyiz@izmitbelediye
İstanbul’un en başarılı belediye başkanlarından birini daha tutukladılar.
Suçu Haliç Tersanesinin özelleştirilip AVM yapılmasına engel olmak.
Suçu Üsküdar’ı gerici erkeklerden kurtarıp tarikatların musluğunu kesmek!
Suçu AKP’ye geçecek kadar kendini küçültecek bir suç işlememiş olmak!
Dün tutuklanan sadece Sinem Dedetaş değil.
Asıl tutuklanan onlarca farklı belediyede olduğu gibi “bu belediyeyi bu kadın yönetsin” diyerek oy veren bizlerin seçme hakkıdır!
Siyasal İslamcı AKP iktidarının amacı da buydu! Cumhuriyet'in öncesine, hatta Osmanlı'nın değişmeye başladığı 18. ve 19.yüzyılların bile gerisine dönmek...
Siyasal İslamcı tarih okumasına göre Osmanlı Devleti, Batı hukukunu almaya başladığında, Batı'dan yararlanıp ıslahatlar yapmaya başladığında, kanun devleti olma yoluna girdiğinde dinsel köklerinden kopmaya başladı ve klasik düzeni bozuldu!
Oysa bu Siyasal İslamcı tarih okumasında neden sonuç ilişkisi yanlış kuruluyor. Çünkü Osmanlı'nın Bat'ıyı örnek alarak ıslahatlar yapması neden değil, sonuçtur. Klasik düzen bozulduğu için, devlet birçok alanda Batı karşısında geri kaldığı için devlet adamları ve padişahlar ıslahatlar yaptılar.
Osmanlı Devleti'nde 18.yüzyıldan beri "kanun devleti" olma yolunda çeşitli yasal düzenlemeler yapıldı. Bu durum hukukun üstünlüğünün gelişiminde etkili oldu. Osmanlı'nın kanun devleti olmaya yolundaki çabası 2. Abdülhamit döneminde 30 yıllık istibdat dönemiyle kesintiye uğramış olsa da 18.yüzyılda başlayan ilerici dönüşüm ve Abdülhamit dönemindeki hürriyet mücadelesi 1908 Meşruiyet Devrimine zemin hazırlamıştır.
Siyasal İslamcı tarih okuması 3. Selim'den II. Mahmut'a ve oradan Meşrutiyet'e uzanan bazı alanlardaki ilerici dönüşümü, kanun devleti olma çabasını, şeriat düzenine ve Osmanlı klasik yapısına vurulan darbeler olarak görüyorlar. İstibdat dönemi, İslamcılık politikası ile bu ilerici dönüşümü kesintiye uğratan 2. Abdülhamit'e de bu nedenle sahip çıkıyorlar.
Sonuç olarak Siyasal İslamcı AKP iktidarı "Yeni Osmanlı" diye diye Türkiye'yi III. Selim'in, II.Mahmut'un ve hatta II.Abdülhamit'in bile gerisine götürdü.
Bu gün saray iktidarı, sadece "hukukun üstünlüğü" konusunda değil, ideolojik olarak da (II. Mamhut'un kaldırdığı Yeniçeri Ocağı'na ve Mehter Marşı'na saray protokolünde yer vererek) II. Mahmut döneminin gerisine döndüğünü göstermiş oldu.
Mühendis kimliğiyle işe koyulan, Şehir Hatları’nda kadın istihdamını %295 artıran, ilk kadın genel müdür olarak fark yaratan, 30 yıllık AKP kalesi Üsküdar’ı tarihî bir zaferle kazanan bir lider.
Bu ülkede resmen bi aptallık hegemonyası var artık. Sahnede espri de yapıyosan, burda twit de atıyosan, dizi, film veya müzik de yapıyosan yani toplum önünde ne yapıyosan aptalların zeka seviyesine göre yapacaksın. Onlar esprini anlamazsa, yaptığın dizide, filmde, tv programında gerçeği kurguyu ayırt edemezse, hatta sırf zekaları basmadığı için yanlış anlayıp bi programı şeytan ayini olarak algıladıysa falan suçlu sen oluyosun cezalandırılıyosun. Yani “biz gerizekalıyız, bu yüzden de çok çabuk kalabalıklaşabiliyoruz dolayısıyla da her yere biz hakimiz, siz de sike sike bizim zeka seviyemize göre yaşayacaksınız yoksa bu kalabalıkla sizi yok ederiz” diye meydan okuyorlar bildiğin.
Fenerbahçe ye kupa kazandırmak için
22-23 sezonunda Türkiye Kupası'nda
Galatasaray-Başakşehir maçında Ömer Ali'nin eline çarpan pozisyona da penaltı verilmemişti.
Beşiktaş ve Trabzonspor'un sesi çıkmamıştı
Herkes Paylaşsın Alıntı Yapsin ‼️
Orhan Uluca: "Birisi 'Yasin Kol devre arasında talimat alıp çıktı ikinci yarıya' dese kim itiraz edebilir? Böyle düşünmüyorum ama bu hakemin Galatasaray ile problemi olduğunu düşünüyorum. Bu hakemin bir daha Galatasaray maçıyla yakından uzaktan alakası olmaması gerekiyor."
Görüntüde Skriniar'ın niyeti topla oynamak olsa da;
Temas Noktası: Doğrudan rakibin kaval kemiği/bilek birleşimi.
Yaralayıcı Güç: Tabanla, rakibin sağlığını tehlikeye atacak şiddette bir basma var.
IFAB Kural 12'ye göre kırmızı kart olmalıydı #FBvGS
https://t.co/E3SN6s58ov
Alperen Şengün, 2002 doğumlu.
Bir başka tabirle Ak Parti kuşağı.
Tüm yaşamı boyunca Erdoğan’dan başka bir lider görmedi.
Giresunlu. Dindar bir aileye sahip. Annesi tesettürlü bir hanımefendi.
Alperen ismi “büyük oranda” Muhsin Yazıcıoğlu ve Büyük Birlik Partisi’ne yakın ailelerin çocuklarına koydukları bir isim.
Daha geniş çerçeveden bakarsak milliyetçi&mukaddesatçı camialara yakın kişiler çocuklarına bu ismi koyar. Gayet tabii istisnaları da olabilir.
Alperen’in de çeşitli konuşma ve davranışlarından inançlı bir Müslüman olduğunu anlayabiliyoruz.
Bununla birlikte belli ki zaman zaman alkol de tüketen, kız arkadaşıyla eğlenen, İslamiyete göre “günah” kabul edilen eylemleri olabilen bir “genç”
Tıpkı Türkiye’de yaşayan milyonlarca kişi gibi.
Sırf bir tanıtım programında arkadaşlarıyla rakı içtiğini gösterdi diye saatlerdir yemediği hakaret kalmadı.
Halbuki aynı hesaplar; Alperen’in maçlardan önce dua ettiği, cümlelerinde Allah’ı andığı noktaları örnek gösterip sahip çıkıyorlardı.
Neymiş efendim, “milli sporcu alkolü özendirmezmiş”
Asıl dertlerinin bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu linçleri organize edenlerin asıl karın ağrıları, Alperen’in TR’deki siyasi konjonktürü umursamadan doğal halini gösterme cesaretini bulabilmesi.
Alperen ateist de olabilir aşırı derece de İslamcı olabilir. İkisinden birisi de olsa Alperen’i çok sevmeye devam etmeliyiz.
Ancak ikisi de değil. Müslüman ama seküler tercihleri de olan bir genç. Türkiye gibi.
Dünyanın en müstesna basketbol arenasında herkesi kendine hayran bırakan başarılı bir sporcumuz olması ona sahip çıkmamız için yeterli.
Yolun hep açık olsun Alpi.
Sera Kadıgil, sözleriyle Çalışma Bakanının ağzını burnunu kırmış
Her gün 6 işçi katlediliyor. İş müfettişi sayısı 2 yılda 917’den 889’a düşmüş
Bu devlet destekli öyle bir sınıf kırım ki can derdinden başka bir derdi konuşmaya sıra gelmiyor utanın biraz
Aksaray’ın Eskil ilçesinde İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Kılıçer’in çocukların uzay ve bilim merakını geliştirmek amacıyla iki katlı kütüphane yaptırdı ve kütüphaneyi teleskop gibi birçok araştırma materyalleriyle donattı.
İlçenin AKP’li Belediye Başkanı Cüneyit Orhan Toprak ise, çocukların uzay, kitap, bilim gibi "gavur icadı" işlerle uğraşmasına karşı çıkarak kütüphanenin kapatılıp lokantaya çevrilmesi talimatını verdi.
İlçe Belediye Başkanı Cüneyit Orhan Toprak ve Kaymakam Taha Soydaş ile yaşadığı tartışmaların ardından görevden alınarak başka bir ilçeye öğretmen olarak atanan Kılıçer, bu sürecin ardından bir hafta sonra yaşamına son verdi.
Ekonomist Bartu Soral, olayı sosyal medya hesabından paylaşarak “Bilim düşmanlığı işte böyle bir şeydir” ifadeleriyle tepki gösterdi.