Askerliğe gitmeden önce herkes aynı şeyi söylüyordu: “Kışlaya kiminle girdiğine dikkat et, genelde o kişi body’n oluyor. Body’ni iyi seç, yoksa askerlik geçmez.”
Bilecik Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı’nın girişine geldiğimizde önümüzde bitmek bilmeyen bir sıra vardı. Tam 6 saat giriş işlemlerini bekledik. O sırada kıyamet gibi yağmur başladı. Şemsiye almaya çalıştık ama bizden önce davrananlar hepsini bitirmişti.
Sırada beklerken yanımdaki Cem’le konuşmaya başladık. İstanbul’dan gelmişti; biraz sohbet edince onun da benim gibi bilgisayar mühendisi olduğunu öğrendim. “Tamam,” dedim, “body bulundu.” Daha sonra gerçekten body olacağımızdan ve altlı üstlü ranzalarda yatacağımızdan haberimiz yoktu tabii.
Yağmur şiddetlendikçe Cem’le sırt sırta verdik. Bir süre benim çantamı yere koyup dinleniyor, sonra onun çantasını koyuyorduk. Ayakkabılarımızdan çantalarımıza, donumuza kadar her şey sırılsıklam olmuştu. Daha kışlaya girmeden ıslaklığı bile paylaşmaya başlamıştık.
İçeri girdiğimizde sırada tanıştığım adamı alt ranzama verdiler. Sırılsıklam hâlde yatakları ve çarşafları hazırladık. “Neyse, artık kururuz” derken parkalarımız bile dağıtılmadan içtima için bizi dışarıda bir saat daha beklettiler.
Sonrası malum… 30 gün boyunca alayda hasta olmayan adam kalmadı. Ben döndükten sonra bile ciğerlerimde kalıcı hasar olabileceği şüphesiyle 1-2 ay daha öksürmeye devam ettim.
Bilecik askerliği ilk günden ciğerlerimizi aldı ama o sırada tanıştığım Cem, ömürlük arkadaşım oldu.
senin lobin yok
senin medya gücün yok
senin senden baska hakkını savunacak adam yok
senin sana maç hediye eden tffn yok
senin sadece seni delilerce aydınlıkta da karanlıkta da seven bir avuç destekçin ve onlardan aldığın güç var
yıkılma sakın hocam sakın
Şunu içenler ne anlıyor anlamıyorum
Sağlığa zarar, cebe zarar, çevreye zarar, leş gibi kokarsın, cildin solar, dişlerin sararır, keyif vermez...
Artık gelişmiş ülkelerde sigara kullanımı bitti sayılır çok ağır yasaklar var yeni nesil içmiyor
Bizim gibi cahil toplumlarda var
Fazıl Çolak: "3 tane kaleciniz kadro dışı ve Tarık'la sahaya çıktınız. İrfan Can'ı da Gençlerbirliği'ne verdiniz. İrfan Can'ı Gençlerbirliği'ne vermemiş olsaydınız skor farklı olur muydu?"
İsmail Kartal: "Bence yediğimiz iki golde de kaleciye çok fazla şey bağlayamayız. Tarık'ın çok fazla yapabilecek bir şeyi yoktu.
En az 7-8 tane pozisyonumuz var, 2 direkten dönen topumuz var, verilmeyen 2 penaltımız var.
'Sezona kalede yerli mi yoksa yabancı bir kaleciyle mi devam edeceksiniz?'
İsmail Kartal: "Transfer komitemiz çalışmalara devam ediyor. Elimizde çok yabancı oyuncu var. Bir taraftan elden çıkarmak lazım. Orta uzun vadede bunların hepsine transfer komitesiyle bakıyoruz. Yakın zamanda en doğru kararı vereceğiz."
arenada galatasaraya gol attığı için bonservisi alındı gol atmadan önce o sezon çok eleştiriliyordu demem o ki şu eziklik psikolojisinden çıkmalıyız o zaman başarılı olacağız.
4 milyon euro maaş alıyor bu arkadaş. Senede 221,663,280.00 TL kazanıyor yani. Mazallah Skriniar’ı dinlendirmek istesek sakat. Skriniar sakatlanırsa o da sakat. Herhangi bir şekilde sağlıklı kalamıyor eleman. Üstelik hiç maça da çıkmıyor kendi kendine sakatlanıyor. İnsan aldığı paradan utanır, biraz mahcup olur. Meslek ahlakı ve hırs yokmuş bu vasatta. Helal para kazandım diyip başını yastığa koyma onuruna erişemezsin sen