🔺Yenidoğan Çetesi davasında ATK Üst Kurulu vahim tabloyu tek tek açıkladı: Bebeklerin ölüm nedeni ne?
🔺"Yenidoğan Çetesi" davasında merakla beklenen Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu raporları tamamlanarak mahkemeye gönderildi.
🔺37 hekimin imzasını taşıyan ve oy birliği ile hazırlanan raporlarda 10 bebeğin ölümüne yönelik doktor, sağlık çalışanları ve hastaneler her açıdan incelendi, tespit edilen ihmaller sıralandı.
🔺Raporda, Serdarova, Karakoç ve Helvacı bebeklere zamanında uygun tanı ve tedavi uygulanması halinde yüksek olasılıkla hayatta kalabilecekleri değerlendirildi.
🔺Diğer 7 bebek açısından hazırlanan raporlarda "tıbbi eksikliklerle ölüm arasında nedensellik bağı bulunduğu" ifade edilirken, mevcut sağlık durumlarının ciddiyeti nedeniyle uygun tedavi uygulanmış olsa dahi kesin olarak hayatta kalacaklarının söylenemeyeceği belirtildi.
👉İşte bebeklerin ölüm nedeni...
https://t.co/3A25e3JR1k
Bir futbol efsanesinin ardından: Lucescu’yu nasıl bilirdik?
💬“O sonrasında gerilimler yaşasa ve hızlıca kendini düzenin ruhuna adapte etmeye çalışsa da başka bir dünyanın emeğinin silinmez izlerini taşıyordu, belki de en çok bu yüzden sevdik onu.”
https://t.co/2ZmCT1XJoR
#16Mart1978 48 yıl önce bugün İstanbul Üniversitesi’nde solcu öğrencilerin üzerine bomba atıldı. 7 öğrenci öldü. 41’i yaralandı.
Öğrencilerin üzerine bomba atan Zülküf İsot'a bombayı kimin sağladığını görünce hiç şaşırmayacaksınız!
16 Mart 1978'de bombayı atanın peşinden koşan polislere "durun koşmayın" diyen komiser muavini Reşat Altay, Hrant Dink cinayetinde Trabzon emniyet müdürü olarak karşımıza çıktı. 15 temmuz sonrasında ise eşinin telefonundan bylock çıktı.
Bu ülkede hiçbir şey tesadüf değildir.
#16MartKatliamı
Melih Gökçek her dönem Ankara Adliyesi ile arasını iyi tutmayı başardı. FETÖ döneminde ifadeye çağrıldığında gider savcıya ifade verir, çıkışta mutlaka dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Şadan Sakınan'ı ziyaret ederdi. Sakınan, o dönem Memur Suçları Soruşturma Bürosu'ndan sorumluydu. Tabiki o dosyalar kapatılırdı. Sonra Şadan Sakınan, FETÖ'nün altından çıktığı KPSS hırsızlığı dosyasını sümenaltı eden isimdi. Şadan Sakınan halen FETÖ yöneticisi olmaktan aranıyor. Dönem değişti, Ankara Adliyesi'nden bir savcı çıkıp, Melih Gökçek'e "Senin Şadan Sakınan ile ne işin vardı, Şadan Sakınan'ın yerini biliyor musun" diye sormadı, HTS kayıtlarına bakmadı, aralarındaki ilişkiyi sorgulamadı.
Hatta Şadan Sakınan öncülüğünde bugün FETÖ'den aranan yargı üyelerinin de olduğu kişiler, Ankara'da o dönem bir kooperatif kurdu. Arsa aldılar. Melih Gökçek döneminde ABB, o arsada imar değişikliği yaptı. Arsa birden çok değerli hale geldi. Bunun hesabı da sorulmadı.
37 yıl önce Süleyman Demirel, iktidardaki Özal'a diyor ki, milyarlarca dolar borçlanarak yol yapmayın, yap-işlet-devret ile bunları yabancılara yaptırmayın, bu borçları ödeyemeyiz, milli sermaye ile yapalım, ++++
Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve Irak Kalkınma Yolu ile birleşerek kesintisiz demiryolu ağının bir parçası olacak, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden İstanbul'daki havalimanlarını birbirine bağlayacak 8 milyar dolarlık INRAIL Projesi başlamak üzere.
https://t.co/sq9lxBFUCH↘️
Bu gönderiyi olabildiğince geniş alana duyurmakta bana destek verebilirseniz, Türkiye'de tabiatı koruma yönündeki hukuk mücadelesine önemli destek vermiş olursunuz. Minnettar olurum.
Hem X hem Instagram hesaplarımdan, Milas Akbük mevkiindeki tabiatı katleden madenlerle hukuk mücadelesi başlattığımı ve kendi adıma dava açtığımı 11 Ağustos 2025 tarihinde duyurmuştum.
Gururla ve mutlulukla bildirmek isterim ki, ÇED raporu olmadan madenlere izin veren Aydın Valiliği’nin işlemi, kendi adıma bizzat açtığım dava sonucunda iptal edilmiştir.
Orman alanlarında çevre etki değerlendirmesi yapılmadan madencilik işlemleri yürütülemez. Devlet buna himaye veremez. Hukuk, kamu menfaatini dengeleyen ve gözeten tedbirlerin alınmasını emreder. Gerekirse, bir avukat kendi kendisini ağaçlarla ve toprakla beraber müvekkil yapar; mahkemeye emanet eder.
Aydın Valiliği’nin "ÇED Gerekli Değildir" kararını iptal eden Aydın 2. İdare Mahkemesi'ne selam olsun.
Ben konuyu hukuk yoluna götürdüğümde "memlekette hukuk mu var hocam?" diyerek yılgınlık gösterenlere selam olsun. Yollar yürümekle aşınmaz. Hukukçunun elinde bir tek hukuk vardır. Ona asla sırt dönmez.
Aydın 2. İdare Mahkemesinin verdiği bu kararın, Türkiye’nin farklı illerindeki farklı valiliklerin verdiği veya verecekleri “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı iptal davalarında emsal niteliğinde kullanılabileceğini de memnuniyetle belirtmek isterim.
Bu türden durumlar karşısında dava açmak isteyen ve dayanak noktası arayanların ilgisine, detaylar aşağıdadır:
1- Akbük’te yer alan saha için yapılması planlanan “kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi” kapsamında Aydın Valiliği 23.07.2025 tarihinde ÇED Gerekli Değildir kararı vermişti. Proje sahasının ormanın, tarım alanlarının ve yerleşim yerlerinin yakınında bulunduğu, proje kapsamında hukuki gereklerin usulüne uygun şekilde yerine getirilmediği, jeolojik, sismik ve halk üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilmediği ve özetle Valiliğin işleminde kamu yararı olmadığından bahisle bu kararı yargı yoluna taşımıştım.
2- Valilik ve projenin verildiği şirket savunmalarında projenin ÇED Yönetmeliğine uygun olduğunu, gerekli kurumlardan görüş alındığını ve projenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yapılacağını öne sürmüşlerdi. Akabinde Mahkeme dosyanın esaslı incelenmesi amacıyla bir bilirkişi heyeti atamaya karar verdi. Bilirkişi heyetindeki uzmanlar ÇED gerekli değildir kararını çevre mühendisliği, biyoloji bilimi ve orman mühendisliği yönlerinden hukuka uygun bulurken maden ve jeoloji mühendisliği bakımından hukuka aykırı bulmuştu. Ayrıca bir bilirkişi “sahanın olduğu gibi korunmasında parayla ifade edilemeyen üstün kamu yararı” olduğunu vurgulamıştı.
3- Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkeme; (i) proje tanıtım dosyasındaki jeolojik ve sismik analizlerin yetersizliğini ve bölgedeki su sorununu, (ii) orman, zeytinlik, yerleşim yeri ve turizm bölgelerine olan yakınlığı dolayısıyla flora/fauna üzerindeki riskleri ve (iii) bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarımı değerlendirmiş ve bilirkişi raporu doğrultusunda, proje kapsamında yürütülecek madencilik faaliyetlerinin mevsimsel dereleri ve yeraltı sularını kirletme riski, dere yataklarının yönünü değiştirme ihtimali ve kalker tozlarının deniz turizmine vereceği zararları dikkate alarak, ÇED raporu hazırlanması gerektiğine karar vermiştir.
4- Ayrıca Mahkeme, projenin sadece kazı alanı değil, pasa stok, cevher stok ve tesis alanlarının toplamı üzerinden hesaplanması gerektiğini ve bu durumda 25 hektar sınırının geçildiğini ve kırma eleme tesisi için planlanan yıllık 1.200.000 tonluk üretimin, yönetmelikteki 400.000 tonluk eşik değerin çok üzerinde olduğunu tespit etmiştir.
Sonuç olarak Mahkeme, yukarıda özetlediğim gerekçelerle, oybirliğiyle, “ÇED Gerekli Değildir” kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek Aydın Valiliği’nin davaya konu işlemini iptal etmiştir.
Yurdumuza, Aydın'a, Bozbük'e hayırlı olmasını dilerim.
Mahkemenin gerekçeli kararının tamamı şurada:
https://t.co/Lihe5N3zM1
Ne kafasız adamsınız ulan siz
#tralt#trmet
Takasa bak TAKAS ‘aaaaa
Ben hayatımda böyle hainlik görmedim #asels
Anlattım gösterdim yetmedi
Her gün anlattım ispat ettim
Değişmedi bir şey
Şimdi yine umudum yok sizden
Ne anlayacağınızdan ne de akıllanacağınızdan
Şakşakçı goygoycu boş bir kitle olmuş gelen vuruyor giden vuruyor
Folofolloş olmuşsun haberin bilgin yok
Bari anlatınlanlaro dinle oku izle #hissechat
Bana yazıp abi uzun süredir zarardayım o yüzden satıp alamadım mecbur bekliyorum dediğin günleri hatırla
Uyanık ol
Akıllı ol
Noldu lan Ralli
ABD gemileri yollayalı 3 hafta oldu
Bir İsviçre havası bir coşku
Seans sonu yarınlar yokmuş gibi yukarı yukarı mal almalar
Noldu lan dün bugün
Şimdi mi farkettin olayın ciddiyetini ve büyüklüğünü
Mal almak ile mal olmak arasındaki ince fark
İşte bütün meseleni burda
Siz siz yapacak olan bu ayrımdır
Mal olmayın
Her malı almayın
Kredi olmasın
Yabancının sattığı yerde değil
Durmadan her gün aldığı yerde olun
Hadi iyi günler
Yalnızca ben dememişim "Ah 14 Ocak vadeli kağıt, ah" diye!
Maliye de aynı şekilde feryat ediyor ve ocak ayındaki rekor faiz ödemesinin en önemli sebebinin on yıl önce ihracına başlanan bu kağıt olduğunu belirterek "Onlar yaptı, bugünkü ekip olarak bizim suçumuz yok" demeye getiriyor.
İyi de "Onlar" kim?
(Bugünkü yazımdan bir bölüm ve Maliye'nin açıklaması)
FALYALI YAŞIYOR – 4. BÖLÜM: 'ÜNAL ÜSTEL VE OĞULLARI LTD.’
📍Cemil Önal’ın Bugün Kıbrıs’a verdiği son röportaj, Halil Falyalı’nın ölümünden sonra da sürdüğü iddia edilen finansal ve siyasi ilişki ağını yeniden gündeme taşıyor. Bu kez iddiaların odağında KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve oğulları var…
https://t.co/wia607Y9Vs
Doğru, ben bu üç çocukla görüştüm. Her şeyi anlattılar. Suç duyurusu yaptık. Çocukları korkuttular. Ve dosya takipsizlik kararı ile sonuçlandı. İç hukuk tükendi. Çocuklar korktu. Ve korkmakta çok haklıydılar.
269 kişiye mezar olan Rönesans Rezidans duruşması sonrası, yakınlarını kaybeden avukat ağlayarak isyan etti!
🟥"Polisler de buradaydı. İnsanlar buradaydı. Bir tek milletvekilleri yoktu. O kadar çağırdım. 'Gelin, bakın, izleyin; bize çok kötü davranıyorlar, dinlemiyorlar' dedim.
🟥'Erteledikçe erteliyor. 'Olası kast' kararını gerekçesiz, hiçbir şey söylemeden erteleyince bütün salonun gözleri doldu. Ben 'Nasıl böyle bir şey olabilir' dediğimde, 'Bunları dışarı atın' dedi.
🟥Polisler böyle kaldılar. 'Nerede polis?' diye bağırıyor hakim. Kimse elini bize kaldırmadı. Polisler bizimle ağladılar.
🟥Herkes enkaz altında kaldı, parçalandılar. Yeter artık, insaf ve vicdan be. "
https://t.co/4eUxoPWhzk
Kurtuluş Savaşı'nın yapıldığı İntikamtepe'de şehitlerin yattığı bir alanda, bir firmanın maden işletmesine izin verildiği ortaya çıktı.
Bu durumun kanuna aykırı olduğunu vurgulayan Dr. Selim Erdoğan, Bilecik Valisi'ni kanunu uygulamaya davet etti.