Ne diyordu…
Sisli sokağın kara duvar yazısı…
Allah yazarken "a" harfini küçük yazınca huzursuzlanan...
Silip hemen "A" yapan
insandan zarar gelmez...
#ZRaporu#Günebirsöz#Günebirnot#ÖzlüSözler
Ermeni devleti kurmak için “Ermeni soykırımı” yalanını uydurdular.
Yahudi devleti kurmak için “Yahudi soykırımı” yalanını uydurdular.
Prof. Justin McCarthy.
Müslüman Türk milleti, Ermenilere tarih boyunca hiçbir zaman zulüm etmemiştir.
Osmanlı subayları Cihan Harbi’nde savaşa katılacak Ermenileri saydıklarında, 1. Dünya Harbi sırasında genç Ermenilerin kalmadığını fark etmişlerdi. Hepsi gitmişti.
Rus ordusuna katılmışlardı ya da Osmanlı’ya karşı savaşmak için gerilla çeteleri kurmuşlardı.
Planlı bir şekilde organize edilen Ermeniler, Müslüman Türk köylerine girerek çocuklara ve kadınlara katliam yaptılar. Çünkü köyü savunacak erkekler, 9 cephede açılmış Cihan Harbi’ne katılmışlardı.
1 karat elmas bulmak için 250 ton toprak elenir.
*En sert mineraldir.
Kendinden başka hiçbir şeyle çizilmez...
içinde başka maddelerden en az katışık bulunan mineraldir.
Dünyanın serüveni
sırasında karbonun yüksek ısı ve basınç altında kalmasıyla oluşur.
Kıymet, nedensiz olmaz...
100 araba tamir etmiş bir adama
Usta derler…
100 kişinin tamir ettiği bir arabaya da hurda derler…
Yalnız konunun ne arabayla ne de ustayla bir ilgisi yok…
#geceyebirsöz#geceyenotbırak
MEĞER HEPSİ ORUÇLUYMUŞ
111 sene evvel Çanakkale siperlerinde bir mektup:
“Benim güzel kızım, bugün 14 Temmuz, Ramazan’ın ikinci günü.
Şeyhülislam, ‘Oruç tutmayabilirsiniz’ diye fetva yayınladı.
Ama benim içim rahat etmedi; oruca niyetlendim.
Sahur vakti çalıların arasında iki kök çiriş (pırasadan daha küçük bir ot) buldum.
Onlarla sahur ettim.
Gündüz yeni siperler kazdık; hiç susamadım.
Taarruz arttı, kafamızı çıkaramadık.
Akşam olunca bir asker ezan okudu.
Siperin içinde matara elden ele dolaştı; herkes orucunu su ile açtı.
Ben zannettim ki sadece ben oruçluyum.
Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş.
Matara en son bana geldi.
Geldi ama ben kendimden utandım.
Arkadaşlarım hepsi sahursuz oruç tutmuşlar.
Ben ise iki çirişi yediğim için arkadaşlarıma karşı kendimi mahcup hissettim.
O gün, oruçlu şehit olan Erzurumlu, Tokatlı, Sivaslı ve memleketimizin her yerinden şehit olan arkadaşlarımın hakkını nasıl öderim diye gözyaşı döktüm…”
Bu satırlar, ecdadın bu ülkeyi ne zorluklarla ve çetin şartlarda bize bıraktıklarını hatırlatıyor; kıymetini bilelim.
İnsanımızda oluşturulan en büyük hastalık, tüketim hırsı ve nimete nankörlüktür… Halinden şikâyet, tatminsizlik… Bu bir mizaç bozulması aynı zamanda.
Bu satırlar, ne kadar bolluk ve bereket içinde olduğumuzu ve halimize şükretmemiz gerektiğini bize gösteriyor.
Ruhları şad olsun, minnetle anıyorum. 🇹🇷