Ege üniversitesi’ndeki palalılardan birisinin babası savcıymış.
Dün okula saldıranın babası Emniyet Müdürü.
Gülistan Doku’nun 6 yıl sonra ortaya çıkartılan katili Valinin oğlu.
“Keko” falan değiller ülkeye baştan egemen olan güç zehirlenmesinin bir basamak altındaki aynaları.
🔴 SON DAKİKA | Kahramanmaraş'ta okul saldırısında öldürülen Yusuf Tarık Gül'ün KHK'lı eski polis babası, valiye tepki gösterdi:
"Benim oğlumun polis babasını 1758 gün 'terörist' diye içeri attınız. Şimdi de 'vatan sevdalıları'nın oğlu benim oğlumu öldürdü!"
1758 gün hukuksuzca hapsedilen KHK'lı baba oğluna henüz yeni kavuşmuştu.
Bu acıların hesabını nasıl vereceksiniz?
Prof. Dr. İlber Ortaylı tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Allah rahmet eylesin. Türkiye’nin en değerli isimlerindendi. Yaptığı çalışmalar her zaman yaşayacak.
Bazı insanlar sadece kitap yazmaz, bir nesli yetiştirir.
İlber Ortaylı işte böyle bir hocaydı.
Tarihi sevdiren, düşünmeyi öğreten bir çınarı kaybettik.
Sözleri ve eserleri bu topraklarda yaşamaya devam edecek.
Mekânı cennet olsun. 🕊️
📌Menzilci ilahici Celal Karatüre'nin külliyeye gitmesi hadi neyse de, ufacık çocukların olduğu kreşlere anaokullarına gitmesi nedir? Kimse kimsenin ilahi okumasına karışmıyor ama kreşlerde okullarda bu yanlış.
#CelalKaratüre#Menzil
Şapka giyildi din elden gitti diye bir asır bağırıp çağıran din tüccarları niçin bir kez olsun son dönem Osmanlı'nın başına bela olan misyoner okulları tehlikesini hiç ağza almaz?
Çünkü o misyoner okullarını Atatürk'ün kapattığı duyulsun istemezler. İşlerine gelmez.
Bir okulda söylettirilen yemin metninin bu şahsa ait olduğu söyleniyor. Şahıs öyle radikal fikirli ki bir Müslüman'ın Türk askerini ziyaret etmesini dinen sakıncalı görüyor.
Kocaeli’de teneffüs zilinin “Kabe’de hacılar” ilahisiyle değiştirilmesine tepki gösterdiği için gözaltına alınan Soner Akbal’ın oğlunun akran zorbalığına maruz kaldığı öğrenildi.
Çocuğa okulda yaşıtları tarafından “Neden oruç tutmuyorsun, namaz kılmıyorsun?” şeklinde sorular yöneltilerek baskı uygulandığı ortaya çıktı.
(Gazete Pencere - Tolga Balcı)
Kocaeli’de teneffüs zilinin “Kabe’de hacılar” ilahisiyle değiştirilmesine tepki gösterdiği için gözaltına alınan Soner Akbal’ın oğlunun akran zorbalığına maruz kaldığı öğrenildi.
Çocuğa okulda yaşıtları tarafından “Neden oruç tutmuyorsun, namaz kılmıyorsun?” şeklinde sorular yöneltilerek baskı uygulandığı ortaya çıktı.
(Gazete Pencere - Tolga Balcı)
Abd pkk'yı destekliyor, Abd Fetö'yü destekliyor, Abd Netanyahu'nun katliamını destekliyor, Abd Gazze'deki katliamı destekliyor, Abd İran'ı vuruyor. Ramazan ayında sivil 40 öğrenciyi bombalıyor. Abd herşeyi yapıyor ama İslam alemi çıt çıkaramıyor.
İki yıl önce KYK yurdunda asansöre sıkışarak hayatını kaybeden #ZerenErtaş...
O zaman herkes "Peşini bırakmayacağız" diyordu
Şu an hiç tutuklu sanık yok
Yarın asansör firması çalışanlarının karar duruşması var
Ailenin yanında öğrencilerden başka kimse yok
Ayrıntılar için👇
#SONDAKİKA TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
— Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"