Hastalığın semptomunu (öfkeyi, yalanı, cimriliği) görmek bir adımdır; asıl teşhis o semptomu besleyen nefsi zaafın (korku, hırs, gurur) adını koymaktır.
Manevi Hastalığın Kök Nedenine İnerek
Teşhis etmek ve sadece yanlış davranışı yakalamak yeterli olmayıp, asıl olan, o davranışın arkasındaki arzuyu veya korkuyu bulmaktır.
Örneğin, insan neden yalan söyler? Korkudan (makamını, itibarını kaybetme korkusu) ya da menfaat elde etme hırsından.Neden kibirlenir? Kendini başkalarından üstün görme yanılgısından veya derinlerde yatan yetersizlik duygusunu bastırma çabasından.
Kişinin başkalarında gördüğü kötü huylardan (cimrilik, kibir, gıybet vb.) rahatsız olması, aslında o kişinin ruhunun o huylara yabancı olmadığını gösterir. Acaba ben de bu hatayı yapıyor muyum?" diyerek o davranışı kendi hayatına uyarlaması güçlü bir öz-teşhis,eleştiri yöntemidir
Kişi zıt Amel ve Düşüncelerin Sonucuna Bakmalı, zira hastalık mutlaka kendini dışa vurur. Örneğin, kalbinde sürekli bir huzursuzluk, başkalarının başarısından duyulan bir sıkıntı (haset) varsa, kişi buradan ruhunda bir "haset" hastalığı olduğunu anlar.
Düşmanın veya sevmeyenlerin yönelttiği eleştiriler, kişinin inatla örtbas etmeye çalıştığı zayıflıklarını ve ahlaki çatlaklarını en net gösteren aynalardan biridir.
Öz-Eleştiri ve Muhasebe (Nefis Muhasebesi)
Kişinin gün sonunda veya belirli aralıklarla yalnız kalarak o günkü eylemlerini, niyetlerini, konuşmalarını ve tepkilerini bir hakim gibi tarafsızca sorgulamasıdır.
@rihsaneliacik kolay oldu biz de kandık bu senaryoya ..itiraz isnad, râvi ve metin üzerinden olmalı; siyasî niyet varsayımıyla değil. Usûlde delil, hikâyeye dayanmaz. Usulünü kendi kurguladığın hikaye üzerine kurma derim..
@rihsaneliacik “Rivayet uydurma bir rivayettir çünkü Ebû Zer’i marjinal göstermek için uyduruldu; bunu da Emevîler yaptı” dediğimizde uydurma mı oluyor ? Kendi Müddeanı delil yerine koyup, Önce senaryoyu kurup sonra rivayeti o senaryoya mahkum ettiğimizde hadis uydurma mı oluyor yani ?Ne kadar
@ariflermakami@ibn_hubeyre@hadis_mektebi Sahip olmadığınız ilmi, chatcp size kazandırmaz. Hocadan okumadığın kitabı ya da kitapları okutmaz. Hakim olmadığın alanda yapay zekayla konuşamazsın. Varsa ilmin iddialarla ilgili ilmi cevap yaz yoksa konuyu saptırma.
@ibn_hubeyre@ariflermakami@hadis_mektebi “Kerrâmiyye Hanefîlerden çıktı, öyleyse aynı akidedir” demek , mantık hatasıdır. İbn Kerrâm’ın Mürciî geçmişi, Hanefîlerle fıkhî teması ve Kerrâmiyye’nin teşbih anlayışı ayrı meselelerdir. Benziyorsa aynı mı dır? Hanefî-Mâtürîdîlerin Kerrâmiyye’ye teşbih ve sıfat anlayışı
@hisham_alabed imkânının bulunması, mutlaka günah işlemesini gerektirmez. Mesela son derece güçlü bir iman, bilgi ve basiret sahibi insanın haramı özgür iradesiyle terk etmesi, onun iradesiz olduğu anlamına gelmez. Bilakis tercihinin ahlâkî değerini artırır.
@hisham_alabed peygamberler insan olmaya devam eder; irade ve teklif sahibidir. İsmet ise Allah’ın onları günaha düşmekten korumasıdır, iradelerinin iptali değil. Burada temel ayrım şudur:“Günah işlemeye muktedir olmak” başka, “günah işlemeyi tercih etmek” başka şeydir.Bir insanın günah işleme