(HASSAS) Olay anının öncesine ve sonrasına ait yeni görüntüler ortaya çıktı.
Saldırıyı gerçekleştiren şahsın ailesinin, ölen babanın cesedinin önünde tepki göstermeye devam ettikleri görüldü:
“Size o kadar kapıyı yaptırın dedik. Kaç kere söyledik.”
@aykiri ananı kapını sikiyim. adamla kadın yerde can çekişiyor hala kapı diyor. lan çıldırmamak elde değil ya. çocukların yaşadığına bak, yaşayacakları travmaya bak, kapı diyor hala.
@asayisberkemal0 Aq motosiklet bu diyor sanki bana arkasında 5 metrelik dorsesi olan tır. Her yere bok gibi girip çıkmak var ama geri gelen adama alan açacak kadar çekilmek yok. İnşallah araç sahibi davacı olur bu kişiden.
@TTDestek merhaba, saygı mah. Barış konak-izmir adresinde hem mobil veri hemde kablolu internet baglantisinda sıkıntı var. Bu sıkıntının sebebi nedir ve ne zaman çözüme ulaşılır
@Haritamapp Zazaların kürt olduğunu sananlar avucunu yalasin. Zazaca bir kere tamamiyle farklı dil. Zaza ile kürt konuşsun birbirlerini anlamıyor. Senle aynı dili konuşmayan adam nasıl senden oluyor. Nesiller boyunca kurtlerin içinde yaşamaktan kurtlesmis olanlar var orası ayrı.
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Demokrasi, temiz seçim falan işi zaten yarra yemişti şimdide tescillendi. Sarı muhalefet ile girilen seçim ne seçmen özgürlüğü getirir ne de temiz şeffaf demokrasiyi.
🇹🇷 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak bir milletin Kurtuluş ateşini yakan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimizi saygıyla anıyor; onun açtığı yolda durmadan yürümeye devam ediyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!
Açlık grevindeki maden işçisi anlatıyor. Dinleyin 30 saniye.
“Ev sahibine 80 bin TL kira borcum var. markete de 70 bin TL borcum var. Bu benim en temel gerçeğim. Böyle bir yaşantının içindeyiz. Epilepsi hastası bir çocuğum var. Dün akşam nöbet geçirmiş, hastanede”