Adana'da bir vaka olmuş - ısrarla detayını okumaktan kaçınsam da sabahtan bu yana sürekli önüme düşen paylaşımlardan çıkardığım kadarıyla bir esnaf, az parayla az lahmacun olmak isteyen anne-oğula kötü davranmış. Binlerce insan kınamış, belediyemiz de gereğini yapmış, tezgahını kaldırmış.
Muhtemelen algoritma denen düşünce düşmanı belanın öylesini sevmesinden ötürü, önüme düşen bütün içerikler esnafı kınıyordu. Benim içimde de o esnafı kınamalarına neden olan hisler var. Ben tezgahta mal satsam iflas ederdim bu arada, her çocuğa bedavaya verirdim. Ancak içimde o hisler olduğu için kınayan yığınları çok iyi anlıyor, tam olarak bu yüzden de yine asıl sorunu es geçen bir kovan bilincinin eline düştüğümüzü düşünüyorum.
Bir anne neden 5 tanesi 120 lira (böyle gördüm, emin değilim) olan lahmacunlardan 5 tane almak yerine, kampanyalı bir satışın kurgusunu bozacak, daha az ürün talep eder? Parası olmadığı için.
1. Annenin neden oğlunun basit bir isteğine ayıracak 120 lirası yok?
2. Anne neden gerçekten birkaç ekmek parasını dahi sıkı sıkı hesaplayıp, durduk yere bir şey "rica" etmek zorunda?
Uzunca bir süredir böyle sahneler gördüğümde esnafın üstlendiği roldeki figüre kızmak-kinlenmek-tepki göstermek yerine annenin girmek zorunda kaldığı roldeki figürün gözünden bakıyorum; zira asıl problem burada. Bir annenin durduk yere "istisna rica etmesi" kolay değildir, o anne elbette parasını verip "normal"i elde etmeyi tercih ederdi. Anne bir defa o hale "düştüğü"nde esnafın merhamet-şefkat göstermesini bekliyoruz çünkü kültürümüz buna programlıyor bizi (dediğim gibi fena bir şey de değil) ama bunda refleks olarak kendimizi annenin değil, esnafın yerine koymamız rol oynuyor diye düşünüyorum: Vakayı düşündüğümüzde esnafla özdeşleşiyoruz ve "ben bu kadar gaddar olmazdım" diyerek kızıyoruz.
Ben anneyle özdeşleşmeyi tercih ediyorum, zihnimi bunu refleks hale getirmesi için neredeyse zorluyorum. Anne, çok büyük bir mesele değilse de gururunu incitecek, en azından çok iyi hissetmeyeceği bir fiilde bulunmak zorunda kaldı. Anneler neden böyle yapmak zorunda kalsın? Gaddar, merhametsiz, şefkatsiz, anlayışsız, katı kuralcı vb. insanlar hep oldular, olacaklar - hatta onların dahi belli bir oranda varlığı, dengenin sağlanması için şart diyebiliriz. Anneleri gaddar-merhametsiz-şefkatsiz-anlayışsız-(...) insanların her birini tek tek tespit edip döverek mi koruyacağız? Sanmıyorum. Burada esnaf adam önemsizdir, figüran bile değildir. O esnafın tezgahını kaldırttınız ama o çocuk büyüyünce onu işe sokmak için yine birilerine eğilmesi gerekecek. Terfi alsın diye belki bir cemaate girmesi şart olacak. Tutuklanmasın diye birilerine yalakalık yapmak zorunda kalacak belki - ana yüreği böyledir.
Böyle bir sahne yaşandığında sorumlusu ferdi olarak o esnaf değildir. Basbayağı hükumettir, AKP'dir, Erdoğan'dır. Türk annelerinin gururunu öncelemek yerine, o gurur bir kere zedelendikten sonra arada bir şovlarla birkaç kişiyi tekmelediğiniz zaman sistem düzelmiyor. Şefkat toplumu olmak iyidir belki - gurur toplumu olmak çok daha iyidir, en iyisidir.
O anne dilenci değil, ancak gururu yok sayıp, gurur - hadi İslamcı jargonda gurur iyi değildir vakar diyelim- talep eden insanları çıkıntı, marjinal kabul edip yalnız şefkat beklentisiyle toplum yarattığınızda, bu toplumu emek hırsızları sömürür bu arada. Literatürde bunlara free-rider deniyor ve en basit kuşların dahi free-riderları engellemek için evrimsel mekanizmaları var. C. Eliot'un "Avrupa’da dilencilik tehlikeli ve garantisiz bir 'düşüş' iken İstanbul’da neredeyse meslek bile kabul edilebilir." gözlemini hatırlayın: Düşene merhamet etmeye şartlanmayı bırakın, birisi düştüğünde bunun kıyametle eş anlamlı hale gelmesi için uğraşın.
"Ben Türk genci yediği pirzolanın yağları bıyığından damlarken buzlu rakısından yudum alsın diye milliyetçiyim." dediğimde anasının oynaşını görmüş gibi köpürüp hedonist falan diye ünleyen yığın neden rahatsız oluyor, bir düşünün.
@Sulltansuleiman@arpad_y Şimdi herşeyden önce terbiyesiz bir mahluk olduğun için cevabımı verip silicem. Anlamayacağını da biliyorum.
Almanya 1300lerden 1900lere kadar her yerde üniversite ve kütüphane açarken seninkiler ne yapıyordu. Sorunun cevabı burda, anladın mı kuş taşağı beyinli?
@Sulltansuleiman@arpad_y Almanyayı oluşturan küçük devletçikler, aydınlanmanın öncülüğünü yapan üniversiteleri kurarken, koskoca osmanlı imparatorluğu ne kuruyordu? Alman beyliklerinin üniversitelere-kütüphanelere aktardığı para yaklaşık ne kadardı biliyor musunuz?
@didem5654 Size uzun uzun şık kahvaltı yanılgısından başlayıp, "üst sınıfa" harcama yaparak dahil olacağını sanma saçmalığından devam edip, Parasını verdiğin yiyecekleri paket yaptırmanın ne kadar "asil" olduğunu falan anlatmak isterdim ama, o kadar zamanım yok...
@Propof0l@777sjsjsjs Hepsinin yeri her zaman öyle kolay ayrılamıyor işte.
Neyse ilginiz olursa size konuya baktığım noktayla alakalı literatür önerebilirim. saygılar.
@Propof0l@777sjsjsjs 2- insanlar şu anki az zararı seçmeye meyillidirler.
3- insanlar mütekabiliyet hesaplarlar.
bütün bunlar da önem sıralaması yapmayı ve buna göre davranmayı zorlaştırır.
O yüzden erkeğin asli görevi sadece çekirdek ailesidir. Gerisi çekirdek aile korunduğu sürece düşünülmelidir.
@Propof0l@777sjsjsjs Çok olmasının sorunu da bence şu, değerlendirme yaparken genellikle insanlar sınırlı rasyonel olmakla beraber.
1- denkleme ne kadar çok faktör sokarlarsa kafaları o kadar karışır ve karar netlikten uzak olur. 5 renk yerine 5000 çeşit renkten seçmek gibi.
@bsrabayram Aynı ayı da kendince diyor ki, 400tllik malzemeye 4000tl veriyorum, keyfini yapıp bir de sigaramı içeceğim tabii ki.
Eh ayı da haklı.
Burada haksız olabilecek iki kişi var.
Sigara içilmeyen alanda sigara içiriyorsa mekan.
Sigara içiliyorsa mekandan rahatsızlık duyan siz
@_limannn Bu yapılan görgüsüzlükten de öte bir şey. Tamam, bu cepte. Bu aile çok fakir veya çocuğunu sokağa salan bir aile de değil, o da cepte. Peki ama, bu tiynette bir aile nasıl bir çocuk yetiştirecek?
@gokceekatuun itlaf...insan gibi davranmayan kimse insan değildir. İnsan olmayan da insan hakları vermek salaklıktır. Bu davranışları normalleşmemesi için çözüm çalışma kampları ve itlaftır .
@biporsiyonborsa Çünkü çocuklu insanla evlenmek fazladan sorumluluk demek. İnsanlar evlilik sorumluluğunu bile taşımak istemezlerken bir de kendilerinin olmayan bir çocuğun sorumluluğunu hiç istemezler.
Bu kadar basit...