Ahh arşiv ah!
Erdoğan;
"Bu ülke, demokratik geçinen Diktatörler ülkesidir!
Ve bizi diktatörler yönetiyor.
Ne diyor gitmem diyor.''
''Nasıl gitmezsin ya Millet sana git diyor.
O zaman gel referandum yap,sor bakalım Millete kalalım mı gidelim mi.''
#YeterBıktıkGündemAçlık
YILMAZ ÖZDİL, NEDEN SÜREKLI YANLIŞ BİLGİ VERİYOR?
1- 1994 seçimlerinde Erdoğan yüzde 25.9 ile 973 bin 704 oy aldı.
2- İlhan Kesici yüzde 22.14 ile 855 bin 897 oy aldı.
3- DYP Adayı Bedrettin Dalan yüzde 15.46 ile 597 bin 461 oy aldı.
4- Bedrettin Dalan Anavatan Partisi Belediye Başkanıydı, Mesut Yılmaz tarafından aday yapılmayınca DYP'ye geçti.
5- Dalan aday olmasaydı seçimleri @ilhankesici farkla kazanıyordu. Dalan kazanmak için değil kaybettirmek için aday oldu. O gün Kesici seçimleri farklı kazansa bugün farklı bir Türkiye vardı.
6- Yalan söylemek ve aladatıcı bilgi vererek Yeni Parti'yi gömmeye çalışmak ve guguk kuşu dediği başkayyuma destek verdiğini bilmeyecek kadar akılsız biri değil Özdil.
7- Gelelim 1994 SHP ve CHP İstanbul gerçeğine. SHP'nin adayı
Zülfü Livaneli yüzde 20.30 ile 784 bin 693 oy, CHP'nin adayı Ertuğrul Günay yüzde 1.40 ile 54.028 oy aldı. İkisinin toplamı 21.70 ile 838 bin 721 oy yapıyordu. Bırakın Erdoğan'a İlhan Kesici'nin oylarına bile yaklaşamıyordu.
8- DSP adayı Necdet Özkan yüzde 12.38 ile 478 bin 612 oy aldı. Ki, DSP'nin oylarının o dönem SHP adayı Livaneli'ye geleceğini düşünmek ise tam bir saflıktır.
9- 1994 yılında bölünen sol değil merkez sağdır. Ve o bölünme olmasa bugün siyaseten Erdoğan yoktur.
10- O bölünme ise Erdoğan'ın öne çıkarılması için yapılmış bir operasyondur. Ne mi demek istiyorum? 2002 seçimlerinde DYP 30 bin oyla baraj aşamadı. Sandıklara da itiraz etmedi. Etmiş olsa 30 bin oy farkı Türkiye genelinde kapanırdı.
Yüzde 34 ile TBMM 3/2 çoğunluğu Ak Parti'de olmayacak, 2 Partili değil 3 Partili TBMM olacak. Ve koalisyon olacaktı.
Son söz: 94 ve 2002'de partinin başında Tansu Çiller vardı. Bugün nerde duruyor ve neden Erdoğan tarafından saygınlık görüyor derseniz, geçmişte aldığı kritik kararlara bakın, anlarsınız.
Kemal Kılıçdaroğlu partisine sadece iktidarı değil , ana muhalefeti de kaybettirdi. Dünya tarihinde görülmemiş bir siyasi başarı ! Tebrikler @kilicdarogluk
15 yaşımda CHP’nin bayrağını astım.
22 yaşımda CHP için hapis yattım.
Bugün geldiğimiz noktada, uğruna bedel ödediğim partiye değil; o partiyi bu hale getirenlere itiraz ediyorum.
“AKP + MHP + Butlan CHP” düzeninin parçası olmayı reddediyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun uğrunda hayatlarıyla bedel ödediği mücadelesinde yanlarında olmaya devam edeceğim.
Her şey çok güzel olacak.
@sevdaturkusev Hanımefendi, kaçıncı kez yazıyorsunuz hakkımda. Sizi kaale almıyorum; priminizi, etkileşiminizi alın. Aylık kazancınıza ekleyin ve uzaklaşın lütfen 🙏🏻
Hayırlı olsun..
Biz birileri gibi gömlek degiştirmiyoruz..
Ateşten gömlek giyiyoruz..
Hak için
Hukuk için
Adalet için
Refah için
Kara, yolsuz, hukuksuz haramzade düzenden
kurtulmak için..
Hayırlı olsun..
Yürüyelim arkadaşlar!
Herkese Merhaba, geçtiğimiz perşembe gününün ilk saatlerinde, yaşadığım bölgeden sorumlu jandarma birliği tarafından, BirGün gazetesinin bir paylaşımında okuduğum, "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" haberi üstüne yaptığım yorumum gerekçe gösterilerek, "halkı alenen kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla gözaltına alındım. Cep telefonuma ve kimliğime el konuldu. Cep telefonumun şifresini orada ve o dakikada verdim. Gözaltı işlemlerimin ardından İstanbul Emniyet Md. götürüldüm. İlk alınışım ve serbest bırakılışım arasında bana toplam dört kere sağlık kontrolü yapıldı. Gözaltı sürecim boyunca -bakış dahil- hiçbir kötü muameleye maruz kalmadım. "Çağlayan Adalet Sarayında" alınan savcılık ifademde, temmuz ayı boyunca paylaştığım tüm sosyal medya mesajlarım önüme bir klasör halinde konuldu ve bunların, bana isnat edilen suçun unsurlarını taşıdığı söylendi. Ailemden aldığım eğitim; mesleğim ve mesleğimin yapılış ve sahneleniş prensipleri nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme" suçu işleme imkânım olmadığını, bu suçlamayı reddettiğimi ve mümkünse suçlamalarına başka bir kulp bulmalarını rica ettim. Ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderildim. Kısa süren yargılanmam ardından, yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi cezasına çarptırıldım. Bilgisayar kullanmadığım ve cep telefonuma el konulduğu için sonrasında haliyle kimselerle iletişim kuramadım. Arayanlara, soranlarla çok teşekkür ederim. İstemeden sebep olduğum, aile büyüklerimin akan gözyaşları ve iç sıkıntıları dışında hiçbir üzüntüm yoktur. Tüm paylaşımlarım istisnasız X hesabımda durmaktadır, duracaktır, yenileri paylaşılacaktır, dolayısıyla susmam ve susturulmam mümkün değildir. Evlâtlarımız ve ülkemiz için aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez. Sevgilerimle.
Temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi butlan kararının 59 gün sonra, adli tatilin başladığı gün Yargıtay’a ulaşması..
Mızrak çuvala sığmıyor..
Atı alan bu kez Üsküdar’ı geçemeyecek!
Filistin halkının yanında duran, insanlığın sesini sahalara taşıyan 2026 Dünya Kupası Şampiyonu İspanya’yı tebrik ediyorum.
Dost İspanya halkını yürekten selamlıyorum. 🇹🇷🇪🇸