Haber doğru mu bilmiyorum, ama doğruysa Papa'yı falan unutun, asıl facia burada.
Başka bir ülkenin vatandaşı ya da yöneticisi bizim ülkemizde kendi silahlı birlikleri ile nasıl dolaşabilir?
Bir devlete silahlı güç sokmak, ancak meclisin izniyle olabilir.
Buna kim izin verdi?
#AbdullahÖğretmen için adalet. Gelen videolara yüreğim dayanmıyor. Kanlar içinde yatan babama dönüp tekme atıyor, yüzünde en ufak bir üzüntü şaşkınlık yok. İzlerken beynim duruyor kalbim sıkışıyor.
Afyonkarahisar’da yürek dağlayan bir ihbar var:
5 ila 12 yaş arası üç küçük çocuk, öz babaları tarafından sistematik olarak ağır şiddete maruz bırakılıyor.
Üstelik cani baba çocuklarını kemerle acımasızca dövdüğü anları kendi elleriyle videoya çekmiş.
Bu Çocukları bu çirkin ruhlu insanlardan hemen kurtaralım lütfen
@SaadetOzkanEfe@yucelceylancom
Benim kızımın günleri çalındı
Bunu yapan şahıs geziyor sevgili yapıyorken benim kızım toprağın altında adalet bekliyor
@TCYargitay hakimleri dosya arşivden çıksın #YeşimArtıkBeklemesin savcınız gibi görceksiniz cinayet var
Burdan yardım eden herkese teşekkür ediyorum siz olmasanız ben neyapardım nasıl dayanırdım bilmiyorum
Adalet Bakanlığı, Şule Çet cinayetine ilişkin davada hükümlü Berk Akand'a ilişkin:
"Berk Akand adlı hükümlünün açık ceza infaz kurumundaki koşulları sonlandırılmış ve kapalı ceza infaz kurumuna nakli gerçekleştirilmiştir."
Berk Akand 'cinayete yardım'dan 12 yıl 6 ay, 'cinsel saldırıya yardım'dan 5 yıl, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 1 yıl 3 ay olmak üzere toplam 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı.
Kasten öldürme infaz oranı 2/3
Cinsel saldırı 3/4
Hürriyetten alıkoyma 1/2 ‘dir.
Yani kasten öldürmeden 8 yıl 4 ay
Cinsel saldırıdan 45 ay
Hürriyetten alıkoymadan 7,5 ay yatması gerekiyor.
Toplamda 12 yıl 8 ay 15 gün yatması gerekiyor. Normalde denetimli serbestlik süresi 1 yıldı. Ama daha öncesinde yapılan tek seferlik infaz değişiklikleri ile bu süreler değiştirildi.
Yine 12 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasının tamamını kapalıda çekmiyor. Sanığa verilen ceza 10 yıldan fazla olduğundan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesindeki 'cezasının onda birini kapalı kurumlarda infaz edip, iyi hâlli olma ve koşullu salıverilme tarihine 7 yıldan az süre kalması' şartı gereğince; 7 YIL 4 AY 14 GÜN HAPİS cezasını kapalı ceza infaz kurumunda çektikten sonra açık ceza infaz kurumuna geçer. Açığa ayrıldıktan sonrada izne çıkabiliyor. Şu an izinde muhtemelen. Paylaşım o zamanda yapılmış.
Yani sonuç olarak Türkiye’de aldığınız cezayı olduğu gibi içeride geçirmiyorsunuz. Bir sürü indirim, denetim, koşullu salıverilme gibi hususlar var. Sonucunda da kısa bir süre yatıp çıkıyorsunuz! Bu şekilde infaz düzenlemeleri olduğu sürece maalesef suçlular aramızda gezmeye devam edecek.
dosyanın şeffaflığı için @tc_cimer e akşam yazı yazacağız, benimle beraber yazıp adalete destek olmak isteyen herkesi yardıma çağırıyorum. oğlum için lütfen 3 dakika ayırır mısınız? tek istediğim adalet yerini bulsun. özelden yazmanız yeterli
Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde bir marangoz atölyesi, 15 yaşındaki bir çocuğun işkence gördüğü bir karanlık odaya dönüştü…
Muhammed K., okulda olması gerekirken atölyenin acımasızlığına emanet edilmiş bir çocuk işçiydi…
Kalfalar onu bağladı, pantolonunu zorla çıkardı ve makatına yüksek basınçlı hava sıktı…
Bu yapılanın adı ne şaka, ne de yaramazlık, …
Bu yapılana insanlık suçundan daha hafif bir kelime yoktur…
Çocuk yere yığıldığında iç organları parçalanmıştı…
Hastane hastane dolaştırıldı, son olarak Harran Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı…
Doktorlar iç organlarında ciddi hasar olduğunu söyledi…
Yani 15 yaşındaki bir çocuk, bir atölyede gördüğü vahşetin bedelini yoğun bakımda ödüyor…
Peki ya failler?…
Kalfa Habip A. adliyeye sevk edildi ve sonra adli kontrolle serbest bırakıldı…
Evet, bu ülkede bir çocuğun iç organlarını parçalasan bile elini kolunu sallayarak dışarı çıkabiliyorsun…
Arada bir gidip imza vermen yeterli görülüyor…
Çocuğun babası kapı önünde “Sorumlular cezalandırılsın” diye feryat ediyor…
Bu feryat sadece bir babanın değil, bu ülkede hâlâ vicdanı olan herkesin çığlığıdır…
Çünkü çocuk işçiliği görmezden gelen düzen, çocuklara mezar olan atölyeleri hâlâ doğru düzgün denetlemiyor…
Ve işkenceyi “şaka” diye yumuşatmaya çalışan zihniyet, bu ülkede suçları büyüten en büyük mikrop hâline geldi…
Sonra çıkıp utanmadan “Gençler neden umutsuz?” diye soruyorlar…
Cevap işte burada: Çünkü bu ülkede çocuklara işkence edenler ceza almazken, o çocuklar yoğun bakımda can çekişiyor…
Cevap burada: Çünkü cezasızlık, suçluları büyüten bir kompresör gibi toplumun vicdanını patlatıyor…
Bu dosya kapanırsa, bu utanç yalnızca iki caninin değil, onları serbest bırakan sistemin de alnına kazınır…
Çocuk işçiliğini unutanların, denetimsizliği kader gibi sunanların, adaleti mağdura değil sanığa göre ayarlayanların ortak günahıdır bu…
Unutma: Bir ülkede çocuklar işyerlerinde işkence görüyorsa, o ülkenin geleceği değil, bugünü çoktan çökmüş demektir…
Ve bu olayın adını doğru koymadan, gerçek failler hak ettiği cezayı almadan hiçbir “düzeliyoruz” cümlesi bu kanı temizleyemez…
Bu olay hepimizin yüzüne çarpılmış bir gerçektir:
Çocuğunu sahip çıkamayan bir toplum, geleceğini de kaybetmeye mahkûmdur…
6 Şubat depremlerinde Malatya’da beyin hasarı geçiren Muhammed Mirza Kuzu’nun babası Hacı Kuzu, yetkililere çağrıda bulundu:
"Üç senedir çalışmıyorum. Bazı ilaçları tamamen cebimden alıyorum. Bazılarının raporu olduğu hâlde, yüksek bir rakamla yüzdesini ödüyorum.
Benim ne belli bir işim var ne de çalışabiliyorum. Devletin vermediği ilaçlar var. Üç senedir borç ede ede 2 milyonun üzerine borç altına girdim.
Üç senedir Malatya’nın bütün milletvekillerini aradım. Allah rızası için bir gün biri bana cevap vermedi. Ben buradan yetkililere sesleniyorum, iş insanlarına sesleniyorum, Allah rızası için sesimi duyun."
(ANKA)
Merhaba, ben Ayşe Tokyaz. 13 Temmuz’da valiz içinde bulundum. İkiz kardeşimden ailemden ve sizlerden ayrıldım. İkizim beni kurtarmak için polislere defalarca başvurdu ve ifade verdi; fakat ifadelerimiz doğru şekilde değerlendirilmedi, ifadeler doğrudan Cemil Koç’a verildi. Reşit olduğum için, görmezden gelindi. Kardeşim tehdit edildi, ben ise hayattan koparıldım. Bizi korumaları gerekenler bizi koruyamadı. Her şeye rağmen adaletimi sağlayın.
Başka kadınlar aynı çaresizliği yaşamasın. “Susturulmuş sesime ses olun. Adalet için ayağa kalkın, hesabımı sorun.”
Tek tek hepsinden! #aysetokyazicnadalet
#29ekimcumhuriyetbayramı
Lütfen en acından rt yaparmısınız
Günlerdir mamamız yok diye feryat figan sizlere duyurmaya çalıştık. Biliyorum sizlerde zor durumdasınız. Ancak başka çaremiz yok. Geçen ay mama birikmedi .. mamacıya 480 bin borçlandık.. Aldı��ımız mama da bitti.
Çok ciddi zorda kaldık. Üstelik sadece borçlu olduğumuz yer Mamacı değil. Bir çok firmaya, kliniğe borcumuz birikti. İnanın ne yapacağımızı şaşırdık. Bu soğuk günlerde açlığa hiç dayanamayacaklar. Patiliköy sizleri hiç şaşırtmadı. Bugün hepinizin bağışına ihtiyacımız var. Lütfen gören dostlarımız sizin için küçük tutarlar birikerek burada bir çok işi çözüyor.
Mama için ayın 3 üne kadar duyuru yapacağız. Tek umudumuz mama borcunu kapatıp borçsuz mama almak.
Bir kilo mama 40 tl. 15 kg paketler 600 tl. Aşağıdaki web sitemizde bulunan yasal hesaplarımıza bağış yapabilirsiniz.. Ayrıca kredi kartıylada bağış yapabilirsiniz.. Lütfen bu ay Patiliköyü ayağa kaldıralım.
Burada bin can yaşıyor. Üstelik yüzlercesi engeli..Bağış almadan ayakta kalamayız.
Umarım sesimiz duyulur.
Bağışlar için 👇👇
https://t.co/5Lxmf8y9t7
Bugün çocuklarımız için yaptığım eylemin 690. Günüydü.
Harranda bir okulda çocuğun hademe tarafından İŞKENCE GÖRÜP YÜZÜNDE SİGARA SÖNDÜRDÜĞÜ ve İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNÜN olayı kapattığı iddiası var.
Çocuğun ailesi yoksul olduğu için cesaret edip şikayet edemediği söyleniyor.
Fotoğraf da mevcut zaten.
İl milli eğitim müdürünün cv'si mâlum.
Bu iddianın üzerine gidip çocuğun yanında olmamız gerekiyor.LÜTFEN YİNE BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DİYEN SOZDE YETKİLİLER ÇIKMASIN.
Çocuğun yüzündeki iz her şeyi özetliyor.
#urfa #ensarvakfi #deprem #gebze #yunan #Osmanlı #ZorbayKüçük #eşrefrüya #Sergen #KuruluşOrhan #29Ekim #MustafaKemalAtatürk #Anıtkabir #Atam #2021ŞampiyonuGalatasaray #Efendiler #JeromePowell
#şeriat #bahis #FilistinKanGölü #Nice102 #Şike #İngiliz #Başkomutan #Geçmiş #Cumhurbaşkanı #Grok #RecepTayyipErdoğan #Juventus #EkonomikSuçaEkonomikCeza #CüneytÇakır #Lookman #ArdaTuran #Uykucu @mayrukcouture@avcemilcicek01@timursoykan@sanliurfammem63
Su uyur, toprak uyur, demir uyur, dağ uyur, gökyüzü uyur, lambalar uyur ama yaralı bir yürek asla uyumaz bunu sakın unutmayın, yarasını bilir, kaybetmemesi gerekeni kaybettiğini bilir, Adaleti bilir, hakkı bilir hukuku bilir inancı bilir en çok da sabrı bilir. #GülistanDokuNerede
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlamaları her ilde ve ilçede büyük bir coşkuyla kutlandı.
Görüntüler Kadıköy’den…
Ailemle birlikte oradaydım; inanılmaz bir kalabalık vardı.
Bu görüntüler yürüyüşün sonundaki Göztepe’den ancak bilin ki bu kalabalığın çok çok daha fazlası yürüyüşün başından sonuna kadar alandaydı.
Gerçek anlamda mahşeri bir kalabalık vardı. Cumhuriyet coşkusu, her adımda, her yüz ifadesinde hissediliyordu.
Kartalkaya'daki yangın faciasında eşini ve kızını kaybeden Hilmi Altın:
“Ben her sabah kahvemi mezarlıkta içiyorum. Bu acıyı hiçbir psikolog taşıyamıyor. Bu yaşadıklarımız taşınacak bir yük değil.”
9 kez topluma kazandırmaya çalışmışlar bunu. 9 kere elini kolunu sallayarak içeriden çıkmış. 9 kere ceza almamış.
Abimin kaderi bu değildi.
yasalar değişmedikçe, caydırıcı ceza gelmedikçe sizin çocuklarınıza da “kader” diyecekler. uyanın, bu ihmal
#HakanÇakır