On October 25, 1917, the Second All-Russian Congress of Soviets proclaimed the rule of the working people and adopted the Decrees on Peace and Land. The October Revolution challenged not only capitalism but also the global colonial order. Soviet Russia stood against imperialist wars and championed the right of peoples to self-determination, inspiring millions of oppressed people around the world to fight for freedom and independence.
https://t.co/cbz7OsAqmD
El 25 de octubre de 1922, acababa la agresión imperialista contra la Rusia bolchevique, con la entrada del Ejército Rojo en Vladivostok, aplastando a los últimos remanentes del Ejército Blanco y las fuerzas imperialistas de 17 países capitalistas.
Seguro que lo leíste en sus libros de historia occidentales, pero solo un año después de la Revolución Bolchevique, EEUU, Reino Unido, Francia, Checoslovaquia, Grecia, Rumania, Alemania, Austria-Hungría, Italia, Canadá, Turquía, Polonia, Serbia, Finlandia, Australia, China y Japón invadieron Rusia... pretendían acabar con la revolución obrera y devolver el poder a la burguesía zarista, en lo que se llamó como "Intervención Aliada" para restaurar el orden capitalista.
17 ejércitos con llegaron a tener a 1 millón de soldados invadiendo Rusia, en apoyo a la oligarquía capitalista y su ejército zarista, el cual también fue armado por todo Occidente... a esta flagrante agresión imperial de Occidente en Rusia lo llamaron "guerra civil" y murieron al menos 7 millones de rusos, hicieron todo lo posible para aplastar la revolución bolchevique que era un peligro para el capital mundial.
El Ejército Blanco armado y financiado por Occidente, además empleó la brutalidad más infame, en los Urales, más de 100.000 campesinos fueron exterminados en campos de concentración por el Ejercito Blanco por el "delito" de apoyar a los bolcheviques, exterminó a 150.000 judíos en el sur de Rusia (pogromos que más tarde imitarían los nazis) e hicieron limpiezas étnicas de más de 300.000 indígenas... metían a los sospechosos de ser bolcheviques en las calderas de sus trenes blindados para que se quemaran vivos.
La Rusia que quedó después de la cruenta agresión imperialista mal llamada "guerra civil", fue una de las naciones más pobres del mundo, sumida en el hambre y en las enfermedades... murieron al menos 3 millones de personas de hambruna y otras 2 millones de enfermedades como el tifus, la gripe o el cólera... en solo 40 años, esa misma Rusia devastada y con una guerra mundial por medio, seria una potencia mundial equipada con bomba atómica gracias al socialismo.
No somos conscientes del sacrificio del pueblo ruso para defender su revolución, primero tuvieron que luchar contra 17 países capitalistas, más muchos otros que apoyaron indirectamente la invasión económicamente y con armamento.... pero no contentos con eso, unas décadas más tarde, Occidente le financió a Hitler para acabar con la URSS y le montaron una guerra mundial que costó la vida a 27 millones de soviéticos.... y ni así, tampoco pudieron tumbar la revolución, es el ejercicio de resistencia mayor de un pueblo que ha conocido el mundo.
lice katliamının üzerinden 33 yıl geçti. “pkk ilçeyi bastı” denilerek yapılan saldırıda aralarında dördü çocuk, biri bebek ve iki askerin de olduğu 16 insan öldürüldü, bunlardan biri general bahtiyar aydın’dı. evlerden iş yerlerine, camilere varana dek her yer yakılıp yıkıldı.
general bahtiyar aydın’ın suikaste uğradığı lice’de dönemin emniyet müdürleri, mülki idare yetkilileri, devletin resmi açıklamalarını hep yalanladı. “zırhlı araçlarla camiye dalış yaptık, ateşe tuttuk, ölü ya da sağ hiçbir terörist bulamadık.” diyordu emniyet müdür vekili mustafa özkan.
lice emniyet müdür vekili özkan 2012 yılındaki ifadesinde; “olaydan sonra kaymakam bey ile bu konuları çok konuştuk. ‘bahtiyar paşa komando bölüğü bahçesinde iken dağdan ateş edilip de nasıl öldürülür? ilçede akşama kadar çatışma olur da hiçbir pkk’lı nasıl ele geçirilemez’ diye aramızda konuşmuştuk, bu durumu garip karşılamıştık.” diyordu.
1993’te gerçekleşen katliam ancak 20 yıl sonra, zamanaşımına bir gün kala iddianameye dönüşmüş, tek bir kişinin tutuksuz yargılandığı dava beraatle sonuçlanmıştı. lice katliamı mağdurlarının avukatı tahir elçi 2013’te gizlenen faillere isyan ediyor ve ekliyordu: “16 kez müebbet hapis cezası alması gereken sanıkların tutuksuz yargılanması anlaşılır gibi değildir.”
lice’de yaşanan katliamın sorumlularıyla ilgili alışılageldiği üzere etkin bir soruşturma yürütülmedi, tersine üzeri örtüldü. “pkk ilçeyi bastı, yakıp yıktı” denilen saldırıda ne tek bir pkk üyesi ölü veya sağ bulundu ne de çatışma olduğuna dair en ufak bir bulguya rastlandı. cumhuriyet savcısı osman coşkun hazırladığı iddianamede “aradan geçen 20 yıla rağmen saldırıya katıldığı tespit edilen örgüt mensubu olmamıştır” diyordu.
mağdur yakınları, türk mahkemelerinde adalet arayışlarında sonuç alamadığı için avrupa insan hakları mahkemesi'ne başvurmuştu. saldırı ve ölümlerden örgütü sorumlu tutan devlet ise o gün aihm’in vereceği karar öncesi ailelerle barışma yollarını deniyordu.
dava aihm’de karar aşamasındayken, türkiye karara bağlanmasını engellemek için ailelere “dostane çözüm” (friendly settlement) önermiş, 16 insanın yaşamını yitirdiği katliam davasında 247 mağdur için 2 milyon 500 bin sterlin ödeyerek davayı kapatmıştı.
günün sonunda 16 insanın hayatını kaybettiği katliamda tek bir kamu görevlisi, güvenlik personeli ceza almamış, devlet için “kurşun atıp kurşun yiyen” şerefli katiller hatrına olayların üzeri örtülmüş, uluslararası bağımsız yargılamadan kaçınılmış ve o günden bugüne insan hayatının değersizleştirildiği bir cezasızlık ikliminin tohumları toprağa ekilmişti.
Un 23 de octubre de 1917, en una reunión secreta del Comité Central del Partido Bolchevique en Petrogrado, se aceptó con más de un 83% una resolución propuesta por Lenin para que los obreros se levantasen en armas contra el estado.
Esta reunión significó la luz verde definitiva para organizar el levantamiento armado que, pocas semanas después derrocaría al gobierno provisional de Kérenski y daría paso al primer estado socialista de la historia.
Israel has now set its sights on Albania as heavily armed Israeli backed troops have taken hold of central Tirana.
Albania’s government, accused of aligning itself with Israeli interests, is putting military forces on the streets as Albanian citizens clash back.
Multiple U.S. helicopters have reportedly been spotted heading toward Berat.
News: The French are rioting over high cost of living and under-resourced high schools.
The rioters: Yes, that's what we are rioting over.
The French government: Yupp, they're rioting over that.
Everyone: Yepp, that's whats happening.
The far right: Da Blacks! Da Muzlims!
🇫🇷 FLASH - Des Gilets jaunes ont déployé une banderole portant l’inscription "2026, la police mutile les lycéens" sur la statue de Marianne, place de la République à Paris. (Paris Match)
Esto no es Francia, es Milán, donde los jóvenes italianos también hicieron retroceder hoy a las fuerzas represivas de la ultraderechista Meloni, las protestas estudiantiles siguen recorriendo toda Europa.
La receta contra el fascismo, organización y lucha consecuente.
Albania tampoco se quedó hoy atrás, los jóvenes lucharon un día más contra el gobierno sionista de Edi Rama, un corrupto que dijo que le temblaban las piernas de admiración ante Netanyahu.
Los manifestantes usaron cañones de pirotecnia y molotovs contra los sicarios policiales.
Los jóvenes franceses durante los disturbios de hoy saquearon los supermercados en París y luego llevaron la comida a todos los sintechos que veían por la calle.
Solidaridad de clase, expropiación al capitalista y reparto de recursos entre los más pobres, esto es hacer "patria".
📍Ford/Kocaeli
✅4-12 vardiyası dünkü yağmurdan sonra fabrikadan böyle çıktı. 2. bir ayakkabısı olmayan işçiler var.
Fabrika bu haldeyken içerde bazı bölümlerde üretim sürdü. Elektrik kaçağı riski, işçilerin o kirli sularda ıslanarak çalışıp hastalanması umurlarında değil!
Fırtına uyarısı var, can güvenliği yok!
Fırtına altında limanlarda, tersanelerde veya açıkta gemilerde tersane patronlarının ve armatörlerin kârı için çalışmaya zorlanmayı kabul etmiyoruz. Can güvenliği tehlikede olan her işçinin işten kaçınma hakkı vardır.
Tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlanıyorsanız bize ulaşın!
ALO DGD-SEN: 05370455036
İstanbul Dereleri'nin iki yanındaki 100 mt yapılaşma yasağının 1988'de kaldırılarak imara açılması, 1990 ve 1994'te alınan kararlarla iptal edilir. Ta ki 2013'e kadar. Bu tarihte 100 mt lik yapılaşma yasağı 10 mt ye düşürülür.
Hülya Dinç'in doktora tezi: https://t.co/JzNpRFljFL
Çanakkale Biga, Selvi Köyü'nde mevsimlik tarım işçileri iki gündür sel felaketiyle mücadele ediyor. Çadırları sular altında, yollar kapalı. Su yok, yiyecek yok, barınacak yer yok! Çaresizlik içinde kendi binek araçlarına sığınmışlar.
İşçilere derhal ulaşılmasını, güvende ve sağlıklı olduklarını bilmek istiyoruz, yetkililere acil çağrımızdır! @CanakkaleGovTr@TCTarim
Kaynak: @MustafaAy2134