MORAL, NEFESTİR.
⛓️
İblis gençleri önce moralsiz bırakmak, türlü endişeler, gelecek kaygıları ve çeşitli vesveselerle hatta din konularında da geçmiş hatalarını büyütmek, keyifsiz ve ümitsiz düşüncelerle işe yaramaz hâle
getirmek ister.
@yenisafakwriter Seküler yani dinsiz olmaları ırklarını yüceltmelerini sağlıyor bu da çatışmayı sürekli kılıyor düşmanın eli de devamlı güç kazanıyor yalnız bunlar zaten bilinen konuşulmuş şeyler artık dinin cemaat ve tarikatlerle en çok şia’dan gelme bidatlerle nasıl tahrif ettiklerini konuşsun!
Çağdaş cihadi akımdan 129 şahsiyetin detaylı biyografilerinin yer aldığı "Cihadın Adamları" isimli çalışmamız inşallah kısa bir süre içerisinde raflarda yerini alacak.
@Anna_C_moi onlar talmud’u bırakalı çok oldu kabala ile amel ediyorlar ve diğer hepsi de çok iyi biliyor salağa yatmasınlar gerçekten dürüst ve aklı selim olan da Müslüman olur zaten
Müslüman olan bir İngiliz:
-Bazıları beynimin yıkandığını söylüyor.
-Evet, aileme bakmak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, uyuşturucu ve alkolden uzak durmak, depresyon ve anksiyete yaşamamak için beynim yıkandı.
-Kalbim ve ruhum yıkandı.
@muslimdijital Hele duvardaki fotolar🤔-Müsibete uğrayanı görünce okunacak duâ- hiçbir gün yok ki absürtleşmekte sınır tanımaz bir bid’at ehli daha görmeyelim🤦🏻♂️hangi fırka olursa olsun yapılan amel/işler sünnet dışıysa, isterse namazda olsunlar fırka-i naciyeden olmadıklarının kanıtıdır
Hâtim el-Esam şöyle dedi:
“Salih bir mekanda bulunmana aldanma. Çünkü cennetten daha hayırlı bir mekan yoktur. Buna rağmen Adem aleyhisselam orada imtihan edilmiş ve başına gelen hadise yaşanmıştır.
Çok ibadet etmene de aldanma. Çünkü İblis, uzun yıllar ibadet etmiş olmasına rağmen sonunda felaketten kurtulamamıştır.
Çok ilim sahibi olmana da aldanma. Çünkü Bel‘am b. Bâûrâ, İsm-i A‘zam’ı bildiği hâlde kötü bir akıbete uğramıştır.
Salih kimselerle görüşmene ve onları görmene de aldanma. Çünkü Muhammed ’den (sallallahu aleyhi ve sellem) daha salih bir kimse yoktur. Buna rağmen düşmanları ve münafıklar onunla görüşmüş, onun meclisinde bulunmuş; fakat bundan bir fayda elde edememişlerdir.”
-Medâricü’s-Sâlikîn
amin ya Rabb dahası sırf kin ve hasedini gizlemek için iftiradan çekinmeyen ruh hastaları var bu tür itibar suikastlerinde akraba vs de olsa hemen tüm bağlantı kesilmeli arada mutlaka tanıdıklar vardır zaten şahit oldukları halde çekinip susarlardan bu zulümler uzayıp ağırlaşıyor
İnsanlar öyle hastalıklı bir ruh hâline gelebiliyor ki, artık bir kimseye sataşmak veya ona düşmanlık beslemek için somut bir sebebe bile ihtiyaç duymuyorlar.
Kimi zaman hasetleri, kimi zaman karşı tarafın tesiri altında kalmaları bile onlar için düşmanlık sebebi olabiliyor.
Nifak da böyledir. Kötülük görmeye ihtiyaç duymaz. Nitekim Allah Resûlü ﷺ, münafığın vasıflarını zikrederken onun düşmanlık ettiğinde haddi aşacağını, sınır tanımayacağını haber vermiştir. O kimse, yaptığı şeyin fücur ve zulüm olup olmadığına aldırmaz; tek gayesi karşı tarafa en büyük zararı verebilmektir.
Bugün bir kardeşimizin paylaşımında buna üzücü bir örnekle karşılaştım. Kim olduklarını dahi tam bilmediği kişiler tarafından itibar suikastına maruz kaldığını yazmıştı. Belki de kim olduklarını biliyordur; belki de tanıdıklarının tanıdıklarıdır. Her hâlükârda, insanın üzülmeden geçemeyeceği bir durum…
Muhtemeldir ki bu kardeşimiz, onların hayatına bir şekilde dokunmuş, hatta kendilerine iyilik ve fayda sağlamış olsun.
Hz. Ali’ye (radıyallahu anh) nispet edilen bir kıssada şöyle anlatılır:
“Ey Ali! Falan kimse sana kötülük yapmayı düşünüyor.” denildiğinde, o şöyle cevap verir: “Ondan bana kötülük gelmez. Çünkü benim ona herhangi bir iyiliğim dokunmadı.”
Sübhânallah… İnsan bazen en çok iyilik ettiği, en fazla fayda sağladığı kimselerin şerrinden sakınmak zorunda kalabiliyor.
Allah Teâlâ bizleri her türlü şerden ve şerli kimselerin kötülüklerinden muhafaza eylesin. Onları ıslah etsin, bizleri de kendi rızası uğrunda sabit kılıp muvaffak eylesin. Âmin.
Kim beş vakit namazı kılarsa Allah Teâlâ’ya şükretmiş olur. Kim de her namazın ardından anne ve babasına dua ederse, onlara karşı şükrünü yerine getirmiş olur.
Süfyan b Uyeyne رحمه الله
Dört şey dört şey içindir ve dört şey için değildir:
Dünya ibret içindir, imâret (yerleşmek/mamur etmek) için değil
Ömür ibadet içindir, tena'um (nimet ve bolluk) için değil
İlim amel içindir, fahr (övünme) için değil
Mal infak içindir, imsak (elde tutmak/pintilik) için değil