İnsanın yetenekli ve sevgili arkadaşlarının olması ne güzel... Nice acil işlere birlikte koştuğumuz; onca yayını kısacık sürelerde hazırladığımız; az zamanda çok ve büyük işler başardığımız arkadaşlarım... +
Deniz Göktaş daha çocuk, Bence Diyanet İşleri velisi ile konuşsun?
Diyanet ne konuşacak Göktaş ile yapma evladım mı diyecek, din dersi mi verecek, üzme bizi mi diyecek. Zaten bu tam olarak devletle kurmamamız gereken ilişki, güç ve iktidarla olan ilişkimizde acilen içinden çıkmamız gereken pozisyon. Göktaş yetişkin bir insan, biz de öyleyiz.
Burada şöyle bir şey oluyor:
Göktaş’ın gösteride kurduğu personası, Fatih Altaylı röportajındaki “efendi çocuk” “küçük bey” “erkek ayrıcalıklarını kullanmama” esprileri bir algı yaratıyor.
Deniz Göktaş özellikle yaşı olanlarda da “bizim çocuk” hissi uyandırdı, bende de oluyor, benim bir de oğlumun adı Deniz, üzülüyoruz, öfkeleniyoruz, tutuklanması insani olarak da herkesin içine oturdu.
Ben bu video kesiti iyi niyetle şöyle anlamaya çalışacağım, Sunay bey şunu demeye çalışmış olabilir:
Zaten soruşturma ve tutuklanmayı gerektirecek hiçbir kabahat ya da yanlış bir durum yok. Ve Diyanet işleri de topluma hoşgörü telkin etmeli. Bu nedenle mizahın kötü bir şey olmadığını ve ifade özgürlüğünün de önemini vurgulamak için ülkedeki müslümanları temsil eden bir kurum olarak Diyanet müslümanlara seslenmeli, yani müslümanları karşısına alıp konuşmalı, mizah güzeldir iyidir hoştur demeli, bunu da bir açıklama yaparak yapmalı. Sonra da eğer bir adım daha atmak isterse Göktaş görüşmeye davet edilmeli, Göktaş da davete karşılık verirse görüşülmeli, dostluk fotoğrafı basına servis edilmeli, amaç Göktaş’a yapma evladım demek değil rahatsız olanları ifade ve mizah özgürlüğüne alıştırmak olmalı, Diyanet topluma bu şekilde hoşgörü, tahammül telkin etmeli, örnek olmalı.
Bakın böyle bir şey kastedildiyse bu olur sanki. Anca böyle olur yani.
Ama zaten Diyanet böyle bir yapıda olsa Göktaş tutuklanmazdı. Yani hayalimiz böyle bir şey, inşallah diyelim…
Deniz Göktaş, Kılıçdaroğlu'nun kendisiyle emrivaki yaparak görüştüğünü açıkladı:
"Sabah, Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim.
Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. ‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın’ dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti. 2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur."
(Fatih Altaylı)
@izgazete2@utkugumrukcu Ben ortada bir yatak odası görmüyorum, çekyata örtü sermişler, gece nöbete kalan insanlar uzanmış belli ki. Basit bir çekyat takımı koymuşlar odaya. Siyasetçi kişinin “yatak” diyerek ne yapmaya çalıştığının farkındayız. Haber dilinin de farkındayız ama yemiyoruz.
Lafa gelince küçümsedikleri, canları isteyince yasakladıkları şarkı denen şahane nasıl kıymete bindi, gördünüz mü? “Sanatına baksın, siyaset yapmasın”cılık nasıl da boşa düştü. Neredeyse 2 yıl geçmiş bu yazıyı yazalı. Oh, iyi ki yazmışım, elime sağlık.🙂 https://t.co/IHkYgNwuGP
@yigitcanonal7 Üstelik kararı veren mahkeme, YSK kararını geçersiz sayma yetkisine sahip olmayan bir mahkeme. Üstelik malum kişi bilim tedrisinden geçmiş, bu kadar bilimsizlik de ne bileyim…
@BirGun_Gazetesi Kavga istemiyorsanız kavgayı başlatan tarafa karşı geleceksiniz. Mantık diye bir bilim var, you know? 😁
Bir de buraları okuyorsanız söylesenize, madem CHP'den taraftınız niye gidip Memleket Partisi'ni kurdunuz, niye CB seçiminde milleti eli böğründe bıraktınız?
Kullandırtmayacaklar işte,😁ağlayarak günlüğüne yazabilirsin.😁 Yahu sinirim bozuldu, deli gibi gülüyorum. "Kimin şarkısını" diyor sayın seyirciler, kendi şarkısı ya.😁 Sanatçılara da mı kayyum atayacaksınız?
Barış Yarkadaş, CHP Genel Merkezi'ne şarkılarını kullandırmayacağını açıklayan sanatçılara:
"Zülfü Livaneli açıklama yapıyor, Suavi açıklama yapıyor, 'Şarkımı kullandırmayacağım' diyor.
Ali Altay bir yandan açıklama yapıyor, öbürü Allah rahmet eylesin, çok saygı duyduğum Edip abinin ailesini de bu işe karıştırdılar.
Ya kardeşim, böyle bir şey olur mu?
Sen yolsuzlukla, hırsızlıkla suçlanan insanların şarkılarını kullanmasına izin veriyorsun ama partimizde yolsuzluk olmasın, usulsüzlük olmasın diyen insanların bu şarkıları kullanmasına izin vermiyorum diyorsun.
Sen kimin şarkısını kime kullandırtmıyorsun?
Hangi hakla kullandırtmıyorsun?"
(tv100)
@HaberReport "Kimin şarkısını" derken? Özbeöz kendi şarkısı yahu! Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu var ya hani...😁 Bir de Edip abinin ailesinin kendi aklı yok mu? Niye birileri onları karıştırmış olsun, aile karar vermiş işte. Bu adam akıl tutulması mı yaşıyor, diyeceğim ama neyse anladınız...
Bu cumhuriyet; bahçıvan torunu okusun, bilim yapsın, sanat yapsın, dil öğrensin, ülke yönetsin, paşa çocuğuyla, burjuvayla eşit eğitim alsın diye kurulmadı mı zaten? Korumaya çalıştığımız cumhuriyet bu değil mi zaten?
Zamanında Özel’i çekirdeksiz nar ve tropik meyve festivaline gittiği için eleştirmiştim.
Şimdi bütün bunlar bir geçse, bu adam bir dinlense, acaba yediği içtiğine iyi bakıyolar mı, takviye alıyo mu, aman kendisi de eşi de eczacı biliyolardır herhalde ne yapacaklarını, iyi uyuyor mu, sırtına havlu koysalar mı, gömleğinin içine okuyup üfleyen var mı, şu günler bir geçse de ben kendi elimle götürürüm onu çekirdeksiz nar festivaline moduna geldim.
Biliyorum bir ben “delirmedim”
📌Özel şu anda artık sadece bir politik figür değil, hepimizin içindeki “işler düzelebilir” umudunun bedenleşmiş hali. Hepimizin yaşadığı adaletsizlik ve haksızlık hissinin karşısında tutunacak dal, içimizdeki kırılgan iyi nesnenin dışarıdaki taşıyıcısı.
Bir insan olarak ona değil, onun üzerinden yaptığımız yatırıma, o umudun üzerine titriyoruz aslında.
Bu da ne yazık ki onu daha “saldırılabilir” kılıyor. Muktedir nasıl insanların sakinleşmesini, sinmesini, unutmasını bekliyor, yeri geliyor korkutuyor yeri geliyor yok sayıyor, umudu canlı tutan Özel ile uğraşmak, yıpratmak, itibarsızlaştırmak da ilk hedefi olacaktır.
İktidarlar hakim olabilmek için sadece enerjimizi, paramızı, zamanımızı değil, duygumuzu ve bağlarımızı da yönetmek ister.
Ayyy, keşke gerçek olsa yaa. 😁 Ne şahane olur, düşünsenize.
Bu akım büyümeli.
Bu arada, bu süreçte patır patır takipçi gitmiş, gidin, hiç umurumda değilsiniz. 😈