Üsküdar Belediyesine yapılan operasyon siyasidir.
Hukuki değildir.
Belediyelerimize uygulanan hukuk ne ise aynı hukuk Akp belediyelere uygulansın.
AKPli belediyelere uygulanan hukuk neyse aynı hukuk belediyelerimize uygulansın.
CMK hükümleri uyarınca ifadeye çağrıldığında gelecek olan belediye başkanımıza şafak operasyonu ile gözaltına alınması da hukuka aykırıdır,tam kanunsuzluk halidir.
Vize devi VFS ve iş ortağı Gateway’in faaliyetlerini ele aldığımız “Vize imparatorluğu” yazı dizisine ilişkin ne kadar tweet’im varsa bugün hepsine erişim engeli getirildi. Hatta erişim engeli getirildiğine ilişkin tweet’e de erişimi engellediler. Belki bunu da engellerler.
Bu ne kepazelik!
Barış Alper Yılmaz isimli futbolcu Galatasaray'ın şampiyonluk kutlamasında bira içerek rol model olduğu genç ve çocuklara kötü örnek oldu.
YAZIK !
No:9 “Sancısını Çektiğimiz Güzel Doğumlar İçin Hoş Geldin 2026”
2025 yılında, üç doğum günümüz, üç açık görüşe denk geldi. Kızımın, benim ve bugün de eşimin. Üçünde de top kek pastamız, çubuk kraker mumlarımız oldu.
31 Aralık, güzel sevdiğim, yârimin doğum günü. Yılbaşı kutlamasıyla doğum günü kutlaması arasında pasta kesimlerinde sıra Silivri’deydi. Sabah açık görüşümüzde, 2026’da gelecek güzelliklere, umuda ve yârimin yeni yaşına yedik top keklerimizi.
2026, bu ülkede tüm çıkmazlara, umutsuzluklara inat; umudu, birlikteliği, yan yana durmayı, iyiliği büyüteceğimiz ve “yeniyi” inşa edeceğimiz yıl olacak.
No:9 notalarıma ses veren, yanımda olan büyük ustalar, güzel insanlar bana evladiyelik bir iz bıraktılar. Keşke müzisyen olabilseydim. Müzik siyasetten çok daha zor ve ciddi bir iştir. Bu notalar 2026’ya umut getirsin. Bu büyük ustaları yan yana getiren melodi; benden tüm yol arkadaşlarıma armağan olsun…
Bir de yârime; onun sabrına, gücüne ve sevgimize gelsin.
İyi ki doğdun güzel sevdiğim…
2026’daki güzelliklerin, adaletin, demokrasinin doğumuna: No:9.
Babam Talip Şahan, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Cahit Berkay, Bülent Ortaçgil, Dengin Ceyhan, Tolga Sağ, Diler Özer, Cenk Şanlıoğlu, Atakan Gözetlik, Ömer Avcı, Ertan Keser, İstanbul Strings, ablam Ceren Şahan ve tüm katkı sağlayanlar…
İyi ki varsınız!
Ankara’da servisçilik yapan, Sivas İmranlılı bir Alevi olan Binali Aslan’ın hikâyesi, bu ülkenin karanlıkla yüzleşmeyen hafızasına kazınmış yeni bir yaradır. Bir grup IŞİD’li, onu iş bahanesiyle Ankara’da aracına bindirdi. O günden sonra Aslan’dan bir daha haber alınamadı. Cansız bedeni günler sonra Tarsus yakınlarında bulundu. Oraya öldürenler tarafından gömülmüştü. Cesedinin bulunmasının ardından ailesi tarafından Ankara’da yeniden defnedildi.
Bu olay, rastgele bir şiddet eylemi değil. Kimliği bilinen bir Alevi yurttaşın bilinçli biçimde hedef alınması olasılığı, tüm çıplaklığıyla ortadadır.
Ülkenin tarihi, Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Ankara Garı’na uzanan bir kan iziyle doludur. IŞİD gibi yapılar, bu hafızayı iyi bilir; Alevi kimliğini tarihsel bir “düşman” olarak kodlar. Suriye’de ve Irak’ta Alevilere karşı işledikleri katliamlar da bu kodların ürünü olmuştur. Bu nedenle Binali Aslan’ın ölümü, yalnızca bireysel bir trajedi değil, Alevilere yönelmiş nefretin güncel ve örgütlü biçimlerinden biridir.
Aleviler, bu saldırıların tesadüf olmadığını artık görmeli. Sessizlik, suç ortaklığına dönüşmeden örgütlü bir dikkat ve dayanışma hattı kurulmalıdır. Çünkü her sustuğumuzda karanlık biraz daha cesaret buluyor.
Hatayda elektrik yok
Hatayda su yok
Hatayda iş yok
Hatayda yol yok
Hatayda hastane yok
Hatayda çocukların gidebileceği park yok
Hatayda hastalık var
Hatayda kaos var
Hatayda öldürücü sıcak var
#hataydaelektrikyok