@drcemiltugay Umarım akp ye geçecek söylemleri yalandır, belediye başkanlığından istifa ediniz öyle bir durum varsa, haram zılkım olsun vedim oy, bu şehire böyle bir haksızlık yapamazsınız, ben Akp ye oy vermedim, yazık çok yazık istifa edin😤
Şu an, şu saatte bir ilçe belediyesinin organizasyonuyla sahnede olmam gerekiyordu.
Olmadı; evde oturuyorum.
Neden olmadı?
Neler oldu?
Son 6 yıldır sahne gösterileri yapıyorum!
Bir tek gün, bir tek belediyenin kapısını çalmadım!
Menejerime ve organizatörlerimize kesin tavrımı belirttim;
“benim adıma hiçbir belediyenin kapısını çalmayacaksınız!
Davet olursa o başka; hangi partiden olursa olsun belediyeler halkın belediyesidir, o belediye başkanı bunu bilse de bilmezlikten gelse de…”
6 yıldır yaklaşık 400 gösteri yaptım.
Bunların sadece 10 küsür tanesi belediye gösterisi… Çünkü ben hiçbir belediyenin kapısını çalmadım, sadece az sayıda davete icabet ettim…
Belediyeleri de açıkça söyleyim; CHP, AKP, MHP, bir de Tunceli Belediyesi; TKP… Davet eden bunlardı.
Parti demişken, partilerden gelen teklifler de olmadı değil! Oldu.
Kabul etmedim!
“Sanatçı siyaset yapmaz” zırvasına inandığım için değil! Ben particilik değil ama siyaset yapıyorum! Ben kendimi bildim bileli anti kapitalistim. Benim filmlerim de anti kapitalist filmler!
Bunun için kendimce bedel ödüyorum; en basit kapitalist tabirle; “Kardan zarar ediyorum”
Ancak hangi partiden olursa olsun; belediyeler halkın belediyesidir. Bu nedenle belediye logosu ile yan yana gelirim ama parti logosu ile yan yana gelmem!
Her neyse, parantez işareti yapmadan açtığım parantezi kelimeyle kapatıyorum!
Üç gün önce Trakya’daki bir ilçe belediyesinden davet aldık. Her konuda anlaştık!
“Belediye başkanımız gösteriden önce bir konuşma yapabilir mi” diye sordular.
“ Belediyeler tüm halkın belediyesidir, parti propogandası yapmayacaksa, yapabilir” dedik!
“ Emin olun başkanımız parti propagandası yapmayacak” dediler!
Bir tanıtım videosu istediler!
Çektim, yolladım.
“Belediye başkanımız, belediyenin ismini de geçirebilir mi, diye sordular” şeklinde bir mesaj aldık.
Tam yeni bir video çekmeye hazırlarken yeni mesaj aldık;
“Belediye başkanımız gösteriyi iptal ettiler”
“Sebep?”
“Belediye başkanımız, Müfit Bey’in sosyal medya paylaşımlarını görmüş. Gösteriyi iptal etti”
Çıkan kısmın özeti budur!
Behey başkan!
Ne varmış paylaşımlarımda!?
Bir kelime hakka, hukuka aykırı paylaşımım olsa savcılar gereğini yapardı!
Siz kimsiniz! ?
Bir partinin oylarıyla başkan olmuş olabilirsiniz! Ancak her partiden bütün halkın belediye başkanısınız!
Belediye’nin bütçesi her partiden insanın vergileriyle oluşuyor!
Siz ne demek istiyorsunuz?
Belediye sizin babanızın çiftliği mi?
Her partiden vatandaşların vergisiyle oluşan bütçeyi sadece sosyal medya paylaşımlarını beğendiğim yandaşlarıma harcarım” mı demek istiyorsunuz?
Siz bilirsiniz!
Ben kapınızı çalmadım; siz benim kapımı çaldınız! Ancak ben bu zihniyeti hem yerden yere çalar hem halkıma, milletime şikayet ederim!
Benim derdim para değil, derdim para olsa ben sizin kapınızı çalardım siz benim değil!
Neyse!
Belediye başkanının gösterimizi iptal ettiği haberi gelince ben kahkaha attım. Gerçekten kahkaha attım; şahitlerim var!
Organizatör arkadaşımız Batuhan:
- Hocam, üzülmediniz mi? Neden gülüyorsunuz, dedi?
- Neden üzüleyim, dedim. Dün benim için böyle bir belediye başkanı yoktu, bugün yine yok. Benim için yok hükmünde, nesine üzüleyim!
Eskilerin dediği gibi; bir belediye başkanın duasıyla var olmadım ki, bedduasıyla yok olayım!
O belediye başkanı kaç yıldır var bilmiyorum!
Ancak ben 1986’da Kartal Sanat İşliği Tiyatrosu’ndan beri, 1990 Levent Kırca Olacak O Kadar programından beri varım!
Bu tür belediye başkanlarının adaletsiz, liyakatsız zihniyetlerini yok etmek için varım!
10 Ay sonra yerel seçimler var!
Bu belediye başkanın karşısında kim varsa onun yanında yer alıp bu başkana karşı tek kişilik gösteri yapmak istiyorum! 5 kuruş para almayacağım! Çünkü benim derdim para değil; Her vatandaşın parasıyla oluşan belediye bütçesini sadece kendi yandaşlarına yedirmeye çalışan,
belediyeyi kendi babasının çiftliği sanan belediye başkanına ders vermek!
Bu dersi dert edindim, sevenlerimin desteğini bekliyorum!
@spasabld #SüleymanpaşabeleyeBaşkanı
Ece Güner /Herkesin sustuğu bir dönemde cesaretle “Başkanlık” Sistemine karşı mücadele ettim, 4 kitap yazdım, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemin mimarlarındanım… Ama KADIN olduğum için başarım eski eşime bağlanmaya çalışılıyor. İşte bu zihniyetle mücadele edeceğiz! AÇIKLAMAM:
Yıllardır bizimle olan dostlarımız ülkenin en çok hayvanına bakan stk sı olunca yükümüz ağır yolumuz hep zorlu oluyor. Çok ama çok zora düştük. Dokunduğumuz hiç bir canı ortada bırakmadık. Hep en muhtaç olanları aldık ve baktık. Bugün biz çok çok zordayız. Gücünüz yettiği kadar mama ve bağışlarınıza ihtiyacımız var. Biz hiç bir dönem bu süreçteki gibi tıkanmadık. Aylardır aşamıyoruz.
Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’na sunduğu talepleri aşağıda…. 17. Talep: “Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin düzenlemelerden vazgeçilmesi”. Artık şunu anlamalıyız: Bu seçimler, özellikle BİZ KADINLAR için “var olmak ve yok olmak” arasında bir seçimdir!
Erkan Baş:
“TİP olarak önümüzdeki seçimlere dair iddiamız şu: Halk, 4 kişiyle yaptığımız muhalefeti gördü. Diyoruz ki; bunu 14’e, 24’e, 34’e çıkarmanız bile bizim ana muhalefet olmamız için yeterli. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde güçlü bir ana muhalefete ihtiyacı var ve biz buna talibiz.”
Çadırkentte, Hükümet'i şikayet eden kadın korkmuştu. Melda Doğan’dan rica etti:
“Videomu siler misiniz? Zaten zor çadır buldum, yayımlanırsa konteyner ev vermezler.”
İşte önümüzdeki seçim bu!
Türkiye; zorbalıkla insan onuru arasında bir tercih yapacak.
https://t.co/ZapRvJ75GO