Almanya’da yaşayan bir vatandaş, tatil için geldiği Türkiye’de karşılaştığı fırsatçılardan dert yandı:
• Bakın, bu anlatacaklarım kurgu değil. Bundan 10 gün önce Türkiye'ye tatile gittim.
• Havaalanında Türk hattımı takıp Türk operatörlerinden birine lira yüklemeye gittim.
• Belli bir ücret karşılığında 15 GB internet satın aldım. Sonra dışarı çıktım ve taksiye bindim.
• O sırada şöyle bir mesaj aldım “650 TL karşılığında paketiniz hesabınıza tanımlanmıştır.”
• Sonra taksiciye rica ettim, “Beni şu adrese götürür müsün?” diye.
• Araç kiralamıştım ve onu teslim alacaktım. Lokasyona vardık, taksimetre bin 100 TL gösteriyor.
• Ben de çıkarıp parayı vereyim dedim. “Bin 500 TL abi” dedi. “Ama taksimetre bin 100 gösteriyor” dedim. “Abi otoban parası, köprü parası falan oluyor, onları da yolcular ödüyor” dedi.
• Neyse, yolda biraz sohbet etmiştik. Sohbet parası ve benzin parasını ekstra ücretlendirmediği için koca yürekli taksici abiye teşekkür ettim ve vedalaştık.
• Sonra galericiye geldim, depozitoyu çekmesi için kartı uzattım. O zamana kadar dünyanın her yerinde geçerli olan kredi ve banka kartlarım bir anda çalışmaz oldu.
• Aksilik bu ya, “Ne yapacağız abi?” dedim. “Biz seni mağdur etmeyeceğiz abi. Sen şimdi bir dünya plan yapmışsındır, bir araba yüzünden planlarının mahvolmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
• Sonra ekledi: “Bizim 80 Euro’luk ekstra bir sigorta paketimiz var. Arabayı kır, parçala, ne yaparsan yap; cebinden 5 kuruş para çıkmayacak. Bu sigortayı alırsan ben abime yardımcı olayım” dedi.
• “Abi ben zaten sigortayı yaptırdım, internet üzerinden arabayı sigortayla birlikte aldım” dedim.
• “Abi onun sadece adı sigorta ya, hiçbir şeyi kapsamıyor” dedi. “Ben şimdi bu sigortayı yaptırmazsam o arabayı vermeyecek misin yani?” dedim.
• “Maalesef” dedi. Saat 00.00, dağ başı gibi bir yerdeyiz, Kaş'a gideceğiz, bir dünya plan yapılmış...
• Neyse, “Ben bu parayı ödeyeyim” dedim. Ben bu parayı ödemeye karar verdim ya, bir anda kartlar, POS cihazları hepsi çalışmaya başladı!
• Çalışanlar bir anda böyle arkadaş canlısı olmaya başladı. Ertesi gün Kaş'a gittik. Havuzlu bir villa kiralamıştık.
• İşletme sahibi geldi, “Ya aslında siz havuzsuz villa kiralamışsınız ama uygulama havuzlu gibi gösteriyor. Biz bu siteyle sürekli bu problemi yaşıyoruz, kontaktayız, çözeceğiz” falan dedi.
• “Abi bizim yer neresi?” dedim. “Havuzsuz olan” dedi. “Tamam abi, biz oraya geçelim, çantalarımızı alacağız” dedim.
• “Abi aslında elimde çok güzel, havuzlu bir villa var. Makul bir fiyat karşılığında abime yardımcı olayım” dedi.
• “İstemiyorum kardeşim, çok kibarsın, çok incesin ama istemiyorum” dedim.
• 24 saatten çok kısa bir sürede, havaalanıyla gideceğim otel arasında bunları yaşadım.
Almanya’da girdiği iş görüşmesinde sorulan sorulara isyan eden adam:
🔺 "Diyor ki: 'Biz bu şirkette seni neden tutalım?' Zaten ilan vermişsin, ilana göre iş başvurusu yapmışım, CV'mden etkilenip beni görüşmeye çağırmışsın."
🔺 "Senin elemana ihtiyacın var, benim de paraya ihtiyacım var; çalışmak zorundayım, sen de çalıştırmak zorundasın."
🔺 "Orada milyonlarca kişi başvuru yapmış, beni çağırmasaydın onları seçseydin o zaman."
🔺 "O kadar saçma soru sordu ki... Dinimi soruyor, sana ne benim dinimden?"
🔺 "Homofobik şeyler soruyor; ister beğenirim ister beğenmem, sana ne?"
Yıl 1971...
Fırat adlı gemiyle, Amerika’nın Phıladelphia limanına 10 bin ton tütün götürmüştük.
Şehri dolaşmış gemiye dönüyorduk.
Yanımıza bir araba yaklaştı ve nereye gittiğimizi sordu.
Limana deyince bizi götürebileceğini söyledi. 3 arkadaş bindik ve geminin bordasına kadar getirdi.
Bu kibar Amerikalıyı ‘Türk kahvesi’ ikram etmek için gemiye davet ettim.
Zabitan salonuna geçtik. Kaptanımız da oradaydı.
Misafirimiz salonu inceledıkten sonra; “Bu geminin Türk gemisi olduğunu söylediniz. Ancak, salonda Atatürk resmi yok” dedi ve hemen ilave etti; “Önce Atatürk’ün resmini koymalıydınız” deyip kahveyi içmeden gemiden ayrıldı.
Hepimiz şaşırıp kalmıştık.
Karşılaştığımız olaya bir anlam veremiyorduk.
Bu olayı çok düşündüm.
Sanırım bu kibar Amerikalı, varlık nedenimiz olan Atatürk’e kayıtsız kaldığımızı düşünmüş ve tavrımızı vefasızlık olarak değerlendirerek bizi protesto etmişti.
Karşılaştığımız bu sıradışı olaya başka açıklama bulamamıştım…
Yıl 1985 ...
İzmir’e yük getiren Yunan bandralı gemide baş mühendis mide kanaması geçirdiği için hastahaneye kaldırılmış.
İşe davet ettikleri için görev aldım. Gemide tek Türk, baş mühendis olarak benim.
Bir sohbet esnasında, gemi kaptanı (adı Kosta’ydı) gümrükte fotoğraf makinesinin mühürlü kamaraya kilitlendiğini ve bu duruma çok üzüldüğünü söyledi.
Makine yanında olsaydı ne yapacaktın diye sordum.
Oğlu istediği için, Kordon’daki Atatürk Anıtı’nın resmini çekeceğini söyledi. Şaşırmıştım.
“Atatürk size tarihinizin en büyük darbesini vuran komutandı, neden onun resmini çekmeyi düşünüyorsunuz” dedim.
Şu cevabı verdi;
“Biz, emperyalizmin emrinde haksız ve işgalci olarak Anadolu’ya geldik. Uçurumdan aşağı yuvarlanırken Atatürk sizi uçurumun kenarından alıp, özgür uluslar arasına modern bir ulus olarak kattı.Bunu yaparken, insanlık tarihine ezilen ulusların kurtuluşuna örnek olan, yeni bir deneyim kazandırdı. Onlara, özgürlükleri için mücadele ederlerse kazanacaklarını öğretti. Atatürk, bu nedenle bizim için de değerlidir”.
Bu cevap nedeniyle, etkisini hayatım boyunca taşıdığım bir duygu yoğunlaşması yaşamıştım…
Yıl 1988 ...
Ekvador’un Guayaquil şehri.
Gemideki işim bitince, çevreyi tanımak için dolaşmaya çıktım.
Bir okula rastladım. okulun girişindeki alanda 5 tane büst gördüm.
Birinci büst Simon Bolivar’a aitti.
İkincisi Che Guavera,
üçüncüsü Fidel Castro,
Dördüncüsü Emiliyano Zapata
ve Beşinci büst Mustafa Kemal Atatürk’e aitti.
Büstleri inceleyip İspanyolca açıklamaları anlamaya çalışırken, öğretmen olduğunu düzgün İngilizcesi ile söyleyen bir kişi geldi.
Nereli olduğumu sordu.
Türk olduğumu söyleyince, içtenlikli bir ilgi gösterdi.
Atatürk hakkında konuşmaya başladık. Türk devrimi konusundaki bilgisi yüksekti.
Atatürk’ü, saygı duyduğu diğer 4 devrimciden ayrı tuttuğunu söyledi. “O yalnızca ülkesini kurtarıp modern bir ulus yaratmakla kalmadı, ezilen uluslara evrensel bir örnek yarattı. İnsanlık tarihinde hiçbir lider bunu başaramamıştır” dedi.
O an duyduğum övünç ve mutluluğu unutmam mümkün değildir.
YIL 1999 ...
Hindistan’ın Visakapatman limanındayız.
Şehri dolaşırken büyük bir kitapçı dükkanına girdim.
Çocuklar için kısaltılmış İngilizce dünya klasikleri dizisi olduğunu gördüm. İncelediğim listede ‘Atatürk’ün Hayatı ve Devrimleri’ isimli bir kitap bulunuyordu.
Listede olmasına rağmen raflarda yoktu.
Görevliyi buldum ve diğerleri ile bu kitabı istediğimi söyledim.
Görevli, okulların yeni açıldığı, ilginin fazla olması nedeniyle kitabın kalmadığını, ısmarladıklarını ve bir hafta sonra uğramamı söyledi.
Ertesi gün limandan hareket edeceğimiz için zamanım olmadığından bu kitabı alamadım.
Bir yandan bütün kitabevi benim olmuş gibi mutlu oldum, diğer yandan, derin bir acı ve üzüntü duydum. Dünyanın öbür ucunda, çocuklara öğretilen Atatürk kendi ülkesinde üstü örtülmüş,
Yetkili yerlere gelen kişiler Onu bu ülke gençliğine öğretmemek için her şeyi yapmışlardı.
Üzüntümün nedeni buydu…
Yıl 2003 ...
Kamerun’un Douala Limanındayız.
Kütük kereste yüklenecek. Yükün sahibi, gemiye yüklemeye nezaret edecek bir kaptan göndermişti.
Kaptan Hırvattı.
Zabitan odasına geldiğinde, gelenin karşısına düşen duvardaki Atatürk resmini görünce duraladı.
Bir süre durduktan sonra resme doğru yürüdü.
Saygı ifade eden davranışlarla resmi nazikçe düzeltti ve hepimizin yüreğine bir ok gibi saplanan şu sözleri söyledi; “Siz bu insanı ve ideallerini anlayamadınız. Anlamış olsaydınız bugün Avrupa kapılarında sürünmez, Avrupalılar sizin kapılarınızda bekleşirlerdi”…
Yıl 2017 ...
Bangladeşin Chittgong limanındayız.
Gemiden inmiş limanın çıkış kapısına doğru gidiyordum.
Takkeli, entari ya da şalvar giyimli, yaşlı birisi ile hafifçe çarpıştık.
Nedeni o olmamasına karşın özür diledi ve konuşmaya başladık.
Nereli olduğumu sordu. Türk olduğumu söyledim.
Hiç beklemediğim bir cevap verdi;
“Atatürk’ün çocuğusun yani” dedi. Heyecanlanmıştım.
Sohbeti sürdürdüm.
Birçok kimseye inanılmaz gelebilir ama bana şunları söyledi;
“En büyük Müslüman Atatürk’tür.
Biz Bangaldeş olarak onun öğrettiği yoldan gittik ve özgürlüğümüze kavuştuk.
Fakiriz ama onun yaptıklarını yaparsak fakirlikten de kurtulabiliriz.
O sadece Türklerin değil tüm Doğu halkları için de büyük bir liderdir ….
Mehmet Ali Ergöz Hatıralarından ...
@ellamuempert Liegt es daran, dass Sie den Leuten bezahlbaren Wohnraum versprochen haben?
Ist es wie bei den AfD-Wählern, die an Remigration glauben und daran, dass es ihnen dann besser geht?
Und die Linken machen das gezielt mit Diskussion um Wohnraumenteignungen
https://t.co/H2eJ2icf6z
Giresun’un Espiye ilçesinde, ömrünü Karadeniz’in yeşil dağlarına adayan 90 yaşındaki Nesibe Teyze için fındık hasadı zamanı…
Bir yanda fındık bahçelerinde akıtılan alın terinin zorluğu, diğer yanda ise gurbetteki çocukların ve torunların yeniden ata ocağında aynı sofrada buluşmalarının sıcacık hikâyesi…
“Hasat Vakti” yeni bölümüyle 6 Eylül Pazar 20.00’de TRT Belgesel’de.
Bugün oğlumla avrupa şampiyonası finaline gittim, keşke kızım da gelebilseydi dedim. Salondaki izleyicinin ezici çoğunluğu kadınlardan, genç kızlardan ve kız çocuklarından oluşuyordu. Bu gençler ileride herhangi bir şeyin şampiyonu olamasalar bile her şeye hakları olduğunu ve bunun için mücadele edebileceklerini bir kez daha gördüler. Eda Erdem’in “Biz bugün sadece şampiyonluk kazanmadık. Cumhuriyetin bize açtığı yolda, Türk kadınlarının neler başarabileceğini bir kez daha gösterdik. Bizden önce yolu açanlar, bize inananlar, bizden sonra gelecek olan tüm kız çocuklarına armağan olsun” sözleri de yere ve zamana cuk oturdu.
허리 때문에 밤마다 뒤척이던 나… 일본 척추 전문의가 알려준 방법 하나로 끝남.
침대에 베개 하나 놓고 5분만 누워있으면 됨.
그게 다임.
특정 자세 잡고 숨을 길게 내쉬는 것뿐인데 이게 척추신경 눌린 거 풀어주는 원리라고 함.
운동도 아니고 그냥 숨쉬기라 부담도 1도 없음.
밤마다 허리 통증으로 잠 설치는 사람이면 오늘부터 자기 전 루틴으로 하나 만들어보길.
@efsane137950@nasuhbektas Almaya'da öyle kanun yok, emlak almakla alman vatandaşı olamasın. Alman olmak istiyorum diyorsan Almanya da 5 sene yaşamanlazım ve işin olmalı artı kendi ifade edecek kadar Almanca bilmen lazim ve Alman anayasanın üzerine yemin etmen lazım.
Bir Kere Girince Saatlerce Çıkamayacağınız 50 Site
1.) 'https://t.co/FDTmt38jKw' — Dünyayı canlı uydu görüntüsüyle izleme
2.) 'https://t.co/Tytazsp6y2' — Şu an gökyüzündeki her uçağı görme
3.) 'https://t.co/b8trMj1vUi' — Denizdeki tüm gemileri anlık takip
4.) 'https://t.co/EYzDYh0BqF' — Rüzgar ve fırtınaların canlı haritası
5.) 'https://t.co/tJHTnBvUBe' — Dünyaya düşen yıldırımları anlık izleme
6.) 'https://t.co/ePbstmUfab' — Son depremlerin canlı listesi
7.) 'https://t.co/G7cSydNKiO' — İnterneti taşıyan okyanus kabloları
8.) 'https://t.co/3KOx1uP05V' — Ormanların yok oluşunu uydudan izleme
9.) 'https://t.co/BjXxDVBtur' — Dünyanın istatistikleri saniye saniye
10.) 'https://t.co/cO1EjkMwuG' — Şu an atılan tweet ve arama sayısı
11.) 'https://t.co/ciADXU3PhE' — Ülkelerin gerçek boyutlarını karşılaştırma
12.) 'https://t.co/LO6JWd0BlG' — Yüzyıllar öncesinin haritaları
13.) 'https://t.co/EEUvFXzGao' — 150 bin tarihi harita arşivi
14.) 'https://t.co/yK72tIFetv' — Gönüllülerin çizdiği dünya haritası
15.) 'https://t.co/QfXLWflDxA' — Rastgele birinin penceresinden dünyaya bakma
16.) 'https://t.co/ESMrPd5w78' — Şehirlerde sanal yürüyüş
17.) 'https://t.co/pRBm3f1ANH' — Dünyanın rastgele bir noktasına ışınlanma
18.) 'https://t.co/8JaKk4HmQi' — Dünyanın en tuhaf yerlerinin kataloğu
19.) 'https://t.co/qwJXW2a6zm' — Etkileşimli bilgi deneyimleri
20.) 'https://t.co/Sp9uLE2QOu' — Atomdan evrene ölçek yolculuğu
21.) 'https://t.co/2FitQ7k3ZI' — Güneş sistemini 3B gezme
22.) 'https://t.co/KH9VyPhaoW' — Tarayıcıda gerçek gökyüzü haritası
23.) 'https://t.co/JBLDnae59F' — NASA'nın günün astronomi fotoğrafı
24.) 'https://t.co/HuFaH5Zc2g' — NASA'nın tüm görsel arşivi ücretsiz
25.) 'https://t.co/T3QWBtfYKB' — Veriyle anlatılan görsel makaleler
26.) 'https://t.co/isIkHYtRCm' — Dünyanın gerçek verilerle hali
27.) 'https://t.co/NJ7TdwwdbA' — Dünya hakkındaki yanlış bildiklerimiz
28.) 'https://t.co/vmkn87BBGW' — Karmaşık veriyi görselleştirme
29.) 'https://t.co/eHqySW1EGw' — Dünya Bankası'nın açık verileri
30.) 'https://t.co/av0bjbISF2' — Türkiye'nin resmi istatistik veritabanı
31.) 'https://t.co/l3Mb5x5KkS' — Milyonlarca kitap, film ve yazılım arşivi
32.) 'https://t.co/B6NDL6Bxri' — Telifi düşmüş 70 bin ücretsiz kitap
33.) 'https://t.co/no8SFuA27T' — Dünyanın her kitabının kaydı
34.) 'https://t.co/I1TMHDw3qI' — ABD Kongre Kütüphanesi dijital arşivi
35.) 'https://t.co/yxkHTsqFnH' — Avrupa'nın kültürel miras arşivi
36.) 'https://t.co/wMcjgRaBht' — Amerika'nın dijital kütüphane koleksiyonu
37.) 'https://t.co/8MpQHB3zrG' — Müzeleri evden gezme
38.) 'https://t.co/i3Vt53wDvA' — Sanat eserlerini yüksek çözünürlükte indirme
39.) 'https://t.co/5ei05nWSvS' — 250 bin sanat eserinin arşivi
40.) 'https://t.co/2SpGcVKFiD' — Tarihin unutulmuş görsel hazineleri
41.) 'https://t.co/sSdBoLWEvB' — Ücretsiz kültür ve eğitim arşivi
42.) 'https://t.co/UyUZxtlbfh' — Met Müzesi'nin açık koleksiyonu
43.) 'https://t.co/23cxfWRaNy' — Müzik türlerinin soy ağacı
44.) 'https://t.co/gMDy3tUEMT' — Ülke ve on yıl seçip o dönemi dinleme
45.) 'https://t.co/WrXSWim8jr' — Wikipedia düzenlemelerini sese çevirme
46.) 'https://t.co/IcRIPgCDAS' — Rastgele bilgi kuyusu
47.) 'https://t.co/WoE9MNJ5PU' — Zaman, gündoğumu ve gökyüzü olayları
48.) 'https://t.co/VrkUoUal3M' — Bilim haberlerinin güncel akışı
49.) 'https://t.co/4Nwok7W5wn' — Bilimsel makalelerin ücretsiz ön baskıları
50.) 'https://t.co/DqmPFeYnrl' — Veriyi canlı kodla görselleştirme
İnternet, algoritmanın önünüze koyduğu o beş siteden ibaret değil.
@PleaseOnlyRose Genellikle büyük bir özlemi, karşılıksız ya da imkânsız bir aşkı, kaybedilmiş çok değerli bir varlığı veya asla unutulamayacak derin bir hatırayı ifade etmek için kullanılır.