Merhum Kadir Mısıroğlu’nun ifadesiyle:
“Ümmet dibi gördü. Artık çıkış trendindeyiz.” İstisnalar olabilir ama mevsimler değişmez.
İstikamet belli, sorumluluk hepimizin.
Ekrem başkanla ilgili bilgilendirme yapmak için telefon eden CHP iletişim koordinatörü Yavuz Oğhan’a söylediğimi buradan da söyleyeyim, CHP görünümlü kiralık tetikçiler, CHP’de ikbal arayan asalak tipler, Ekrem İmamoğlu’na çok çok ağır zarar veriyor, avukatların elini güçleştiriyor, CHP’de hasara yolaçıyor, takdir elbette CHP’nin ama, olan hapisteki insanlara oluyor.
Ekrem İmamoğlu Suç örgütü iddianamesine göz gezdirdim.. farklı bölümlerden 160-170 sayfalık kısmını da okudum.. Okumaya devam edeceğim.
Hukuk Fakültelerinin Ceza Hukuku ve Ceza Usul Hukuku derslerinde okutulması gereken bir kaynak eser çıkmış ortaya..
Hariçten gazel okuyanları geçin.. Bu kadar ağır suç ve bu kadar çok sanığın içinde olduğu bir iddianame yazmanın kolay bir şey olduğunu düşünmeyin…
Olaylar, işlenen suçlar, suçların işlenmesine kişilerin üstlendikleri roller, suç delilleri son derece başarılı bir şekilde sınıflandırılmış ..
Biraz akılları olsa, savunma yapmak için çok güzel bir kılavuza dönmüş iddianame..
İddianamede belirtilen suç örgütünün eylemlerinin gayrimeşru bir parasal kaynak oluşturup, bunu kaldıraç olarak kullanarak birden çok basamaktan oluşan siyasi amaca yönelik olduğu konusunda bir tek kişinin tereddüdü var mı?..
Bir suç örgütünün suç sayılan eylemlerle ulaşmayı planladığı siyasi amacın iddianamede yer almasında hukuka aykırı hiç bir yön yoktur..
FETÖ’nün eylemleri de sonucunda bir siyasi amaca yönelik değil miydi ve bu siyasi ama iddianamelerde yer almadı mı?
Meşru bir amaca gayrimeşru yöntemlerle ulaşmaya çalışmak dünyanın her yerinde siyasi sorun olarak değil hukuki bir sorun olarak ele alınır ve cezalandırılır..
Ekrem İmamoğlu Suç Örgütünün daha önce benzeri görülmemiş bir yolsuzluk düzeni kurarak elde ettiği gayrimeşru kaynaklarla siyaset alanını biçimlendirme girişimini ortaya çıkarmak siyasi bir konu değildir..
Hitler’in de siyasi bir amacı vardı?.. Pablo Escobar’ın da… Siyasi amaçları, hukuk dışı eylemlerini meşrulaştırmadı…
Siyasi bir amaç bütün hukuk dışılıkları, bütün yolsuzlukları, bütün ahlaksızlıkları meşrulaştırmaz… Bu kadar yolsuzluğun, siyasi bir amacın dayanak noktası haline getirilmesi, dünyanın her yerinde suç olmaktan da öte büyük bir ahlaksızlıktır….
Yolsuzluklar ve hırsızlıklar somut bir şekilde tüm delilleriyle ortaya konulmuş.. Bu suçlamalara cevap vermek yerine, bunu siyasi bir amacın gerisine gizlemek siyasi bir tutum değil kelimenin tam anlamıyla ahlaksızlıktır…
Dünyanın hiç bir yerinde, böyle bir ahlaksızlığın üzerine siyaset bina edilemez…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ve görev yapan yargı mensupları, bu kadar ağır provokasyon ve dezenformasyon altında sakin bir şekilde görevlerine odaklanarak ortaya çıkardıkları referans nitelikte iddianame nedeniyle tebrik ve takdiri hak ediyor..
Biz asırlarca İslam’ın bayraktarlığını üstlenen bir milletin efradı olarak 400 yıl Kudüs-ü Şerif’e hizmetkârlık yapmanın şerefini yaşadık.
“La ilahe illallah, İbrahim Halilullah” ifadesinde anlamını bulan hürmet, hikmet, hoşgörüyle bu övülmüş şehri tüm inanç mensupları için yüzyıllar boyunca bir barış ve esenlik yurdu haline getirdik.
Müslümanlar gibi Hristiyanların ve Musevilerin de hakkına riayet ettik.
Bugün de şairin ifadesiyle “kalbimizin yarısı Mekke, diğer yarısı Medine’dir; bunların üstünde de bir tül misali Kudüs vardır.”
Kudüs, bizimle birlikte 2 milyarlık İslam âleminin ortak davası, hafızası ve ortak mirasıdır.
“Arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınar” olarak gördüğümüz Kudüs-ü Şerif’i namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz.
Seni hep o gülümseyen yüzünle hatırlayacağım…
O samimi, içten tavırlarınla, insana güven veren duruşunla…
Vicdanınla, merhametinle, insana olan inancınla…
Yolsuzluğa hiç bulaşmadan, tertemiz kalabilmiş bir adam olarak…
Barış için hayatını ortaya koyan biri olarak…
Türk olduğun halde Kürt halkına sahip çıkan, onların acısını kendi yüreğinde hisseden biri olarak…
Yazdığın senaryolarla, yönettiğin filmlerle, söylediğin her sözle
bize insan kalmanın ne kadar kıymetli, ne kadar erdemli bir şey olduğunu gösterdin.
En son annem vefat ettiğinde beni aramıştın…
“Üzülme kardaşım… Hepimiz bir gün gideceğiz Mahsunum,” demiştin ısrarla.
Ama ne yazık ki Sırrı Abi… Sen çok erken gittin.
Sırrı Süreyya Önder…
Bize çok şey kattın.
Sana minnettarız.
Ailene ve tüm sevenlerine sabır;
hepimize baş sağlığı diliyorum.
#SırrıSüreyyaÖnder
Türkiye sınırları zorlanacak, dostluğu veya düşmanlığı test edilecek bir ülke değildir.
Kimse hatalı hesap yapmamalı, kışkırtmalar karşısındaki serinkanlı tavrımızı asla bir zafiyet olarak algılamamalıdır.
Özellikle Suriye konusunda kimi aktörler Türkiye’nin sabır taşının direncini sınamak yerine dostluğunun kıymetini bilmeli, söylemlerini ve politikalarını buna göre ayarlamalı, örgüt gibi değil devlet gibi hareket etmelidir.
Suriye’nin kalıcı huzura ve istikrara kavuşmasına kim engel olursa açık söylüyorum, karşısında Suriye hükûmetiyle birlikte bizi de bulacaktır.
Terör koridoruyla Suriye’nin parçalanmasına nasıl müsaade etmediysek başka koridorlarla bu ülkenin bölünmesine de aynı şekilde izin vermeyiz.
Tekrar ediyorum: Suriye’de 8 Aralık öncesine geri dönüş diye bir ihtimal ortadan kalkmıştır.
8 Aralık devrimiyle birlikte bu ülkede artık yeni bir dönem başlamıştır.
Suriye toparlandıkça, istikrara ve huzura kavuştukça bunun kazananı tüm bölgemiz olacak, bölgedeki tüm halklar olacaktır.
Türkiye, bu yeni sürecin başarıya ulaşması için elinden geleni yapacaktır.
Gazze’de de kardeşlerimizin öz yurdunda güvenli, huzurlu ve özgürce yaşaması için kendilerine gereken her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.
⚪️ Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu:
“Şanlıurfa'dan Hakkari'ye kadar Fırat'ın doğusuna yönelik 6. Ordu'yu kurmalıyız. Bu şu demek; Türkler her an gelebilir.”
Hangi adımı atıyorsak Türkiye’nin ve Türk milletinin istikbali için atıyoruz.
Milletimden, bilhassa da şehit yakınları ve gazilerimizden son dönemde yaşanan gelişmeleri bu perspektiften değerlendirmelerini istiyorum.
Biz ne yapıyorsak ülkemizin kalkınması için; ekonomik, siyasi ve sosyal olarak ilerlemesine engel olan zincirlerinden kurtulması için yapıyoruz.
Ülkemize 40 yıldır ağır insani ve ekonomik maliyeti olan bir sorunu suhuletle çözme imkânını görmezden gelmek, yok saymak veya bir avuç fanatiğin güdümünde kalmak Türkiye gibi bir ülkeye asla yakışmaz.
Şundan hiç kimsenin şüphesi ve endişesi olmasın:
Türkiye, sınırları içinde ve dışında terörle mücadele konusunda sadece bölgemizin değil, dünyanın en güçlü, kabiliyetli ve dirayetli ülkesidir.
Şayet verilen sözler tutulmaz, süreç bir şekilde oyalama, savsaklama, göz boyama, isim değiştirip bildiğini okuma gibi Şark kurnazlıklarına evrilmeye çalışılırsa günah bizden gider.
Hâlen devam eden operasyonlarımızı gerekiyorsa taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmadan son teröristi bertaraf edene kadar sürdürürüz.
Biz bu bölgenin hancısıyız, terör örgütlerini destekleyen emperyalist güçler ise yolcusudur.
Biz binlerce yıldır buradayız, inşallah ilanihaye burada olacağız.
Yarın terör örgütlerini destekleyen güçler çıkarları değiştiğinde bölgeden çekildiği zaman baş başa kalacağımızı kimse unutmasın.