Şenol Güneş: "Geçenlerde birilerini dinliyorum; 'İtalyan hocalar şöyle hazırlık yapıyor, böyle taktikle sahaya çıkıyor' gibi övgü dolu sözler söylüyordu. Fakat İtalya'nın kendisi bile Dünya Kupası'nda yer almıyor.
Sen yaptığın bu sözde analizlerle adeta Türk antrenörlerini kötülüyorsun. Maalesef bizim yerli hocalarımız da kendi haklarını korumayı tam olarak bilmiyor.
Güya İtalyan antrenör savunmada ve hücumda ne yapacağını çok iyi planlıyormuş da Türk antrenörler bunları yapmıyormuş. Biz bu taktikleri hiç konuşmadan, çalışmadan mı çıkıyoruz maçlara?
Bizlerin hatası şu: 1 yaptığımızı, 10 anlatmıyoruz, aksine 10 yaptığımızı 1 olarak anlatıyoruz.
Türk antrenörler olarak bu aşağılık kompleksinden bir an önce kurtulmamız lazım. Türk antrenörler, kendilerine yapılan bu münasebetsizliklere karşı maalesef yeterli tepkiyi ve cevabı da veremiyor."
Sergen Yalçın: "Ülke futbolunda büyük camiada 100 maça çıkmak çok başarılı bence. İşler kötü gittiğinde eleştiriler oluyor.
Herkesi pozitif olmaya davet ediyorum. Sürekli negatif olarak bir yere varamayız."
Az önce modern köleliğin "ütopya" ambalajıyla pazarlandığı bir paralel evrene düştüm.
İş-yaşam dengesini tamamen rafa kaldırıp, haftanın yedi günü 18 saatlik mesaiyi gururla "adanmışlık" olarak sunan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Özel hayatı, sağlığı ve aileyi unutup sadece başkasının hayali uğruna ömür çürütmek vizyonerlik değil, düpedüz plaza prangasıdır.
Emeğinizi sömürmeyi "büyük bir tutkuyla dünyayı değiştiriyoruz" masalıyla meşrulaştıran bu tarz toksik çalışma kültürlerinden arkanıza bile bakmadan koşarak uzaklaşın.
Kumpasla sampiyonluk vaadiyle geldigin sezon
Arsa satip 160 milyon harcadigimiz sezon
Denetim raporuna gore menajerlik ucretlerini 370% artirdigin sezon
Enkaz kadrolu Oleden dusuk mbpo yaptigin sezon
Her derbi rezil oldugun sezon
Suna tapanlari insan icinde asagilayin
Abv