Ne zaman biri bana sataşsa, kalbimi kırsa, verdiğim değeri ve güveni boşa çıkarsa hemen bu ayeti hatırlıyorum ve teselli oluyorum.
“De ki: Herkes, kendi mizaç ve meşrebine göre davranır.”
İsra 84
Yerli, millî, imanlı ve vatan sevdalısı bir komutan…
Jandarma Genel Komutanımız Orgeneral Sayın Ali Çardakcı Paşamızın anlamlı sözleri; devletine, milletine ve bayrağına gönülden bağlı her vatandaşımız için büyük bir gurur ve güven vesilesidir.
Sayın Paşamızın şahsında; vatan sevgisini makamın, rütbenin ve her türlü dünyevi hesabın üzerinde tutan, devletimizin bekasını ve aziz milletimizin huzurunu kendisine şiar edinmiş güçlü bir iradeyi görüyoruz.
Bu toprakların evlatlarını; bayrağına, vatanına, milletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne sadakatle bağlı, gerektiğinde canını hiç düşünmeden ortaya koyacak bir ruhla yetiştiren kahraman Jandarma Teşkilatımız, devletimizin güvenlik ve huzur teminatlarından biridir.
Paşamızın sözlerindeki kararlılık, milletimize güven; düşmana ise açık bir mesajdır:
Bu vatan sahipsiz değildir.
Bu bayrak inmeyecek, bu ezan dinmeyecek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar kalacaktır.
Başta Orgeneral Sayın Ali Çardakcı Paşamız olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında gece gündüz demeden görev yapan kahraman Jandarma Teşkilatımızın tüm mensuplarına şükranlarımızı sunuyorum.
Rabbim kahraman askerlerimizi, jandarmamızı, polislerimizi ve tüm güvenlik güçlerimizi her türlü kötülükten korusun; güçlerini, kuvvetlerini ve cesaretlerini artırsın.
Devletimiz güçlü, milletimiz büyük, bayrağımız sonsuza kadar göklerde olsun. 🇹🇷
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Ne mutlu vatanına, bayrağına ve devletine sadakatle hizmet edene!
Allah devletimize ve ordumuza zeval vermesin. 🇹🇷🤲🏻 @jandarma
ABDURRAHİM AVCIOĞLU
İlginç bir protokol uygulaması!
Normalde Rus protokol kurallarına göre Putin, devlet başkanları dışında kimse ile karşılıklı oturmaz.
Dahası, Putin bunu medya ile paylaşmaz.
Ama Hakan Fidan için bu kuralı bozuyor. Sizce neden?
Bismillah...
"İlme başlamak istiyorum, ilmim yarıda kalmıştı" diyen kardeşim! Gelin biraz hasbihal edelim:
1•Emsile'den başlatıp 12 ayda Arapça'ya mana vurabilecek seviyeye getirecek Sanal bir medrese olacak olan ❝Online Gramer Köşkü❞ kurduk. Bu medrese 3'cü yaşına girmiş bulunmaktadır. Hamdolsun.
2•700-1000 arası kardeşimiz burdan müstefid oldu. Bu sanal medrese, 4 ayda bir 100-130 kişilik bir kontenjan ile özel bir kayıt ile alıp yetiştiriyor. Ders haftanın 3 günü canlı olup kaydı gruplara atılır. Dersten sonra müzakere yapılır. Soru ve istifade orda da olur. Ek olarak 24 saat soru faslı diyebileceğimiz gruplar açık olur. Evden muazzam manada geliştirebilirsin kendini. Hamdolsun.
3•12 ay içerisinde bizimle yürüyebilecek kişileri daha özel geliştirmek adına 3 doyurucu Gramer eser dersini vererek sahaya daha güzel kazandırmayı hedeflemekteyiz. Şuan müderrisliğe kadar çıkabilen kardeşlerimiz var. Bu sebeple ideal ve iddialı bir sanal medrese olduğumuzu tekrardan deklare etmek isterim. Hamdolsun.
4•Bu arada Hadis, Tefsir derslerimiz kırık manayla dersleri verilir. Siz, bu Gramer'de pişerken oraya da bir muhadese edasıyla katılabilirsiniz. Böylece pratiğini orada görmüş olursunuz. Bunun yanı sıra biraz seviye kazanmanız ile tahlil ve irab dersleri de sizlere takdim edilecek biiznillah. Kalite ve disiplin en büyük hedefimizdir. Hocamızın taziyesi olmadıkça ders iptal edilmez, edilemez. Aksi takdirde onu da telafi ediyoruz. Hamdolsun.
5•Derslerde hem erkek hem de bayan kardeşlerimiz katilabimektedir. Mahremiyet hassasiyeti dikkate alınmaktadır. Bugüne dek herhangi bir pürüz ile karşılaşmadık. Hamdolsun.
6•Medreseyi ayağınıza getirdik. Ağza almak size kalmış:) bizden bu, sizden çaba ve gayret biiznillah. Şunu unutmayın! Bu medreseden kimse çevirilmez. Bir telefon kadar size yakınız. Arkadaşlar her türlü hizmet için sizin hizmetinizde olacak biiznillah. Hamdolsun.
| WhatsApp msj: 0534 242 34 18
🔴 Enfes 5 Âhlakı [sallallahu aleyhi ve sellem]:
➡️ Bir İnsanı ikaz ettiği vakit veya bir şey öğrettiğinde elinden tutup yumuşakça telkinde bulunur. Hz. Muaz ve Ubey'ye yaptığı gibi.
⤵️ Kişilerin hatasını umumda isim vererek söylemezdi. "Ne oluyor bazılarına.." "o kişiler yazık etti" ifadeleriyle seslenirdi.
⤵️ Nübüvvet makamı olmadıkça zatı için asla kin, intikam gütmez idi. Ruhu o kadar yüce idi ki sonunda düşman bu engin ahlaka teslim olurdu.
⤵️ Toplumsal hataları düzeltirken evvelen kendisi yapar, akabinde yaptırır. Çok kısa zaman içerisinde şehrin tamamı o hatayı düzeltmiş olurdu. Enfes bir ufuk, derin bir feraset ve basir sahibi idi [s.a.v]
⤵️ Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in en güzel yönü, etkileyici tarafı şuydu; dediğini toplumda örnek olsun diye yer yer yapar, yaptığını başa kakmaz idi. Hata da ısrar edeni kovmaz, bıkmaz idi. Kuyu gibi derin olan bir sabrı, deniz gibi heybetli bir ahlakı ve kayalar gibi sağlam bir metaneti vardı. Şarkın ve garbın efendisine Salât ve selâm olsun.
Soğuk biri değilim aslında,
soğudum diyelim zamanla...
Artık içimden konuşup, kimse yokken gülüyorum meselâ…
Eskide kaldı o içi-dışı bir olan ben..!
Çünkü içim insanlardan yorgun,
Çünkü hep çocuk yanımdan yedim vurgun…
Gereğinden fazla söz israfına girmiyorum,
Dilime gem vurdum...
Soğuk gibi gördüğünüz,
Aslında akıllanmış yaralı bir çocuk.!
Ve değil kimseye kastım,
Ben kendimi dışarıya kapattım...
Zira severim insanları…
Sadece eskisi gibi;
Bunu göstermeyi bıraktım hepsi bu..!
Hz. Aişe Annemiz anlatıyor:🕊
Bir gün Rasulullah’ı ﷺ neşeli gördüm ve:
"Yâ Rasûlallâh, bana dua eder misin?" dedim.🌷
Rasulullah ﷺ şöyle dua etti:
"Allah'ım! Aişe'nin geçmiş, gelecek, gizli ve açık bütün günahlarını affet."
Bu duaya o kadar sevindim ki kendimden geçer gibi oldum.🥀
Rasulullah ﷺ gülümseyerek:_
Duam çok mu hoşuna gitti? buyurdu.
"Senin duan nasıl hoşuma gitmez ki!" dedim.
Bunun üzerine Rasulullah şöyle buyurdu:
"Vallahi bu dua, ümmetim için her namazda yaptığım duadır.."🌹
Hayırlı sabahlar 🤲🏻
“Allâh’ım! Sen’den, katından vereceğin öyle bir rahmet istiyorum ki, onunla
kalbime hidâyet,
işlerime nizâm,
dağınıklığıma tertip,
içime kâmil îman,
dışıma amel-i sâlih,
amellerime temizlik ve ihlâs ver, rızâna uygun istikâmeti ilhâm et, ülfet edeceğim dostumu lûtfet ve
beni her türlü kötülüklerden koru!
Allâh’ım, bana öyle bir îman, öyle bir yakîn ver ki, artık bir daha küfür (ihtimâli) kalmasın.
Öyle bir rahmet ver ki, onunla, dünya ve âhirette Sen’in nazarında kıymetli olan bir mertebeye ulaşayım.”
(Tirmizi, Deavât 30/3419)
اَللّهُمَّ إنِّي أَسْأَلُكَ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِكَ تَهْدِي بِهَا قَلْبِي وَتَجْمَعُ بِهَا أَمْرِي وَتَلُمُ بِهَا شَعَثِي وَتُصْلِحُ بِهَا غَائِبِي وَتَرْفَعُ بِهَا شَاهِدِي وَتُزَكِي بِهَا عَمَلِي وَتُلْهِمُنِي بِهَا رُشْدِي وَتَرُدُّ بِهَا أُلْفَتِي وَتَعْصِمُنِيبِهَا مِنْ كُلِّ سُوءٍ. اَللَّهُمَّ أَعْطِنِي إِيمَانًا وَيَقِينًا لَيْسَ بَعْدَهُ كُفْرٌ وَرَحْمَةً أَنَالُ بهَا شَرَفَ كَرَامَتِكَ فِى الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ.
Okunuşu: "Allahümme innî es'elüke rahmeten min indike tehdi bihâ kalbi ve tecmau bihâ emri ve telümmü bihâ şa'sî ve tuslihu bihâ gâibî ve terfeu bihâ şâhidî ve tüzekki bihâ amelî ve tülhimünî bihâ rüşdî ve terüddü bihâ halfetî ve ta'simunî bihâ min külli sûin.
Allahümme e'dinî îmânen ve yakınen leyse beğdehu küfrun ve rameten enelü bihe şerafe kerametike fi'ddünya vel âhirah."
🔴 Cihat Yaycı :
‼️Türk vatandaşlarına çağrım şudur: Tatil planı yaparken sadece denizi, oteli ve fiyatı değil; ülkemizin çıkarlarını, ekonomik gücünü ve milli hassasiyetlerini de düşününüz.
Yunanistan, Türk turistleri dostluk ve karşılıklılık anlayışıyla değil, ekonomik ihtiyaç nedeniyle kabul etmektedir. Bugün Türk vatandaşlarına uygulanan kapıda vize sistemi tüm Yunanistan için geçerli değildir; yalnızca Türkiye’ye yakın ve ekonomileri büyük ölçüde Türk ziyaretçilere bağımlı hâle gelen belirli adalarla sınırlıdır. Üstelik bu uygulama geçici ve süreli bir istisnadır.
Buna karşılık Yunan vatandaşları Türkiye’nin tüm sınır kapılarından kimlik kartlarıyla giriş yapabilmekte, hatta birçok durumda süresi geçmiş kimlik kartlarıyla dahi kabul edilmektedir. Türk vatandaşları ise hâlâ vize uygulamalarına tabi tutulmaktadır. Bu durum karşılıklılık değil, açık bir eşitsizliktir.
Bugün Adalar Denizi’ndeki bazı adaların esnafı, restoranı, oteli ve ticareti büyük ölçüde Türk turistlerin harcamalarıyla ayakta durmaktadır. Ancak aynı Yunanistan; 19 Mayıs’ı, yani Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesini başlattığı günü sözde “Pontus Soykırımı Günü” ilan eden, nesillerine Türkiye karşıtı tarih anlatıları aktaran, Batı Trakya Türklerinin Lozan’dan doğan haklarını yıllardır kısıtlayan ve Türkiye’ye yönelik maksimalist taleplerini hiçbir zaman tamamen terk etmeyen bir devlet politikası izlemektedir.
Dolayısıyla mesele yalnızca turizm değildir. Harcanan her kuruşun ekonomik olduğu kadar siyasi ve stratejik sonuçları da vardır. Bugün bazı adaların ekonomileri Türk turist sayesinde ayakta dururken, aynı devletin uluslararası platformlarda Türkiye’nin hak ve menfaatlerine karşı faaliyetlerini sürdürmesi, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine politikalar izlemesi üzerinde düşünülmesi gereken bir çelişkidir.
Elbette herkes tatilini istediği yerde yapabilir. Ancak vatandaşlarımız harcadıkları her kuruşun ekonomik, siyasi ve stratejik sonuçlarını da düşünmelidir. Kendi ülkesinin turizmine, esnafına ve ekonomisine katkı vermek sadece bir tatil tercihi değil, aynı zamanda milli bilinç ve sorumluluk meselesidir.
Unutmayınız; bir milletin gücü yalnızca ordusundan değil, ekonomisine sahip çıkan vatandaşlarının tercihinden de gelir.
İbnü’l-Cevzî şöyle der: “Bir zamanlar dost dediğimiz insanlarla ünsiyet kurduğumu gördüm. Sonra onları tecrübeyle tanıdım… Çoğunun:
• Nimetlere haset eden,
• Hataları örten değil açığa vuran,
• Oturup kalktığı kişinin hakkını gözetmeyen,
• Dostuna malıyla destek olmayan kimseler olduğunu gördüm…
Bunun üzerine düşündüm ve anladım ki; Hak Teâlâ, mümin kulunun kalbinin kendisinden başkasıyla ünsiyet kurmasını kıskanır. Bu yüzden dünyayı ve insanlarını ona bulanık gösterir ki, kalbinin gerçek huzuru yalnız Rabbiyle olsun…
Öyleyse insanları bütünüyle dost değil, sadece tanıdık say.
Sırrını hiçbir mahlûka açma.
Onlarla zahire göre geçin.
İhtiyaç kadar yakın ol, fakat dikkatli davran…
Sonra insanlardan yüz çevirip kendi işine yönel ve yalnız Rabbine tevekkül et.
Çünkü hayrı yalnız O (Celle Celaluhü) getirir,şerri de yalnız O (Celle Celaluhü) giderir...”
Bu duayı kapı kapı gezip insanlara öğretesim geliyor. Her sabah namazından sonra Resûlullah s.a.v okuyordu. Hayatı dengeye koyan nefis bir dua:
"Allahım! Senden faydalı ilim, helâl rızık ve kabul edilen amel isterim." [İbn-i Mâce]
Tarikatlar ve hocalar sessiz kalınca,
AYM Başkanı konuşma değil, adeta vaaz vermiş
Kul hakkı ibadetle affolmaz
Midesine haram lokma girenin gönül gözü gerçeği göremez
Midesinde haram lokma olanın basireti kapanır
Haramla abad olanın sonu berbat olur👏
"Namaz, modern tıbbın bugün parça parça önerdiği şeylerin bin beş yüz yıl önce tek bir sistem halinde sunulmuş halidir."
Prof. Dr. Erkan Topuz, namazın sadece bir ibadet değil, aynı zamanda insan bedenini ve ruhunu tedavi eden biyolojik bir mucize olduğunu belirterek, modern tıbbın parça parça önerdiği sistemin namazda bütünleştiğini vurguladı.