Dün aralarında bizim de bulunduğumuz birçok feminist ve LGBTİ+ örgütünün X hesabı, içinde “LGBTİ+” geçen paylaşımlar sebebiyle engellendi.
Yasaklarla, sansürle, hesap kapatmalarla yok olmuyoruz. Buradayız ve bulunduğumuz her alanda feminist isyanı büyütmeye devam edeceğiz.
Cumhuriyet ateşini yakanların, teslim olmayanların, boyun eğmeyenlerin memleketi güzel İzmir…
Yine omuz omuza, yine meydan meydanayız.
Partimizi, irademizi, milletin meydanında savunuyor; yarın Cumhuriyet Meydanı’nda buluşuyoruz.
İzmir Cumhuriyet Meydanı | 26 Mayıs Salı |12.00
ÇHD’nin 50 yıllık tarihini ve avukatlık pratiğini pespaye kararlarla engelleyebileceğini sananlardan belli ki ders çıkarmamış Koç Üni yönetimi nezdinde herkese sesleniyoruz: sokakta, karakolda, adliyelerde, kampüste ve her yerde direnenlerin yanındayız! Yasaklar bizi durduramaz.
Toplam beş farklı kurumdan alınmış darp raporum var. Metris Cezaevi'ne sevk edilmeden önce Haseki Hastanesi'nden aldığım darp raporum; Metris Cezaevi'ndeki ikinci günümde yapılan sağlık kontrolü esnasında aldığım darp raporum; Silivri Cezaevi'ne sevkimden sonra yapılan sağlık kontrolümde aldığım darp raporum; Silivri Cezaevi'nde bulunduğum esnada beni ziyaret eden Avrupa İnsan Hakları İşkence Komitesi'nin aldığı darp raporum; 9 Nisan Çarşamba günki duruşmamdan tahliye olduktan iki gün sonra Beylikdüzü Devlet Hastanesi'nden aldığım darp raporum. Ayrıca sorgu odasında kamera bulunuyordu, uğradığım işkencenin kamera görüntüleri de mevcut. Yüzümde, özellikle kulaklarımda, sol üst kolumda, sağ üst kolumda, sırtımın, ensemin alt kısmında ağır darp izleri, ellerimde ve bileklerimde kelepçe izleri var. Bu izlerin bir kısmı, üç buçuk hafta geçmesine rağmen hala vücudumda duruyor. Yaşanan işkenceyle ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. İşkenceci polislerin en ağır cezayı alması için, beni tamamen gönüllü destekleyen avukatlar sonuna kadar çaba harcıyor.
Olayın özeti: Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarında paylaşan Çevik Kuvvet Polislerini, kendi şahsi Twitter hesabımda haber yaptığım için altı polis tarafından altı saat işkence gördüm ve iki hafta boyunca cezaevinde yattım.
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Katillere ödül gibi ceza!
Zonguldak'ta kaçak bir madende çalışan göçmen işçi Nourtani, madenin sahipleri ve işçiler tarafından yakılarak katledildi.
Maden ocağı sahipleri Hakan Körnöş ve Enver Gideroğlu taksirle öldürme suçundan 5 yıl 8 ay
Ahmet Aydın delil karartma suçundan 4 yıl 6 ay
Ocak çalışanları Sercan Kayabaş, Eray Demiro ve Alaattin Çayırlı ise delil karartma suçundan 2'şer yıl hapis cezası aldı.
Nourtani'nin avukatı Bahadır Şeker'e göre failler 3 ay içerisinde serbest kalabilirler.
Yetkililere soruyoruz: Türkiye'de nüfus kağıdın yoksa katledilmek serbest ve meşru mudur?
Gün gelecek, devran dönecek, tüm zalimlerden hesap sorulacak.
Dönem ortasındayız bayram dönüşü ödev falan isteyen arsız hocalar kesin olur bu süreçte aktif sokakta olan ya da olmayan fiziksel ya da psikolojik olarak etkilenip sorun yaşayan siyaset bilimi ve sosyoloji öğrencileri yazın ödevlerinize yardım edicem
Özel "Kürtler'e devlet vaat ediyorum" dediğinde veya çıkıp Yavaş adına özür dilediğinde, tabanını oluşturan kesimlerin birçoğunu rahatsız edecek olmasına rağmen bunları söylüyor. Yani sanıldığından daha fazla risk alıyor. Bunları görüp takdir etmek gerektiğini düşünüyorum.
CHP eleştirilerine çoğunlukla hak veriyorum ama bu eleştirilerin çoklukla gözardı ettiği şu: CHP, mesele özellikle Kürtler olduğunda tabanının önünde bir parti. Yavaş'ın Kürtleri kriminalize eden miting konuşması, CHP tabanının önemli bir kısmının genel yaklaşımını yansıtıyor.