Nihat Ali Özcan (@nihataliozcan) hocam ile hazırladığımız "Self-criticism mechanism in Marxist–Leninist oriented organizations: the PKK case" başlıklı makalemiz Dynamics of Asymmetric Conflict dergisinde yayımlanmıştır. İyi okumalar...
👇
https://t.co/nDBqQhhm0j
The journal Dynamics of Asymmetric Conflict has published our article, "Self-criticism mechanism in Marxist–Leninist oriented organizations: the PKK case," which we co-authored with Dr.Nihat Ali Özcan (@nihataliozcan). The article link is below.
👇
https://t.co/nDBqQhhm0j
🔵 En son analizim:
"İsrail'in 1915 Olaylarını Yorumlaması ve Avrupa Birliği'nin Sessizliği
Avrupa Birliği’nin (AB) uluslararası meselelerde sergilediği tutarsızlıklar, son dönemde İsrail’in 1915 olaylarını soykırım olarak tanımasıyla birlikte daha da belirgin hale gelmiştir. Bu tanıma, salt tarihsel bir değerlendirme olmaktan ziyade, güncel jeopolitik çıkarların bir yansıması olarak öne çıkmaktadır. AB’nin Türkiye’ye yönelik raporlarında sergilediği sert eleştirel yaklaşım ile İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki eylemlerine karşı gösterdiği sessizlik, Birlik’in güvenilirliğini ve ciddiyetini ciddi biçimde sorgulatmaktadır. Bu çerçevede, tarihsel trajedilerin güncel siyasi araçlar haline getirilmesi, evrensel hukuk ve ahlak ilkelerinin aşındırılması riskini taşımaktadır.
[...]"
Devamı için tıklayınız:
https://t.co/iplwTYnKO1
Futboldan çok da anlamam. Ancak bana göre, dünyanın en iyi yabancı teknik direktörü yerine, "Çocuklar yarın ki maçta dedeleriniz gibi Çanakkale'nin geçilmeyeceğini gösterin" diyebilecek en kötü Türk direktör getirilmeli...
Enza Home, 73 gün önce aldığım baza ve başlığımı ne zaman telim alacağım. Çünkü personeliniz ve yapay zekanız cevap veremiyor...Tam 73 gün önce........@Enza_Home , @yatasbedding
💥En son yorum yazım:
Yunanistan'ın Türk Diplomatlarını Hedef Gösterme Politikası
" [...]
1994 yılının Şubat ve Mart aylarında, Yunan Milli İstihbarat Teşkilatı’yla (EYP) bağlantılı olduğu bilinen aşırı sağcı haftalık gazete Stohos (Hedef), açık bir linç kampanyası başlatmıştır:
16 Şubat 1994 tarihli sayısında “Atina’daki 84 Türk hedefinin isimleri” manşetiyle tüm Türk diplomatların ad-soyad, ev adresleri ve araç plakalarını tek tek yayınlanmıştır.
9 Mart 1994’te adı geçen gazete bu listeyi yeniden servis etmiştir; bu kez başlık şöyledir: “Yunanistan’da faaliyet gösteren en tehlikeli Türk diplomatlar”. Türk diplomatlar “Yunanistan’a karşı ajan” olarak damgalanmış ve “Helen üstün çıkarları için ortadan kaldırılması gereken zararlı unsurlar” gibi bir üslupla hedef gösterilmiştir.
Bu yayınlar tesadüf değildir. Türk diplomatların isim, adres ve plaka bilgileri gizli tutulur ve yalnızca belirli Yunan güvenlik yetkilileri tarafından bilinirdi. Stohos’un bu hassas bilgilere ulaşabilmesi, Yunan güvenlik bürokrasisinden sızdırıldığını göstermektedir. Gazete, diplomatlarımızı “öldürülecek hedefler” olarak kamuoyuna sunarak fiilen suikast çağrısı yapmıştır.
[...]"
Devamı için tıklayınız: https://t.co/q6YfjiNbNJ
🇹🇷🇹🇷
Mekanları cennet olsun...
Polisin silah kullanma yetkilerini güncelleyen kanun acilen çıkarılmalı, silah kullanma tereddütleri ortadan kaldırılmalıdır...
🔵En son yazım:
“FRANSIZ LAFARGE ŞİRKETİNİN TERÖRİZM FİNANSMANI VE FRANSA: 2026 MAHKEME KARARI IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME
Dört yıl önce, 24 Ekim 2022 tarihinde AVİM tarafından yayınlanan “Fransız Lafarge Şirketinin Terörizme Desteği ve Fransa”[1] başlıklı analizimizde, çok uluslu çimento devi Lafarge’ın Suriye iç savaşının ilk yıllarında (2012-2014) terör örgütleriyle kurduğu ticari ilişkileri ve bu ilişkilerin uluslararası hukuk ile ulusal güvenlik açısından yarattığı sorunlar ele alınmıştı. O dönemde ABD Adalet Bakanlığı’nın Lafarge’ı “terör örgütlerine maddi destek sağlamak” suçundan mahkûm etmesi ve şirketin 778 milyon dolar tutarında rekor bir ceza ödemeyi kabul etmesi, konunun yalnız kurumsal bir skandal olmanın ötesinde, devlet-şirket ilişkileri ve terör finansmanının yeni boyutlarını gündeme getirmişti. Yaklaşık dört yıl sonra, Paris Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar, bu tartışmayı yeni bir aşamaya taşımıştır.
[…]
Uluslararası ilişkiler disiplini açısından bakıldığında, olay, güvenlik tehditlerinin (terör finansmanı, savaş ekonomileri) klasik devlet merkezli analizlerin ötesinde, aktör çeşitliliğini (şirketler, aracılar, yerel aktörler) göz önünde tutacak daha karmaşık bir çerçeve gerektirdiğini bir kez daha teyit etmektedir. Zira bu tür kararlar, yalnızca geçmişin muhasebesini yapmakla kalmayıp, gelecekteki çatışma bölgelerinde benzer risklerin önlenmesi için gerekli kurumsal ve hukuki reformlara da zemin hazırlamaktadır.”
Devamı için tıklayınız: https://t.co/8huU5j4Rev
DSJOURNAL
ÖZEL SAYI ÇAĞRISI
İstihbarat ve Diplomasi: Stratejik Belirsizlikler Çağında Yeni Nesil Sınamalar ve Öngörülemezliği Yönetmek
Detaylı bilgi için
https://t.co/nWffzJWReC
Bu özel sayı, istihbarat ile diplomasi arasında süre gelen ilişkiyi istihbarat diplomasisi şeklinde ifade edilebilecek geniş bir kavramsal çerçeve içinde incelemeyi amaçlamaktadır. Bu sayı; istihbaratı savunma ya da dış politika yapımını destekleyen yardımcı bir unsur olarak ele almanın ötesine geçerek istihbarat aktörlerinin, kurumlarının, ilişkilerinin ve pratiklerinin diplomatik süreçleri, enformel müzakereleri, örtülü iletişim kanallarını ve uluslararası düzeni nasıl şekillendirdiğini tartışan çalışmaları davet etmektedir.
Güvenlik çalışmaları alanında akademik kariyer yapan/yapacak olanlara tavsiyem:
Bu harpte yazılan, çizilen, söylenenleri çalışmalarınızda kaynak olarak kullanırken, önce yazarın bu alandaki yetkinliğine dikkat edin.
Yoksa, “harbin doğasını” değiştirir, “asimetrik savaş stratejisi” geliştirir, helikopterle hava indirmesi, uçak gemisi ile amfibi, özel kuvvetle komando harekatı yapar, bir de her yerde “çok zayiat” verirsiniz.
Siz siz olun, işi uzmanlarından öğrenin.
Savaşta taraflar nereye gideceklerine karar vermek için alternatif planları değerlendirirken, biz de @nihataliozcan hoca ile ABD/İsrail-İran Savaşı'nın #istihbarat boyutuna baktık. 👇👇
#OnsALTIN#altın#gold
Zirvenin gerçekleştiği 29Ocak2026 öncesi, zirvenin gerçekleştiği 29Ocak günü, zirvenin gerçekleştiği 29Ocak sonrası, ilgili paylaşımlarım, geriye dönük tivitlerde görülebilir..
"2Şubat-2Mart yükseliş döneminde" de, bu yükselişin, "29Ocak zirvesi sonrası başlayan düzeltme sürecinin alt ayakları" olduğunu, VE, bu yükseliş döneminin sınırlı kalacağı ve yeni zirve getirmeyeceği yönündeki düşüncelerimi, belirtmiştim.. Ki, 2Martta 5419 tepesi oluştu..
Son olarak, Fiyat, 5000$ dolar seviyesi civarında iken 16Mart günü, gün içi yaptığım son ilgili paylaşımda da, altta 4954 dolar seviyesini önemsediğimi, olur da bu seviye kırılacak olurSA, satış baskısının artmasının bekleneceğini, belirtmiştim..
Nitekim 18Mart günü 4954 kırılması ile birlikte satış baskısı sürecinin nasıl şiddetlendiği, son 3 mum 'a yakından baktığınızda, net şekilde görülebilmektedir..
*****
OnsAltının, 29Ocak2026 da 5598 dolar seviyesinde ZİRVE gerçekleştirmesi sonrası içine girdiği "düzeltme süreci", alt ayaklarını(alt dalgalarını) oluştura oluştura, devam ede gelmektedir..
İlk ayakta, 2 Şubat dibine doğru oldukça sert şekilde gerilemiş olan OnsAltın, ardından 2Marta kadar geçen sürede, yaşanmış bu sert düşüşe karşı, bir tepki yükselişi oluşturmaya çalışmış, ve ancak bu tepki yükselişi 2Mart tepesi ile, sınırlı kalmıştır..
2Mart sonrası da, 3. ayak diyebileceğimiz şekilde, beklenen gerilemesi devam etmiştir..
DÜZELTME sürecinin nasıl bir yapıda olacağını, önceden bilmemizin bir imkan ve ihtimali bulunmaktadır..
Sadece olası senaryolar üzerine 'fikir yürütme' ve buradan 'bir takım çıkarımlar yapma' çabasında olabiliriz :
Bu düzeltme sürecinin;
2Şubat dibi A, 2Mart tepesi B, ve şuanda yaşanan gerilemenin C, olarak izlenebilmesi için, C dibi, A dibi altında olmamalı..
Yani 4405 seviyesi kırılmamalı.. Kırılması halinde (Kırılacak olurSA) tarif edilen şekilde bir üçgen düzeltme olasılığı ortadan kalkar.. O zaman da A - B- C dalgalarından oluşan bir zig - zag yapıda, düzeltmenin derinleşeceği, bir senaryo akla gelir..
Bu durumda da 2Mart sonrası başlayan ve 18Martta 4954 seviyesinin kırılması ile şiddetlenen satış baskısının en azından 200günEMA seviyesi civarına doğru (kabaca4200 civarı) devam edeceği düşünülür.. Ki bunun altında da, son yükseliş dalgasının başlangıcı olarak görülen 28Ekim dip seviyesi civarı (kabaca 3800 civarı) bulunmaktadır..
Hafta boyunca ve önümüzdeki ilerleyen günlerde grafik üzerinde öne çıkan, bu söz konusu seviyelerde nasıl bir fiyatlama davranışı içinde olacağını yakından izlemeye çalışıyor olacağız..
Kısa vadede Haftanın ilk günü, üstte 4736 dolar seviyesi ÇokKısaVadeliYatırımcılar(Trader'lar) için, önemli.. Fiyatın 4405 seviyesi altına sarkmadan üstte bu seviyeyi aşması gerekir ki, düzeltme sürecinin üçgen düzeltme sürecine evrilmesi ihtimali, devam edebilsin..
OnsALTINI böylesi bir bakış ve bu rakamsal şartları takip ederek izlemeyi sürdürüyor olacağız..
Bilginize sevgiler..🙋♂️