hocamın tavsiye ettiği bir dua metnini okuyorum, “zürriyetime eziyet verecek günahlarımdan sana sığınırım” ibaresi geçiyor. çok tuhaf ama ilim gibi akışkanlık haline getirilen hal ve hareket hatta günahların tezahürü bile ırsi olabiliyormuş.
Öyle günahlar vardır ki; onları ne namaz ne de oruç silebilir. Onları ancak aile geçimi (ve ehlinin bakımı) uğruna çekilen keder ve tasalar siler.
• Vahyül-Kalem - Er-Râfi'i
nahif kızlar için adım adım çirkeflik öğrenme rehberi hazırlicam. kendi tecrübelerimden yola çıkarak narsist ve dengesiz insanlarla iletişim kurup nasıl kendi hakkımızı savunuruz psikolojimizi koruruz bunu öğrenmemiz lazım
1. birinci öncelik "SES TONU".
Hocalarımız Firavun’dan bahis açılınca “yokuşta bir tek onun atının ayağı tökezlemezdi” derdi. Firavunlaşmak biraz da yaşadığımız pürüzsüzlüğün hakkımız olduğuna inanmaktır.
yürümenin felsefesi kitabını ilk okuduğumda yürümekle ilgili kafamda yekpare kristal bir top gibi bir düşünce belirmişti; yürümek aslında bir yere ulaşmak için değil, bir süreliğine hiçbir yere ulaşmak zorunda olmamak için yapılıyordu, evet, o gün bugündür yürüyorum
Kirlileri çamaşır sepetine attığımız, bulaşıkları yıkarken şarkı mırıldandığımız, banyodan sonra bornozla tembel tembel durduğumuz, geceyarısı midemiz kazındığında buzdolabını yokladığımız yer. Hepsi basit görünür ama başkasının evinde anlarız bunların ne anlama geldiğini.
"Lütfen nazik olun. Birinin öğün atlamasının, uyanmaktan nefret etmesinin veya dışlanmış hissetmesinin sebebi olmayın. Sözleriniz ve eylemleriniz insanların aklında sonsuza dek kalır."