📍 Rize Adliyesi
Cumhuriyet Başsavcımız Sayın Recep Sevgili, Adalet Komisyonu Başkanımız Sayın Ahmet Köse, Baro Başkanımız Sayın Ümit Peçe ile hâkim, savcı ve avukatlarımızla bir araya geldik.
Adalet hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve erişilebilir sunulması amacıyla adli kapasitemizi güçlendirmeye; fiziki ve teknik altyapımızı daha modern bir yapıya kavuşturmaya yönelik değerlendirmelerde bulunduk.
Hedef süre uygulamasıyla yargıda etkinliği ve öngörülebilirliği artıracak; dosyaların makul sürede tamamlanmasını sağlayarak vatandaşlarımızın adalete güvenini daha da pekiştireceğiz.
Nazik ev sahiplikleri için Cumhuriyet Başsavcımıza ve Adalet Komisyonu Başkanımıza teşekkür ediyor; adaletin tecellisi için fedakarca görev yapan tüm yargı mensuplarımıza ve avukatlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
🇹🇷İLK KURŞUNU ATAN DA,
İLK KURŞUNU YİYEN DE OLSAM…
İlk kurşunu atan da, ilk kurşunu yiyen de olma pahasına doğruları söylemeye devam edeceğim.
Çünkü mesele makam değil, mevki değil, alkış değil.
Mesele Türkiye’dir.
Mesele, bu milletin umududur.
Mesele, sadece Türkiye’nin değil, Orta Doğu’daki mazlumların da umut bağladığı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında örülmeye çalışılan görünmez duvarlardır.
Bugün en büyük tehlike dışarıdan gelen saldırılar değil; içeriden örülen sessizliktir.
Sayın Cumhurbaşkanımızı milletten uzaklaştırmaya çalışan, gerçekleri görmesini engelleyen, meydanların sesini Ankara koridorlarında boğmaya çalışan anlayıştır.
Sayın Cumhurbaşkanımız,
25 yıldır bu ülkenin kaderini değiştiren liderdir.
Hizmet gitmeyen yerlere hizmet götürdü.
Yasaklarla mücadele etti. Vesayet odaklarını geriletti. Anadolu insanına özgüven kazandırdı.
Üç beş ayrıcalıklı zümrenin tekelindeki düzeni sarstı.
Anadolu’nun çocuklarını, iş insanlarını, girişimcilerini ayağa kaldırdı. Bu milletin onurunu, haysiyetini ve özgüvenini yeniden diriltti.
Ama bugün etrafında bulunan,sayesinde adam olan bazıları ne yapıyor?
Meydana çıkmıyorlar.
Sokağa inmiyorlar.
Kahveye uğramıyorlar.
Çiftçinin derdini dinlemiyorlar.
İşçinin elini sıkmıyorlar.
Esnafın halini sormuyorlar.
Emeklinin ızdırabını anlamıyorlar.
Gençlerin arasına karışmıyorlar.
Milletin içinde ter dökmüyorlar.
Sanki kazandıkları makamlar kendi emeklerinin ürünüymüş gibi davranıyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın mücadelesiyle elde ettikleri koltukların ve imkânların keyfini sürüyorlar.
Birileri yürüyecek, mücadele edecek, bedel ödeyecek; onlar ise arkadaki vagona binip seyahat edecek…
Böyle siyaset olmaz.
Böyle dava taşınmaz.
Böyle mücadele kazanılmaz.
Her gün savunmada kalarak, kalemize gelecek golleri bekleyerek başarı elde edemeyiz.
Hücum etmek zorundayız. Meydanları boş bırakamayız. Sokağı terk edemeyiz.
Milletle aramıza duvar öremeyiz.
Köye gideceğiz.
Mahalleye gideceğiz.
Tarlaya gideceğiz.
Fabrikaya gideceğiz.
Kahveye gideceğiz.
Gençlerle buluşacağız.
Millete derdini dinleyeceğiz.
Türkiye’nin mücadelesini anlatacağız.
Ekonomiyi anlatacağız.
Bölgesel tehditleri anlatacağız.
Türkiye üzerinde oynanan oyunları anlatacağız.
Çünkü bu dava masa başında değil, milletin gönlünde kazanılır.
Bugün en büyük hata, Sayın Cumhurbaşkanımızın etrafını çevirip onu milletten uzaklaştırmaya çalışmaktır.
Gerçekleri süzerek aktarmak, sorunları gizlemek, eleştirileri perdelemek kimseye hizmet değildir.
Bu tavır, lidere de ülkeye de iyilik değil kötülük getirir.
Biliyorum…
Bu sözlerden rahatsız olanlar olacak.
Saldıranlar olacak.
Hakaret edenler olacak.
Varsın olsun.
Ölen biz olalım, yaşayan vatan olsun.
Yorulan biz olalım, yürüyen dava olsun.
Bedel ödeyen biz olalım, kazanan Türkiye olsun.
Çünkü koltuklar geçicidir.
Makamlar geçicidir.
Şahıslar geçicidir.
Ama TÜRKİYE kalıcıdır.
Ve Büyük Türkiye idealini yaşatacak olanlar, makam odalarında bekleyenler değil; milletin içinde yürüyenler olacaktır.
Kalın sağlıcakla..
ÇOK ÖNEMLİ GELİŞME…
2009’da Kahramanmaraş’ta FETÖ’cü istihbaratçılar tarafından kaza olarak soruşturulup üzeri örtülen, sonrasında 2020’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genişletilerek FETÖ bağlantısı ortaya çıkarılan, daha sonra ise Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına alınarak uyutulan Muhsin Yazıcıoğlu suikastı ile ilgili dosya Yetkisizlik Kararı ile yeniden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi
Nu mutlu şöhretin, servetin bozmadıklarına❗️
Cristiano Ronaldo:
"Filistin söz konusu olduğunda herkes sessiz.
Ben Filistinlilerin yanındayım.
İsrail'in Filistin'de yaptıkları insanlık dışı.
Bu ne din ne de siyaset meselesi; bu bir insanlık meselesi."
Sanatçı Murat Kekilli
“ Yıkılasın İsrail, enkazını göreyim sana ülke diyenin yüzüne tüküreyim”
“ Bu şarkıya olumsuz tepki verenler içimizdeki İsraillilerdir”
“ Şöhretini kendi kazanmış hiçbir sanatçı bu soykırıma duyarsız kalamaz”
🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸🇵🇸
Mustafa Destici: (Ahmet Türk'e)
"Kaçak elektrik dahil binlerce dönüm arazini ekeceksin, milyarlarca para kazanacaksın.
Ağa olacaksın, bey gibi yaşayacaksın ama eline Türk bayrağı almayacaksın.
Eline Türk bayrağı almayan benim hasmımdır."
Helal olsun hakkı konuşmuş...
Özgür Özel, “kocanı boşa CHP’de kal” demişti.
Burcu Köksal, kocasını tercih etti, CHP’yi boşadı.
İlk mesajı şu oldu:
“Ailenin kutsallığına inananlar, toplumun değerlerine saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim.”
SİZE, BİZE, HEPİMİZE RİZE!🇹🇷
Rize Günleri vesilesiyle yeşilin ve mavinin başkenti Rize’mizi Ankara’ya taşıyan hemşehrilerimizle bir araya geldik.💚💙
Sıcak karşılamaları, samimi sohbetleri için tüm hemşehrilerime teşekkür ederim. Birliğimiz, muhabbetimiz daim olsun.
AK Parti'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bilerek yada bilmeyerek ihanet eden kim veya kimler varsa onları deşifre etmek gerekmez mi?
Yıllardır Erdoğan'ın omuzunda siyaset yapıp sadece kendi ikballeri için var olanlara dur denmediği takdirde Erdoğan kazanır ama
AK Parti kaybeder!
Kimse babamızın oğlu değil.
AK Parti'de tek kırmızı çizgim ;
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dır...
Ona zarar veren kim varsa yazarım.
Değerlendirme yaparken,
Vekil,
İl Başkanı,
Bakan,
Genel Merkez,
ne diyora bakmam...
SOKAKTAKİ VATANDAŞA, SEÇMENE, ÜYEYE BAKAR DİNLER VE YAZARIM!..
Savcı Sayan’dan Mehmet Şimşek’e:
“Yıllardır ‘yarın düzelecek’ deniyor ama enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı bitmedi. Küçük esnaf ezilirken büyük borçlulara neden aynı yaptırım yok? Sabır taştı; artık çözüm ve adalet zamanı.”
Trabzonspor için çok şey yaptı.
Gönlünü, aklını, birikimini verdi.
Görünmeden maçlara gidip heyecan yaşadı.
Ekonomik kurtuluş reçetesi yazdı.
Hep "Sigorta" oldu.
Öyle bir adam ki;
Birgün dahi "Ben şunları yaptım"diye tek kelime etmedi.
Sevgisini hep siyasetten uzak tuttu.
🔴 SAYIN MEHMET ŞİMŞEK BAKANIM,
Göreve geldiğiniz günden bu yana aynı cümleyi duyuyoruz:
“Bugün değilse yarın düzelecek.”
Ama o yarın bir türlü gelmedi.
Aradan yıllar geçti. Enflasyon düşmedi, hayat pahalılığı azalmadı, esnaf nefes alamadı.
Hep “tünelin ucunda ışık göründü” diyorsunuz ama ne kadar uzun bir tüneldir ki sizin gördüğünüz o ışığı milletimiz bir türlü göremedi, göremiyor…
Aksine, vatandaş her geçen gün biraz daha yoksullaştı, biraz daha umutsuzlaştı.
Çarşıda, pazarda, sokakta insanların yüzüne bakın; umut değil, kaygı görürsünüz.
Esnafın kasasına memur oturtup bir günkü hasılatı ortalama kabul ederek vergi yazmak adalet midir?
10.000 TL, hatta 1.000 TL borcu olanın hesabına haciz koymak; trafik cezası yüzünden insanın arabasını bağlamak Allah’tan reva mıdır?
Arabasını bağladığınız için çoluk çocuğuyla yolda kalan insanların vebali kimin omzundadır?
Ama milyarlarca lira vergi borcu olanlara neden aynı kararlılığı göstermiyorsunuz?
Neden küçük esnafın ensesindesiniz de büyük borç sahiplerinin kapısına gitmiyorsunuz?
Sayın Berat Albayrak döneminde döviz bir lira oynadığında kıyamet koparanlar bugün neden suskun?
O günlerde algı operasyonu yapanlar, bugün yaşanan gerçek sıkıntıyı neden görmezden geliyor?
Size neden kimse hesap sormuyor?
Her şey elinizde deniyor. Yetki sizde. İmkân sizde. Ama sonuç yok.
Her gün “yarın düşecek, yarın düzelecek” diyerek bu millet üç yıldır enflasyonun düşmesini sabırla bekliyor.
Artık sabır taştı.
Eğer bu işi bilmiyorsanız, bırakın.
Biliyorsanız, bu zulüm niye?
Siz ekonomist misiniz, finansçı mı?
Ekonomist olsaydınız; kıt imkânlarla milletin refahını artırmanın yollarını arardınız.
Üretimi güçlendirir, esnafı ayağa kaldırır, dar gelirliden değil israftan tasarruf ederdiniz.
Yoksa finansçı mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?
Havada uçan kelebekten, yerdeki ottan nasıl vergi alınır hesabı mı yapıyorsunuz?
Bu anlayış ne Türkiye’nin ruhuna uyuyor, ne bu milletin vicdanına, ne de inancına.
Her gün telefonlarımız çalıyor:
“1.000 TL için aracım bağlandı” diyenler,
“Vergi borcundan hesabıma bloke kondu” diyenler,
“Evime icra geldi” diye ağlayanlar…
Bu ülkenin insanı düşman değil.
Milletimiz vergi vermekten kaçmaz; yeter ki adalet görsün.
Yeter ki yük adil dağıtılsın.
Yeter ki küçük ezilirken büyük korunmasın.
Türk halkı sizden şeffaf bir hesap bekliyor.
Neyi, neden yaptığınızı açıkça anlatmanızı istiyor.
Fedakârlık isteniyorsa, bu fedakârlık herkesten eşit istenmeli.
Sayın Bakanım,
Sayın Cumhurbaşkanımız size güvenerek bu görevi verdi.
Ekonomiyi toparlamanız, millete nefes olmanız için sizi bu makama getirdi.
Ama bugün gelinen noktada, uygulanan politikalar en büyük zararı bizzat sayın Cumhurbaşkanımıza vermektedir.
Çünkü sahadaki tablo ile anlatılanlar örtüşmemekte, bunun siyasi bedelini milletin gözünde sayın cumhurbaşkanımız ödemektedir.
Bu gidişat sadece ekonomiyi değil, güveni de zedeliyor.
Unutmayın; ekonomi rakamlardan ibaret değildir, güvenle ayakta durur.
Artık “yarın” değil…
Bugün konuşma zamanı.
Bugün çözüm zamanı.
Bugün adalet zamanı.
Anneler Günü sebebiyle; kadınları bir reklam filminde kullanarak bir köpeğin annesi olarak göstermek öncelikle çocuk doğurmuş anne olmuş tüm kadınlara bir hakarettir!
Bu reklam da “Hayvan sevgisi değil kadına, kadının annelik kimliğine nefreti” görüyorum!
Kimse kusura bakmasın: Benim de evimde bir kedi var ve yıllardır kedi bakıyorum.
Fakat; benim evladımın yerine hiçbir hayvanî Koyamam.
Size bunu inandıranlar ise sizi ne yerine koyuyor siz onu düşünün!
Dost acı söyler
Bazıları yazdığımız yazılardan rahatsız olabilir.
Varsın olsunlar!
Ama şunu iyi bilsinler;
Bütün siyasi varlıklarını Tayyip Erdoğan'a borçlu olanların adı unvanı ne olursa olsun bilerek ya da bilmeyerek Erdoğan'a ihanet ediyorsa uyarmaya devam edeceğiz!
İstifa eden Erdoğan’ın yakın koruması sebebini şöyle anlatıyor:
Bir cuma namazında Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’ndeydik. Polis Mehmet’le karşılaştık. Hoş beşten sonra “Hayırdır, burada ne yapıyorsun?” dedik.
O da “Başkan Erdoğan burada, namazı burada kıldık; onu bekliyorum.” dedi.
Erdoğan’ın yakın korumasıydı Mehmet. Hem çok sağlam bir delikanlı hem de kardeşimiz olduğu için sevinmiştik; önemli bir konumda diye. Ama o gün bize görevini bırakacağını söyledi.
Necip de ben de “Yahu sen ne yapıyorsun, ne güzel başkanın yanı başındasın; hayır dua kazanırsın. Milyonlarca insan bu görev için yanıp tutuşuyor, bırakma bu görevi.” dedik.
25–27 yaşlarındaki cıva gibi sportmen, güçlü kuvvetli delikanlı aynen şunları söyledi:
“Abi, ben insanlıktan çıktım. Artık dayanamıyorum. Bu adam günde 2 ya da 3 saat bazen uyuyor, bazen uyumuyor. Gecesi gündüzü yok. Bir günde 2 ülkeye gidiyoruz, yurt içinde bir günde 3 ile gidiyoruz. Sürekli planlar, projeler; devlet liderleri geliyor, gidiyor. Ara sıra evine 3 saat uyumaya gidiyor, orada bile ya Genelkurmay Başkanı ya da MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la telefonla görüşüyor. Gecenin bir yarısı hiçbir devlet görevlisini uyutmuyor, görüntülü telekonferans yapıyor. Öyle bir tempo ki sürekli bir koşuşturma; hiç yerinde durmuyor. Onun mesaisine benim bedenim dayanmıyor. Ailemin, çocuğumun yüzünü göremez oldum. Hiçbir özel hayatım kalmadı. Bu koşuşturmaya normal bir insan dayanamaz abi. Erdoğan ise belki 30 yıldır hep aynı tempoda koşturup duruyor. Hangi can dayanır bu mesaiye? Onun temposunda koşturan ikinci bir şahsı tanıyanınız var mı? Dünyanın neresinde bu tempoda çalışan bir lider, iş adamı, bürokrat, memur, işçi, esnaf, ziraatçı var? İkinci bir şahsı tanıyanınız var mı?”
(Alıntı)
Seninleyiz Reis Yüzyılın Konut Projesi YANINDAYIZ ERDOĞAN
Acı,tazeyken herkesin
Zamanla sadece sahibinin🥀🥀
Evlatsız bir sabaha uyanmanın acısı..
Allah inşirah nasip eylesin ..
Kahramanmaraş’taki şehit güllere rahmetle ..
📌 Allah aşkına...
Beni anlayın artık❗️
Benim menfaat ilişkileri ağında yerim yok, böyle bir isteğim de yok❗️
Kimsenin gözüne girmek gibi bir derdim de yok.
Makam mevki filan istemiyorum.
İkaz etmeye çalışıyorum❗️
Yıllardır bunu yapıyorum.
Hem kapalı kapılar ardında yapıyorum, hem de böyle alenen yapıyorum❗️
Şimdi...
Allah aşkına sonuna kadar izleyin ve yorumlarınızı yazın❗️
Ve şu etiketle yazın:
🔻🔻🔻
#ManeviVatançöküyor