HALKIMA DUYURU: Şu anda televizyonlarda yaşanan sahneleri çok iyi biliyorsunuz değil mi? Tıpkı komedi gibi. Deprem oluyor. Televizyonlar konuşmaya başlıyor. Deprem uzmanları sıra sıra boy gösteriyor. Kayıp yoksa şükr edilecek . Gece dışarıda kalınacak. Sonra da unutulacak. Eğer deprem büyükse acı ve keder.
Sevgili halkım bu daha ne kadar sürecek? Neden deprem dirençli yerleşim alanları için talepte bulun muyorsunuz? Harekete geçmiyor musunuz? 6 Şubatı ne çabuk unuttunuz? Deprem bizim için domates fiyatından, kırmızı et fiyatından daha mı önemsiz? Mülkün sahibi sizsiniz
Unutma: Sen ne isen dünya da sana öyle gözükür. Dışarıya yönelik sandığın sevgin, öfken, nefretin yahut bıkkınlığın aslında kendinedir. Zira insan kendinde olmayanı göremez.
Bu ülkede 6-7 kanaldan gün boyu, her gün maç yorumu yapılıyor. Şimdi TV’ye çıktım 5 dakika ayrıldı. Ne yazık ki deprem bilimci olarak halkı bilgilendirici açıklama yapamıyoruz….Bunun neresi bilgi toplumu? Oysa, İstanbul, Çanakkale, Bursa, Yalova, Balıkesir diken üstünde.
"Herkes ikinci şansı hak eder" sözü insanların hayatını kevgire çevirmeyi alışkanlık edinmiş insanların kendilerini haklı çıkarma biçimidir.
Seni iki kez ezip geçebilme hakkını kimseye verme.
şöyle bir şey okudum... rumi derki "dünyada olabilecek her bir olay için misal aleminde sayısız ihtimal uyur. siz ağzınızdan çıkan sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. insanın kaderine müdahalesi buradandır" tam olarak bu...
İnsan kalitemizde sorun olduğu için çoğu şey dikiş tutmuyor. Bencillik, açgözlülük, önyargı, kibir, haset, öfke, duyarsızlık, nezaketsizlik gibi haller hayatın her alanını zehirliyor. Hakikat ve hakkaniyet derdi olan bir avuç insan var. Onları da duyan ve anlayan kalmadı.