Sizlere iyi bir haberim var! Savcılık , Ezgi apartmanı altındaki pastane sahipleri için “olası kasttan” rekor cezalar istedi. İnşallah karar da bu yönde çıkar.
Bu günlere kolay gelmedik, gözyaşımı bile erteleyip günlerce delil topladım. Enkaz başında delil nöbeti tutarken hakkımda “delirmiş “ diye dedikodu çıkardılar . Ben adalet mücadelesi verirken ; “Onların arkası çok güçlü ,senin gücün yetmez uğraşma “dediler.Hakkımda defalarca şikayetlerde bulundular,kendiler firariyken ben suçlu gibi gidip gidip ifade verdim. Artık ceza aldıklarını görmek ve Oturup saatlerce hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum. Öpmeye kıyamadığım, nazar değer diye fotoğraflarını paylaşmaktan çekindiğim yavrularımın canının bir kıymeti olduğunu görmek istiyorum.Onları hayattan koparanların ceza aldığını görmek istiyorum. Vatandaşı olduğum ve bundan şeref duyduğum bu ülkenin adaletini hissetmek ve “Bu Ülkede adalet var! “ diye son nefesime kadar haykırmak istiyorum.
Dostlarım ben volkan koç olarak sizlere sesleniyorum. Patiliköyde bine yakın can var. Üstelik hepsi kurtarılmış . Bazı dernekler gibi pansiyon işi tapmıyor bu canları kullanmıyoruz. Tamamen kurtarılmış sokak canlarına gönüllü olarak bakıyoruz. Yaz kış onların başındayız. Üstelik şuan için ülkedeki tek resmi statüde olan yeriz. Onur şeref duyuyoruz. Canların hakkını canlara verdik en iyi yeri kurduk.fakat gelip görenler buradı harika ne kadar düzgün daha zorda yerler var diyerek yardımı kesmeye başladılar. Değerli dostlar ne yapmalıyım ben canlara harcadığım için mi kötü oldum. Çok üzgünüm dün hatrı sayılır bir bağış aldık. Bağışçı 30 dakika sonra bir dernekle görüştüğünü (ismini yazamam baktığı canlar var takipten çıktım rexil insanı) ve bağışı geri istediğini o derneğin daha çok ihtiyacı olduğunu ve bizim müthiş zengin dernek olduğumuzu anlatmış. Ne deyim ki. Herkes bir yerden Patiliköyü kamçılıyor. Sona geldik. İçinden çıkamıyorum. Binlerce can kurtardık. Siz olsanız böyle bir yeri nasıl çevirirdiniz. İlaç bekleyenler tedavi bekleyenler günlük kalp epilepsi ilacı alanlar temizlik malzemeleri ve diğer giderler çok çok tıkandım. Üstelik herşeye rağmen dimdik mücadele veriyorum. Denetimlerden alnımızın akıyla çıkıyor sizlere mahcup olmuyoruz. Canlara misler gibi bakıp hak yemiyoruz. Tek suçumuz güzel yer kurmak canları rahat yaşatmak mı. İnanın borç içinde kaldık. Kliniklere yetemiyor mama bulmakta zorlanıyoruz. Bugün hepinize son bir çağrı yapıyorum. Lütfen yılların Patiliköy ü be sahip çıkın . Kimse bu kadar cana bağış olmadan bakamaz. Ne yapacağımı şaşırdım artık. Devamlılık olmadan olmuyor. Üstelik bağış yapanların da bağışını geri çektiriyorlar. Bu kötülüğün içinde savaşmaktan yoruldum. Umarım bu samimi çağrım duyulur. Bağışlarınızı profil başındaki linklerden yada Aşspıdaki linkten yapabilirsiniz. Link açılmazsa özelden yazarsanız bilgilerimizi yollarım. Lütfen paylaşmayı unutmayın Patiliköy pes etmek üzere 😭
https://t.co/PKJvLqnch9
KAAN ARTIK YOK!
Vasiyeti üzerine mektubunu herkese
iletelim. Kaan, bu mektubu yazmış,
sadece annesine vermiş.
(Neden sadece annesine olduğunu okuduğunuzda anlayacaksınız.)
“Bu mektup adresine ulaşmalı”
dedim kendi kendime..
Buyurun siz de okuyun.
Sağlık bürokrasisindeki herkes okusun. Noktasına, virgülüne dokunmadan aktarıyorum..
"Ben bundan 6 sene önce lösemi hastalığına yakalandım. Ankara’da LÖSEV’in LÖSANTE Hastanesi’nde çok zor olan tedavim başladı, 2 sene sürdü. Tam “İyileştim” derken hastalığım tekrarladı.
Tekrar başa döndük ve 3 yıllık tedaviye başladık. Hiç yıkılmadım, “Ben bu hastalığı yeneceğim” diye anneme, kardeşlerime söz verdim. Ama lösemi canavarı beni 3’üncü kez pençesine alıp lösemi tekrarlayınca tam umudum kırılmak üzereyken LÖSEV’in doktorları yine imdadıma yetişti
ve “Artık sana kemik iliği nakli yapacağız ve yaşatacağız” dediler.
3’üncü defa uzunca bir kemoterapi aldım, yine saçlarım döküldü, ateşler içinde yandım ama sonunda Kemik İliği Nakli Servisi’ne geçmeyi başardım. LÖSEV LÖSANTE Hastanesi’nin Kemik İliği Nakli Servisi tıpkı bir uzay üssü. Her tarafı havadaki gözle görülmeyen en küçük tozları, mikropları süzen hepafiltrelerle kaplı.
Doktorlar, hemşireler içeri girerken özel solüsyonlarla yıkanıyorlar, çok özel kıyafetler giyiyorlar.
Annemden başka kimse içeri giremiyor, o da dışarı çıkamıyor.
Adeta fanusta yaşıyordum. Kapıların birisi kapanmadan diğeri açılmıyor. Anlayacağınız, sağlığımız için dünyanın en steril Kemik İliği Nakil Merkezi’ndeydim. Bir gün hematoloji uzmanı profesör doktor odamıza geldi ve “Artık radyoterapi (ışın tedavisi) alacaksın, sonra da sonra da kemik iliği naklini gerçekleştireceğiz. Ama radyoterapi için başka hastaneye gideceksin” dedi. Hemen,
- Bizim hastanemizde yok mu, dedim.
- Var, hem de dünyanın en iyi radyoterapi cihazları var ama kullanamıyoruz, dedi
- Neden, diye sordum.
- Çünkü Sağlık Bakanlığı ruhsat vermiyor, yani çalıştırmamız yasak.
- Neden, kötü bir şey mi yaptınız?
- Hayır, her şey yönetmeliklere uygun. Hatta Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan (TAEK) ruhsat da alındı ama kullanamıyoruz
Bağışıklık sistemim çökmüşken ve bu servisten dışarı adım atmamam gerekirken hem sabah hem de akşam (günde 2 defa) başka bir hastanede radyoterapi almak için dışarı çıktım ve ışın aldım.
Düşünebiliyor musunuz, hem milletin tuğla bağışlarıyla satın alınmış dünyanın en mükemmel
5 milyon dolarlık aleti LÖSANTE Hastanesi’nde çürüyor hem de ben aynı hastanede 2 kat aşağıdaki bu özel merkezde ışın tedavisi alabilecekken dışarıya yani mikrop dolu ortama çıkıp hayatımı tehlikeye atıyorum. En son olarak size şunu itiraf etmek istiyorum:
“Beni lösemi hastalığı öldüremedi ama bürokrasi canavarı öldürebilecek.” Belki de sayılı günlerim kaldı. Ben görmedim ama bu mektubu herkese iletirseniz, sizin sayenizde başka lösemili çocuklar bu cihazın çalıştığını görebilirler.
Saygı ve sevgilerimle..
(Kaan Özelçam)
Lo mejor que verán hoy. El primer abrazo entre Vozinha y su madre, que por fin pudo viajar a USA tras conseguir visa.
Ella podrá alentar a su hijo en los demás partidos de Cabo Verde en el Mundial. El pibito de 40 años.
Kadıköy moda civarında cüzdanımı kaybettim (mavi deri cüzdan)
İçinde rahmetli annemin ve babamın son fotoğrafları var.
Parayı alsınlarda fotoğraflar cok önemli. Duyan gören haber etsin lütfen 🙏🏼
Üvey annesi ve öz babası tarafından şiddet gördüğü öne sürülen 10 yaşındaki Aca’nın doğum gününü hastanede geçirdiği ortaya çıktı.
Tedavisi devam eden küçük çocuğun hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyileşmesi için sosyal medyada binlerce destek mesajı paylaşıldı.
Birçok kullanıcı ise Aca’nın gelecekte güzel bir hayat yaşamasını dileyerek dayanışma çağrısında bulundu. 🥹♥️♥️♥️
Herkese iyi pazarlar, bu çocuğu bir Soganlik metronun (Kartal ) orada bulmuşlar. Veterinere goturmus çipi var ama sahibine ulaşamamışlar. Belediyeyi aramış pazartesi gelip aliriz demisler. Kayıp olabilir.Sahibiyle irtibata geçene kadar ben misafir ederim diyen çıkar mı?
Ben hayatımda ilk kez bir dernekten falan yardım istiyor ve bekliyorum. Gece uçağım var sonrasında tüm derneklere ulaşmaya çalışacağım umarım başarılı olurum.
“Bugün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma 2 masal kitabı hediye etmek oldu. Biz, birlikte yaşayamadığımız anıları unutulmasın diye masallara dönüştürmek zorunda kaldık.”
https://t.co/HNTVuIO3sl
Futboldan anlamam ama insan davranışından anlarım. Voleybolcu kadınlara şampiyonluktan sonra esirgenen desteği, ortada hiçbir başarı yokken futbolculara verenler bu sonucu hazırladı. Devletin de, markaların da, halkın da buradan çıkaracağı ders açık: Önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Davranışbilimin temel kuralı şudur: Ödüllenen davranış devam eder! Türkiye olarak futbolda yıllardır devletiyle, markasıyla, taraftarıyla vasatlığı ödüllendiriyoruz.
İstanbul’da kaçak yapılara dur dediği için saldırıya uğradı. Bugün İBB davasında hiçbir suçu yokken tutuklu yargılanıyor. Bir dayanışma çağrısı, Ramazan Gülten’in cezaevinden yazıp eşinin resmettiği kitapları dayanışma için alalım aldıralım
@pinarcaliskn@ramazangulten_