"Çocuğum evde aç kaldı. Ben geri dönersem çocuğum bana ne diyecek?"
"Ben açım, aç. İki tane çocuğum var. İkisine de okula harçlık veremiyorum ben, napıcam? İstersen beni nezarete götür, istersen beni burada öldür."
Madencinin sesini duy. Sömürü düzenine karşı ayağa kalk!
#MadencininEliniTut
📹 Video haber: İbrahim Türk (@Turkibrahim0)
“Şimdi daha da açız ve çıplağız. Çok bağırdık, artık susuyoruz…”
Polisler Ankara halkı biz görmesin diye gözaltı araçlarını önümüze çekti. Konuşmuyoruz, yemiyoruz ve görünmüyoruz. Tüm Ankara halkına çağrımızdır; bizi görün, duyun, yanımıza gelin. Size ihtiyacımız var.
#MadencininEliniTut
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Esra Işık tutuklandıktan sonra annesi Necla Işık:
‘Ben nasıl sakin olayım? Tacizciler, tecavüzcüler, hırsızlar dışarıdayken beni bu şekilde mi cezalandırıyorlar? Aslanlar gibi evlat yetiştirdim, toprağını savunan!’
Muğla İkizköy’de yaşam savunucusu Esra Işık dün gece gözaltına alınmasının ardından tutuklandı. Milas'ta halkın itirazlarına rağmen alınan acele kamulaştırma kararlarıyla birlikte açılan el koyma ve bedel tespiti davalarında keşif süreçleri başlatılmıştı. Esra Işık, kamulaştırma kararlarının iptaline ilişkin yargı süreci devam ederken, köylere bedel tespiti için bilirkişi keşfi ekibi gönderilmesine karşı çıkan doğa savunucuları arasındaydı.
Daha önce belirttiğimiz gibi doğayı ve yaşamı savunmak suç değildir. Zeytin ağaçları, bu toprakların kadim mirası; sosyo-ekonomik olarak da çok önemli bir değeridir. Doğayı korumak, bugünümüzü, insanımızı ve geleceğimizi korumaktır.
5G demişken…
5G’nin temelini oluşturan teknolojiyi geliştiren Türk profesör Erdal Arıkan’a kendi ülkesinde sahip çıkılmadığı için, tarihin en büyük fırsatlarından birini elinin tersiyle iten Türkiye adına bir dakikalık saygı duruşu…
İnanılmaz ya off! Yargıyla ilgili her defasında daha da korkunç haberlerle karşılaşmak akıl alır gibi değil. Adalete, insafa, izana, insanlığa ne zaman kavuşacağız?
Mutluluk tarihe mi karıştı?
Türkiye’de kendini mutlu hissedenlerin en yüksek oranı 2011’de ölçüldü.
2011’den bu yana mutluluk oranı en fazla düşen ülke de 40 puanlık gerilemeyle Türkiye oldu.
@tkpninsesi@halukhepkon Emekçiler kendiliğinden birleştiler. Bir doğa olayı olarak birleştiler. Katiyen bir liderin arkasında birleşmiş olamaz emekçiler.
Bu tür suçluların neden korunduğunu asla anlamıyorum. Yapılan bir çok kötülüğün , sahip çıkılan bir çok suçun gerekçelerini görebiliyorum fakat cinsel saldırı suçlularının, tacizcilerin ve ensest suçlularının korunmasını gerçekten anlayamıyorum, fikir yürütemiyorum.
Türkiye'de ortalama bir insan stresli, kaygılı, gergin, sinirli, endişeli, yorgun, hüzünlü, dalgın, huzursuz, beceriksiz, öz/güven(ce)siz, ürkütülmüş ve bu yüzden saldırgan, ruhsal olarak sönük, sıkışmış ve sıkıştırılmış. Ve bunların neredeyse tümü siyasi.
@HasaninMekani35 Bir arkeolog kızcağız bu yüzden intihar etmişti. "Ben yapmadım, masumum. Her yerde kameralar var izleyince göreceksiniz"diye başlayan ve iş yerinde yaşanan olaya ilişkin 4-5 cümlelik bir not bırakmıştı. Sonra müzede kayıp eserler olduğu çıktı. Yine kapattılar olayı. İçim yandı.