Diyetisyenler 91 ile atanamadı. Peki onların puanı derece değil miydi ? Zaten alımlar az bu 392 kişinin kaçı dyt kaçının benim önüme geçme ihtimali var mesela ?Onların emeği emanetiniz de benim ki niye olmuyor ? Düz memurlukta olsa tamam demediğimiz için mi bize hak görüyorsunuz?
Sayın Bakanım @drmemisoglu , Türkiye’de toplam 330 Sağlıklı Hayat Merkezi var. Bu kadar az sayıdaki merkezde, bahsettiğiniz bu hizmetlerin verilebilmesi, maalesef pratikte mümkün değil. İl başına 4 Sağlıklı Hayat Merkezi eder, her merkeze yaklaşık 250 bin kişi düşer. Üstelik burda çalışacak fizyoterapist, diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, çocuk gelişimci, psikolog , tıbbi sekreter gibi meslek gruplarının atama sayıları da çok yetersizdir.
Eğer mevcut Aile Sağlığı Merkezi sayısını kamu zihniyetiyle artırır, bahsi geçen kadroları ve şu andaki mevcut grup elemanlarını kamu kadrolarına yeterli sayıda atarsanız eğer, bu hizmetler, hatta daha fazlası, çok güzel sürdürülebilir…
Hatta bir dönem başlattığınız, fakat akıbetini öğrenemediğimiz Aile Diş Hekimliği modeli bile kurulabilir…
Sayın @aylinyaman_ , konuya dikkat çektiğiniz ve sahadaki gerçekliği güçlü biçimde ifade ettiğiniz için teşekkür ederiz.
📌 Rakamlar bunu açıkça göstermektedir:
1️⃣ 85 milyon nüfus – 327 SHM
Türkiye’de yaklaşık 85.000.000 vatandaş için yalnızca 327 Sağlıklı Hayat Merkezi bulunmaktadır.
➡ 1 SHM ≈ 260.000 kişi
2️⃣ SHM doğru modeldir, desteklenmelidir.
SHM’lerde sunulan diyetisyenlik ve koruyucu sağlık hizmetleri niteliklidir.
Ancak bu hizmetlerin daha fazla vatandaşa ulaşabilmesi için yaygın ve sürekli destek gerekmektedir.
3️⃣ ASM gerçeği göz ardı edilmemelidir
Türkiye genelinde yaklaşık 28.000 ASM bulunmaktadır.
➡ Vatandaşın sağlık sistemiyle en sık temas ettiği yapı ASM’lerdir.
4️⃣ ASM desteği SHM’leri güçlendirir
ASM’lerde görev yapacak Aile Diyetisyenleri ile;
✔ Koruyucu beslenme hizmetleri yerinde sunulur,
✔ Uygun vakalar SHM’lere yönlendirilir,
✔ SHM’lerde hizmet daha hedefli ve verimli hale gelir.
SONUÇ:
327 SHM, 85 milyonluk bir toplum için çok kıymetli bir yapı olmakla birlikte, tek başına yeterli değildir.
Kalıcı çözüm; SHM’lerin ASM’ler ve Aile Diyetisyenliği modeli ile desteklenmesi, atama sayılarının artırılması ve hizmet sunumunun doğru kurgulanmasıdır.
Rakamlar net:
➡ SHM sayısı artırılmalı
➡ ASM sistemine entegre edilmeli
➡ Birlikte güçlü ve sürdürülebilir bir sistem
@drmemisoglu@saglikbakanligi@TDD_Dyt_Der@akademikdytder
📍 Türkiye obeziteyle mücadelesinde tarihinin en kritik döneminden geçiyor..
Ancak bu mücadelenin en güçlü uzmanları olan diyetisyenin sahadaki görünürlüğü, şu anda sınırlı düzeyde seyrediyor.
Diyetisyenlik mesleği; koruyucu sağlık hizmetlerinin temel taşlarından biri olmasına rağmen, yıllardır azalan alımlar nedeniyle artık ciddiyetle ele alınması gereken bir eşikte duruyor.
📉 2024 KPSS’de diyetisyen alımları önceki dönemlere kıyasla dörtte bire düşürüldü.
📌 Toplam alım: 190 kişi
🎓 Her yıl mezun: ~5000 kişi
🏛️ Kamu istihdam oranı: %3,8
Bu tablo, mesleğimizin geleceği adına kaygı verici.
📅 10 Mayıs 2025’te başlatılan “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” projesi kapsamında bugüne kadar 10 milyon kişi ölçüldü.
Bu grubun %65’i, yani 6.500.000 kişi, normal ağırlık aralığının dışında yer alıyor.
📌 Ve işte çarpıcı olan nokta şu: Bu 10 milyonluk veri, Türkiye’nin 85 milyonluk nüfusunu temsil eden geniş bir örneklem niteliğinde.
Bu nedenle sonuçlar ekstrapolasyon yapılarak ülke geneline uyarlanabilir.
✔️ Ekstrapolasyon yapıldığında tablo şöyle büyüyor:
➡️ 6.5 milyon kişi → 85 milyon nüfusta 55 milyonun üzerinde birey
📊 Yani mevcut veriler, ülke genelinde 55 milyonun üzerinde kişinin normal ağırlık aralığının dışında olabileceğini gösteriyor.
Bu devasa toplumsal yükün karşılanmasının beklendiği SHM sayısı ise sadece 327.
📉 55.250.000 kişi / 327 SHM = ~169.000 kişi
⚠️ Yani bir diyetisyene yaklaşık 170.000 birey düşüyor.
Bu sayı, koruyucu sağlık hizmetlerinin hedefleriyle bağdaşmayan bir gerçekliktir.
Oysa bu tablo başka türlü de olabilir:
➡️ Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilmeli,
➡️ Aile Sağlığı Merkezlerine diyetisyen ataması yapılmalı,
➡️ Toplum üzerindeki yük dengelenmeli, hizmet kalitesi yükseltilmelidir.
📢 Talebimiz nettir:
🔺 DİYETİSYEN istihdamı güçlendirilsin.
Bu yalnızca mesleğin değil;
🌿 toplum sağlığının,
🛡️ koruyucu hizmetlerin,
🎯 ulusal hedeflerin gereğidir.
@drmemisoglu@saglikbakanligi@RTErdogan
📍 Sn @aylinyaman_ ,
Konuya göstermiş olduğunuz hassasiyet için öncelikle en içten teşekkürlerimizi sunarız. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan 37.000 kişilik alımda yalnızca 190 diyetisyen istihdam edilmesi sonucunda taban puanımızın 91.55 gibi son derece yüksek bir seviyede oluşması, mesleğimiz adına yaşanan güçlüğü açıkça ortaya koymaktadır.
📩 Ülkemizde giderek artan obezite prevalansının azaltılmasında, MHRS üzerinden Sağlıklı Hayat Merkezlerine doğrudan diyetisyen randevusu verilmesinin etkin bir çözüm olacağı daha önce deklare edilmesine rağmen, halihazırda yalnızca 286 SHM’nin bulunması bu hedefe ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Mevcut kapasitenin, toplum sağlığı açısından ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı açıktır.
🎯 Bu nedenle, sunulan mevcut hizmetlerin güçlendirilebilmesi ve obezite ile mücadelede gerçek bir ilerleme sağlanabilmesi için Aile Sağlığı Merkezlerine diyetisyen atamasının yapılması en temel talebimizdir. Bu adım, hem sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracak hem de toplum sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayacaktır.
💌 Mesleğimiz ve toplum sağlığı adına verdiğiniz destek için tekrar teşekkür eder, konunun takipçisi olacağınızı bilmenin bizlere güç verdiğini belirtmek isteriz.
Sayın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından başlatılan “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa Projesi” kapsamında ülke genelinde 10 milyon vatandaşımızın kilo ve boy ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen veriler, toplum sağlığı açısından önemli bir tabloyu ortaya koymuştur. Ölçüm sonuçlarına göre bireylerin yaklaşık %70’inin fazla kilolu, bunların da yaklaşık %25’inin obez olduğu tespit edilmiştir.
Bu proje, toplumda sağlıklı yaşam bilincinin artırılması ve beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi adına oldukça kıymetli bir adım olmuştur. Mesleğimiz açısından da takdirle karşılanan bu uygulama, diyetisyenlerin toplum sağlığı üzerindeki rolünü bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Ancak, ölçüm sonrası vatandaşların diyetisyen randevularına yönlendirilmesi sürecinde yaşanan yoğunluk dikkat çekmektedir. Randevu sürelerinin 3-4 ay sonrasına verilebiliyor olması, projenin sürdürülebilirliğini ve etkinliğini olumsuz yönde etkilemektedir.
Sahada bu denli kapsamlı bir proje yürütülürken, 2024 yılı Sağlık Bakanlığı atamalarında yalnızca 190 diyetisyenin kamuya alınmış olması, mevcut iş yükünü artırmakta ve hizmetin kalitesini düşürmektedir. Kamuda görev yapan meslektaşlarımız yoğunluk nedeniyle yeterli hizmeti sunmakta zorlanmaktadır.
Bu sebeple, projenin etkinliğinin devamı ve toplum sağlığının korunması adına biz diyetisyenlerin istihdama daha geniş ölçekte dahil edilmesi elzemdir. Daha fazla diyetisyenin kamuya atanması, hem bu tür projelerin başarısını hem de halkın sağlıklı yaşam hizmetlerine erişimini güçlendirecektir.
Beslenme ve Diyetetik mezunlarının istihdam tablosu her geçen yıl daha vahim bir hâl almaktadır.
Emeğin karşılığı azalan kadrolar ve yükselen taban puanlarla açıkça görülmektedir:
📊 Sağlık Bakanlığı Diyetisyen İstihdam Sayısı ve Taban Puanı
• 2016: 532 kişi — 88.70
• 2018: 459 kişi — 89.24
• 2020: 570 kişi — 90.01
• 2024: 190 kişi — 91.55
📈 2024 döneminde, Sağlık Bakanlığı 37.000 kişilik alım yaparken, diyetisyenlik branşı:
• 2025/4. kılavuzda: 92.38,
• 2025/5. kılavuzda: 91.55 taban puanıyla,
tüm branşlar arasında en yüksek puanla atanan meslek grubu olmuştur.
Bu tablo, yalnızca bir veri değil; yıllardır süren emeğin adaletli istihdamla karşılık bulmadığının göstergesidir.
Bugün diyetisyenler, hiçbir dönemde görülmemiş kadar zor bir istihdam süreciyle karşı karşıyadır.
📣 Çağrımız nettir:
Sağlığın ayrılmaz bir parçası olan biz diyetisyenlerin sesine kulak verilmesi.
Emeğin, bilimin ve hakkaniyetin gereği yerine getirilmelidir.
🌟Talebimiz açıktır:
2024 KPSS puanı ile yapılacak üçüncü ve dördüncü atamalarda diyetisyen kadrolarının açılmasını ve mevcut kadroların artırılmasını talep ediyoruz.
@drmemisoglu@saglikbakanligi@yhgmsb@suayipbirinci
ASM lerde yapilan obezite gebelik gibi birçok izlem ve takip Diyetisyen olmadan sürdürülmekte ve bilimselliğini yitirmektedir. Alanın eğitimli meslek grubunu projenin merkezine dahil etmek bir ihtiyaçtır.
#AsmCokDiyetisyenYok
Lütfen bu videoyu yayabildiğimiz kadar paylaşalım.
Aile Diyetisyeni, Psikoluğu, Fizyoterapisti, Çocuk Gelişimcisi, Diş Hekimi, Ergoterapisti, Sosyal Çalışmacı, Her Gebeye bir Ebe projesini tüm herkese duyuralım.
Bakanlığa teslim ettik.
Aile Diyetisyeni
Aile Psikoloğu
Aile Fizyoterapisti
Aile Çocuk Gelişimcisi
Aile Sosyal Çalışmacısı
Aile Diş Hekimi
Aile Ergoterapisti için ilk adım atıldı.
Devamı geliyor…
Ben kolay olmayacağını biliyordum.
Zaten sorunlar hemen çözüme kavuşsaydı “mücadele” kelimesinin anlamını kimse bilmiyor olacaktı.
Bu hayatta her şey bir azmin ve ısrarın eseridir.
Yeter ki samimi olalım. Yeter ki vazgeçmeyelim.
Her ailenin bir Diyetisyeni, Fizyoterapisti, Psikoloğu, Çocuk Gelişimcisi, Ergoterapisti ve Sosyal Çalışmacısı olacak.
Bu Halk Sağlığımız için olmazsa olmazımızdır.
2017’den beri ısrarla belirtiyorum.
Obezite oranı artıyor.
Çözüm👉🏻 Aile Diyetisyeni
Fiziksel aktive yetersiz
Çözüm👉🏻 Aile Fizyoterapisti
Psikolojik sorunlar artıyor.
Çözüm 👉🏻 Aile Psikoloğu
Diş sağlığı eğitimi yetersiz
Çözüm👉🏻 Aile Diş Hekimi
Çocuklar internet bağımlısı hale geldi.
Çözüm👉🏻Aile Çocuk Gelişimcisi
Bu uygulamaların hepsi bir bir hayata geçecek. İnanıyorum.
Sadede anlatmamız, duyurmamız gerekli.
Sağlığın #tasarrufu olmaz.
Gelin ülke geneli tüm Aile Sağlığı Merkezlerine
✅Fizyoterapist
✅Psikolog
✅Diyetisyen
✅Çocuk Gelişimci
✅Diş Hekimi
✅Sosyal Çalışmacı
İstihdam edelim. 1.Basamak tedavi hizmetini genişletelim.
Obezite ile, Davranış bozukluğu ile, Sosyal problemler ile ilk seviyede mücadele edelim. Gelin hep beraber Sağlık Hizmetimizi Genişletelim. @drmemisoglu