Yıllarca iş bitiren adam olacağım diye uğraştım. Oldum da. Sonra fark ettim ki bu etiket övgü değil yükmüş; herkes rahatlıyor, bütün düğümler sana bağlanıyor. Bir yerde yavaşlasan sistem kilitleniyor.
bir yaştan sonra "iletişim" diye bir problemimizin kalmaması gerekiyor. mesela; "konuşabilmek" oldukça basit bir eylem. ben bunun için kimseyi kovalamak istemiyorum. "acaba bunu mu demek istedi" diye kılı kırk yararcasına düşünmek, birini anlayabilmek için binlerce ihtimalin peşinden koşmak istemiyorum.
Carl Jung insan yalnızlıktan keyif almaya başladığında, partneri ihtiyaç değil de sadece keyif için istediğinde o zaman gerçek aşk ona gelebilir diyor. Bir sığınak değil bir gökyüzü olsun aşk sizin için. Ruhunuzu asla hapsetmeyin, sonsuz ışığınız var ve içinizde o ışık.
bugun fotokopi makinesinde kagit sikisinca 10dk cikarmaya ugrastim bir baris arduc da cikip yardima gelmedi yine essek gibi kendimiz hallettik bu diziler yalan dolan ya
Aşk süper bi şey. Ancak günümüzde birini tamir ve tedavi etme, kurtarma, yaşama döndürme, ümidini yeşertme ve bi de üstüne üstlük bunca hasarlı bir yapıyı tatmin etme ameliyesine aşk denmesi dehşet verici. O laçka ruhu uzmanlara havale edin; siz dengeli insanlarla muhatap olun.
dün marketten roka aldım. kasiyer ürünleri geçirirken "bu ne?" diye sordu. roka dedim, içimden de yeni neslin haline bak roka ne bilmiyor diye söylendim. eve geldim, rokayı yıkadım, bi tadayım dedim... aldığım şey minik ıspanakmış. böyle kendi kendime, hele de başkasını bir çeşit hor görmüşken göt olmayı seviyorum, insanı dengeliyor.
Köklü arkadaşlığın en çok “benim hakkımda ne düşünür, acaba alınmış mıdır, incitmiş miyimdir, şunu mu yapsaydım, bunu mu söyleseydim” vb kaygıları yaşatmamasını seviyorum. Dostlukta o korku yok. Özen var, ihtimam var ama yanlış anlaşılırım kaygısı yok. Bu yüzden ev gibi bi duygu
İnsanlara, "Görünüşe göre beni istediğim ve ihtiyaç duyduğum şekilde sevme kapasitesine sahip değilsin, o yüzden buna devam etmeyelim" demeyi normalleştirelim.
Ve bunu burada bırakalım.
“Evini altüst etseler ve
Eşyalarını alıp giden,
Bir kederler kalabalığı olsa bile.
Yine de her birine onurla davran,
Kim bilir, belki de yeni bir haz getirmek için
Boşaltmışlardır evini. “
“yeniden” ne güzel bir esinti ya. yeniden sevinmek, yeniden gezintilere çıkmak, yeniden saçlarını uzatmak, yeniden sevmek, yeniden cıvıldamak, yeniden yerine alışmak. yeniden ama sanki ilk defa. mis gibi.