Filistin İçin Gazeteci Dayanışması İnisiyatifi üyeleri olarak, vicdan sahibi tüm gazetecileri, bölgede yaşanan hukuksuzluğa ve gazeteci katliamına dur demek için https://t.co/ZhqxGxFtFJ adresinde başlattığımız imza kampanyasının duyurulması noktasında destek olmaya davet ediyoruz
İLBER HOCA'NIN BİLİNMEYEN HASSASİYETİ ; DUA BEKLEYEN KİMSESİZ CARİYE VE SARAY AĞALARI
Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın Müslümanlığına dair bir şeyler yazmayı ayıp ve de yersiz addederim. Fakat hakkında yazılanlar bu yazıyı yazmaya beni mecbur bıraktı. Hoca aleyhinde yanlış zan sahibi olabilecekleri hem aydınlatmak ve hem de tarihe not düşmek için bu yazıyı yazdım. Merhum Ortaylı hocamız samimi bir Müslümandı, fakat bunu birilerine göstermekten hassaten ictinab ederdi. Allah ile kul arasında olan ve başka kulların da haberdar olmasının gerekli olmadığı çok güzel hasletlere sahipti.
Fazla kişinin bilmediği, hocamızın hassasiyetini gösteren aşağıda anlatacağım olay ise ibretlik tarihi bir hadisedir. İlber hocamız 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü tayin edildi ve bu görevde 2012 yılına kadar kaldı. Göreve geldiğinde ilginç bir âdet başlattı. Müdür tayin edildiği senenin Ramazan ayında Topkapı Sarayı’nda görev yapmış ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okuttu. Hatim bittiğinde küçük bir katılımcı grubu ile duasını okuttu. Kasım 2005 tarihindeki hatim duasına davet edilen birkaç kişiden biri olan değerli dostum Murat Kargılı o gün yaşananları şöyle anlattı: “2005 Ramazan ayında [5 Ekim-2 Kasım] İlber Hoca beni aradı ve ‘Yarın (Salı) Hırka-i Saadet’i açacağız ve siz de gelir misiniz’ dedi. Ben de severek davete icabet ettim. Saat 11.00 gibi Topkapı Sarayı’na intikal ettim. Salavatlar eşliğinde Hırka-i Saadet açıldı. İlber hoca daha önceden destmâller hazırlatmıştı. Hırka-i Şerif’in açılması töreninden sonra Hocamız bana ‘Murat, akşam iftar yapacağız gelir misin’ dedi ve gelmem hususunda ısrarcı oldu. İftardan sonra Fatih Çollak Hoca bir aşir okudu. İlber Hoca aşir kıraatinden sonra elime ekte fotoğrafını yayınladığımız belgeyi verdi. Fatih Hoca, İlber hocanın listesini hazırladığı ağaların duasını yaptı. Duadan sonra İlber hocanın listesini aldım, hocaya imzalattırdım ve tarih attırdım. Hoca o sırada bana ‘Bu sarayın sahipleri sultanlar değildir, asıl sahipleri bunlardır, bunların adı sanı unutulmuştur ve bazılarının nesepleri kesilmiştir, kimseleri de yoktur' dedi'.
İlber Ortaylı hocamız müdür olduğunda başlattığı bu âdedi sonraki yıllarda da devam ettirdi. Her Cuma muhakkak ağalar ve cariyeler için hayır yapar, Kur’an okur ve okuturdu. 2005-2012 yılları arasında hiç ara vermeden Ramazan aylarında Topkapı Sarayı’nda ağalar, cariyeler, Enderun hizmetlileri ve diğer hizmetlilerin ruhu için hatim duası okuttu. Bunu özellikle Osmanlı teşrifatına uygun bir şekilde Hırka-i Saadet ziyaretlerinden sonra yaptırırdı. Hatim duasına davet edilenler arasında muhakkak Saray’ın o dönemdeki “çalışanları da” bulunurdu. Bu hadiseye şahit olanlardan biri de hocam Prof. Dr. Mehmet İpşirli’dir. İpşirli Hocamız şahit olduğu töreni şöyle anlattı: “İlber, Saray’a müdür tayin edildiğinde Ramazan ayında bir gün beni aradı. Akşam hatim duası yaptıracağını ve duayı da benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de hukukumuza binaen kabul ettim. Akşam yaklaşık on kişinin katıldığı bir iftar yemeği verildi. Yemekten sonra bizzat İlber’in okutturduğu hatimin duasını okudum. Katılımcılar farklı meslek gruplarından idi. İlber, hatimi Saray’da hizmet etmiş ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için yaptırdığını, çünkü bunların arkalarında kendilerine dua edecek ve Kur’an okuyacak kimselerin bulunmadığını söyledi. Duadan sonra tatlı bir sohbet oldu ve daha sonra dağıldık”.
Ekte bu hadiseye dair ilginç bir belge yayınlıyorum. Belgeyi değerli dostum Murat Kargılı gönderdi. Merhum Hocamız, Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olduğu 2005 yılı Ramazan’ın da ağalar ve cariyeler için hatim indirttiği gibi kendisi de 50 Yasin-i Şerif adamış. Fotoğraftaki listeyi bizzat İlber Hocamız, Murat Bey’e bir hatıra olarak vermiş. Listede kimler için dua edildiği yazıyor. İlber hocamız bizzat kendisi “50 Yasin-i Şerif adadım” yazmış.
Oğlum,
Anlayacaksın elbet zamanla,
Bir kabuğu deler gibi hakikat içine aktıķça
Çatlayan damardan köpürüp sen de kendi dışına sızdıkça...
Bir kara kutudur çocukluk gömülmüş kuma,
Kendi çölüne düşmüştür herkesin uçağı mutlaka,
Taktir edildiği üzere başlangıçta.
Biliyorum zor!
Ne kadar çok insan o kadar çok Dünya...
Fakat tüm gözlüklerden ve giysilerden arınınca
Kimsenin kimseden bir farkı da kalmıyor fazlaca.
Şimdi diyeceğim o ki doğmuş ölmüş bunca,
Bir sürü insan yatmakta Dünyanın taştan yatağında,
Üst üste, sırt sırta, koyun koyuna,
Kimi savaşla, hastalıkla veya aşkla,
Hisset tüm kımıl kımıl fışkıran yaşamı doğada...
Bütün bu ölümlerin göbeğinden aşarak sonra
Nefes alınabileceğini o bitimsiz bir tek anda.
Oku! Geçmiş ve gelecek arasında,
Bir tek anahtar duruyor avucunda,
Tabii bahtlıysan duyacak kadar avuçlarında serinliğini...
O da bir nasip işi sonuçta!
Ah oğlum anne yüregi..
İsterdim gözyaşını silebilmeyi,
Sana dikensiz bir bahçe bırakabilmeyi,
Tarife cüret etmek dışında olsaydı çarem başka!
Doğurdum evet, sakın unutma ama
Şimdi bir kitap gibi açılmış sayfalarda
Okuduğum kelimeler kadarım ben de,
Değilim bundan fazla...
Vakti geldiğinde fırlamak icin o tek an'a
Güç alacağın bir taşa basar gibi
Tereddüt etme üzerime basmakta!
Annen
@tevfik_hams Hasbunallah ve Ni'mel Vekil. Allah'ım sen durumları halden hâle çevirensin, ya Rabbi sen zafer nasip et ! Ey Bedr'in Rabbi olan Allah'ım! Sen o gün bir avuç müminlere verdiğin zaferi izzetli mücahid kardeşlerimize de nasip et! Görünmeyen ordularinla yardım et ya Rabbi !!
@tevfik_hams Allah'ım Gazze'yi yalnız bırakma ve düşmanı perişan eyle.Kardeşlerimizi öyle bir hale getir ki kalplerinden korkuyu al ve onlara Şanlı bir zaferle yardım et.Bizi de bu vesile ile harekete geçenlerden,düşmana karşı dimdik olanlardan eyle.Düşmanı perişan et,kör ve sağır et! Amin.
Alevlerle mücadelede olduğu gibi, dezenformasyonla mücadelede de yalnız değiliz.
Gerçeğin yanında duran, dualarıyla güç veren, desteğiyle yüreğimize cesaret katan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederiz.
Onurlu bir insanın boykot yapması için daha ne olması lazım?
İsrailli Üreticiler Birliği’nin hazırladığı şu reklama bakın.
“Bizden alınan ürünler füzelere, tanklara, dronlara dönüşüyor” diyorlar ve bununla övünüyorlar.
Boykot anlamsız demeye devam mı?
🌊 Plastik atıklar, yalnızca yeryüzünü değil, okyanusların en ulaşılmaz noktalarını dahi tehdit ediyor.
Doğa, en dipte bile plastikle boğuşuyor. Her atık, döner dolaşır yine bize zarar verir. 🌍🚫♻️
Gazze’nin içindeki ekibimize ulaştık. Bir çok yaralı ve kayıp var maalesef. Mutfak artık kullanılabilecek durumda değil. Yeni bir lokasyona sil baştan bir mutfak kurmak zorundayız. Bu da mali anlamda biraz zaman alacak.