Öğretmenler bol bol dinlenmeli bence. Temel insani ihtiyaçları yanı sıra kültürel ihtiyaçlarını karşılayacak bir gelirleri garanti edilmeli. Muhakkak yurt dışı seyahatler yapma imkanları oluşturulmalı, neredeyse mecbur edilmeliler. Toplum içinde itibarları daima yüksek tutulmalı.
Hepimiz gibi. Hepimiz için bunu hayal etsek fena mı olur?
Öğretmene sopa sallayan kime sallamaz? Bunu da akılda tutun. Ana babasını döven birini düşünün. Öfkesinden emniyette olabilir miyiz?Onun başka bir modeli de öğretmene kafayı takanlar. Allah korusun öğretmenlerle kafasının içinde uğraşan birinin çalışanı, yakını olduğunuzu hayal edin.
Bu süreklilik pasifliği de ortadan kaldırıyor böylece. Annelerimizin öğrettiklerinin formu değişiyor ve bir yaşatma halini alıyor. Öğrettiğin her şey için teşekkür ederim anne. Güzel ve iyiye dair gördüğüm ve göründüğüm her şey sensin. Gittiğin yerde çok mutlu ol. ❤️
Herkesin ilk vicdanı annesidir demek çok da yanlış olmaz sanırım.Bu onu performanstan uzaklaştırıp pasifize mi ediyor diye düşünüyor insan ama bu durum insan bilincinin ve vicdanın önemli dönüşüm noktalarından biri.Annelerin bıraktığı duygusal mirasın olma hali. Yapma hali değil.
Türkçenin Anadolu’da resmî dil oluşunun 749. yılı kutlu olsun.
Bilge Kağan’dan Atatürk’e, Kaşgarlı Mahmut’tan Yunus Emre’ye, Uygur katiplerinden Âşık Paşa’ya uzanan bu köklü mirasta dilimize sahip çıkarak Türkçe yazan, Türkçe söyleyen tüm şair, yazar ve ozanlarımızı; Türkçeyi koruyup kollayan devlet adamlarımızı saygı ve minnetle anıyorum.
Yazı Çağrısı: Eşik
Eşik, tanımlanmış olanın sona erdiği ve henüz biçimlenmemiş olanın başladığı o tekinsiz aralıktır.
Yazı çağrısına ulaşmak için: https://t.co/IswNguXCQC
Son tarih: 12 Temmuz 2026
Harika bir tweet dizisi. Törenler insanlığın ortak hareket etmeye rızasının sembolik düzenini içerir. Düzene kavuşma arzusu. Ortak hareket, bilinç ve eylemle mümkün. İnsanı insan yapan şeyler.
Okul saldırılarının hemen ardından gönüllü terapist çağrıları başladı: travma grupları, psikiyatrik destekler, çeşitli psikososyal müdahale önerileri. Bunlar kuşkusuz iyi niyetli çağrılar. Yine de böyle anlarda şunu düşünmeden edemiyorum: Acı ve trajedi karşısında neden ilk refleksimiz profesyonel müdahaleye yönelmek oluyor?
[Dostlukların müstesna günlerinden yadigârdır.]
Şair ve ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu, Âşık Veysel bir ses kayıt cihazı (teyp) alabilsin diye onun için özel kartpostallar tasarlayıp satmış. Şu onlardan birisi:
Tanıdığım en dürüst, Türkçü ve son derece mütevazı bir tarihçimizi kaybettik.
Geçen yıl bir toplantıda yan yana oturmuş ve toplantı boyunca elini tutmuştum.
Bir TV progrmında da Çin’in bilimde Amerika’yı geçtiğini benden öğrendiğini söylemişti.
Allah’a şükür ki onu tanıma ve sohbet etme fırsatım oldu.
Allah rahmet etsin, mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın.
Yeni Kitap YAKINDA
"Özgürlük; düşünmektir. Düşünmek çaba gerektirir. Yunus Emre bir şiirinde, ‘bu dünya kahır evidir’der. Böyle bir evde çaba göstermeden düşündüğümüzü sandığımız şeyler, kahredici dünyanın kalbimize saldığı zehirli tohumlardır."
Matbaa ile kitaplara ulaşabilirlik sınıfsal olmaktan çıkmıştı. Bilginin ortak bir ürün olması söz konusuyken yapay zeka ile kişisel erişim ve anlaşılabilirlik hızlandı. Fakat bu hızlı bilgi etik sorgulanabilirliğini beraberinde getirdiği sürece anlamlı.
Okullarda medya okuryazarlığına ek olarak yapay zeka okuryazarlığı da eklenmeli. Bilginin denetlenebilir olması onu daha anlaşılır ve bizi de bilinç sahibi kılacaktır. İnsan yapay zeka karşısında pasif olmaz tabiatı itibariyle.
Matbaa ile kitaplara ulaşabilirlik sınıfsal olmaktan çıkmıştı. Bilginin ortak bir ürün olması söz konusuyken yapay zeka ile kişisel erişim ve anlaşılabilirlik hızlandı. Fakat bu hızlı bilgi etik sorgulanabilirliğini beraberinde getirdiği sürece anlamlı.
On altıncı sayımızın röportaj konuğu olan Meksika Ulusal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Benjamin Arditi ile popülizm ve liberal demokrasi üzerine konuştuk.
On altıncı sayımız çok yakında okurlarıyla buluşuyor!