Karın ağrısı, bulantı kusma şikayeti olan hasta gece 3’te artık karın ağrısına dayanamıyor ve acile telefon ediyor. Neden bu saatte aradın diye fırçasını yedikten sonra, şikayetini söylüyor ve acile gelmek istediğini belirtiyor. Telefondaki şahıs ağrı kesici içmesini, eğer sabah geçmezse aile hekimine gitmesini söylüyor. Hasta ağrı kesiciyi içiyor ve neyse ki kusuyor !
Doktorlara saydırmaya başlayacaklara söyleyeyim: Olay Norveç’te yaşanıyor, hasta kızım. Acilde telefonu açan bir hemşire. Doktorla telefonda bile görüşmek mümkün değil.
Ayrıca karın ağrısı, bulantı kusması olan hastaya akut batın dışlanmadan ağrı kesici verilmez. Temel kuraldır. Bir hemşire, doktor order vermeden, hele de telefonda bir hastaya ilaç öneremez.
Yatın kalkın, bu memleketin cefakar doktorları için Allah’a şükredin. Atatürk boşa dememiş “Beni Türk hekimlerine emanet edin” diye.
Saçların hafızası olduğu teorisine göre her saçımızı kestirdiğimizde bir şeyleri geride bırakıyormuşuz. Erkeklerin her ay kestirdiğini düşünürsek nasıl bu kadar mal oldukları ortada..
Resimde, ayağında serumla ameliyat yaparken gördüğünüz doktor Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oğuz Basut, Ameliyat sırasında fenalaşınca ve ellerini kullanarak işlemini sürdürüp!, çareyi serumu ayağına bağlatmakta bulmuş... Neden ameliyatı bırakmadınız? sorusunu ise, ‘ GÜÇ bir operasyondu. sürdürmem gerekiyordu’ dedi!. Oğuz bey gibi doktorlarımıza kendi sağlığını , hastanın sağlığından üstün tutan, ettiği yemine sadık bir çok DOKTOR VE SAĞLIK EMEKCİSİNE yürekten minnet ve saygıyla ...
Alıntı
bugün vajinal dogurmak zorundasin diyenler yarın direkt dogurmak zorundasin diyip kürtaj hakkımızı elimizden almaya calisacak
SUSMUYORUZ KORKMUYORUZ İTAAT ETMİYORUZ.