Yeşil pasaport meselesi var ya… Ülkece “aynı hizada yürüyelim” diyeceğimize, “ben senin iki adım önüne geçeyim” diye sıraya giriyoruz. Bir yanda yeşil pasaport hakkı olup da alamayan vatandaş, öte yanda “bize de yeşil pasaport, bize de” diye kapı kapı dolaşan meslek kuruluşları. Sanki pasaport değil, sezonluk indirim kartı. Bakıyorum, mühendis “bize de”, avukat “bize de”, muhasebeci “bize de”, oda-dernek-federasyon “bize de”. Bu gidişle bordo pasaportlu olan 700 kişi falan kalacak, onlar da birbirini görünce sarılacak? “Kardeşim sen de mi bordo?” İşin ironisi şu, Yeşil pasaport talebi, aslında “vizesiz Avrupa’ya gideyim” arzusunun kibar ambalajı. Kimse “vize randevusu bulamadım”, “banka dökümü istediler”, “maaş bordrosu yetmedi”, “niyet mektubu yazdım, niyetim yine de beğenilmedi” demek istemiyor. Daha havalı, “Bize de yeşil.” Üstelik bu talep yarışı bitmez, Yeşil gelince “koyu yeşil” isteriz, o da olursa “nane yeşili” diye yeni kategori açarız. Herkesin pasaportu yeşil olunca da bu sefer “bize de mavi tik” gibi başka bir ayrıcalık ararız. Çünkü mesele renk değil, mesele turnikeden kolay geçmek. Peki bunu “benim kartım yeşil olsun” diye istemek yerine, “herkesin hayatı biraz daha vizesiz olsun” diye istemek daha akıllıca değil mi? Aynı hizada olsak, kimse kimsenin önüne geçmeye çalışmasa. “Ben ayrıcalık alayım” değil, “herkesin engeli azalsın” desek. Pasaport alan, yurt dışına çıkabilecek imkânı olan her vatandaş için vizesiz bir hayat temenni etsek…
Çünkü yeşil pasaport, sorunu çözmüyor, sadece sorunun etrafında küçük bir VIP şerit açıyor. Toplum da o şeride girmek için birbirini dirsekliyor.
Belki de tek dilek cümlesi şu olmalı, “Bize de yeşil pasaport” değil, “Bize hepimize, bordo pasaportla bile rahat nefes alacak bir dünya, vizesiz sorgusuz “Tek Türk pasaportu ile vizesiz seyahat”odaklanmamız gereken bu. Yeşil pasaporta bile vize söylentileri arasında, vatandaş olarak “öncelik” değil, “eşitlik” istemek lazım…
Yıl 2015
Konya'da düşen F-4 savaş uçağında şehit olan Hava Pilot Kurmay Yüzbaşı Mustafa Tanış'ın babası Hayri Tanış, kendisine baş sağlığı dileyen basın mensubuna;
"Bunları yazın yavrum, uçan tabutla gitti diye yazın.
Saraylar yapana kadar uçan tabutları değiştirsin!"
Koltuksuz 60 yıllık kargo uçağında savaş yokken şehit olan Türk’e “İslam için ölen şanlı ordu” diyen gavslar, şehyler, mollalar, business classın altına binmiyorlar.
Artık uyanma vakti.
Roma Belediye Başkanı Roberto Gualtieri:
"Şoktayız!!! Çünkü belediyecilikte iyi yönetimin nasıl olduğunu ispatlayan ve "İstanbul Modeli'nin yaratıcısı olan Ekrem İmamoğlu, hukuksuz bir şekilde hapiste tutuluyor.
Biz burada, büyük şehirlerin ilerici belediye başkanları olarak toplandık ama İmamoğlu aramızda yok.
Bu kabul edilemez!!!"
@CBAdayOfisi@istanbulbld@gualtierieurope
Erdoğan’ın, 29 Ekim’de okullara kendi posterinin asılması talimatı vermesinin ardından Antalya Bileydi Anadolu Lisesi öğrencileri bayrağı toplayarak karara tepki gösterdi.
🔴 SONDAKİKİKA | İki beraate savcılıktan itiraz geldi
İki saldırgan 24’er yıl aldı.
Diğer ikisi ise beraat etti.
Savcılık bu karara “Hayır” dedi, istinafa gitti.
Mattia Ahmet Minguzzi için adalet mücadelesi sürüyor.
Bitmedi.
Bitmeyecek.
#MattiaAhmetMinguzzi
#AhmetMinguzziEmsalOlsun
#AhmetOrtakDavamız
Takım elbisesini giyip gelen Andrea,çılgınlar gibi çırpınan teyzeler,ateşlerde yanan anneanne (Ayşenur’un boğazı patlamıştı,Aylin’in yanından hastaneden şimdi çıktım kriz geçirirken ayak parmaklarını çatlattı) ve Yasemin’in hiç unutamayacağım çığlıkları…
Katiller ve iştirakçiler duruşmaya bile getirilmezken 6 duruşmadır ADALET diye kendini parçalayan,yurdun ve dünyanın dört bir yanından gelen milyonların yüzüne tahliye kararını okumak için miydi bu duruşma? Bu aileyi ve bizleri birdaha birdaha paramparça etmek için miydi? Ahmet bunu mu hak etti? Yazıklar olsun…
Bugün fotoğraftaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin davası var. Acımasızca sokak ortasında öldürüldü. Ölümü sonrası mezarına dahi saldırıldı. Ailesi tehdit edildi. Adalet için emsal bir karar istiyoruz. Katil, katildir. Katilin çocuğu olmaz.
#SokaktaKatilİstemiyoruz
Adalete, demokrasiye ve partimize sahip çıkıyoruz.
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’na, belediye başkanlarımıza ve tüm yol arkadaşlarımıza özgürlük demek için Genel Başkanımız Özgür Özel öncülüğünde buluşuyoruz.
📍Kadıköy İskele Meydanı
🗓️10 Eylül Çarşamba | 20.30
Yüzlerce polis tarafından sarıldık!
İstanbul İl Başkanlığımıza giriş ve çıkış yapılamıyor.
Tüm İstanbulluları buraya, milli iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Bu ülke bu kötülüğü hak etmiyor!