Kibirli insanlar karşısında alçakgönüllü davranılmaz, önyargılı insanlar karşısında bakış açınız anlatılmaz, değişime kapalı insanlar karşısında esnekliğin önemi vurgulanmaz. Sizin erdemlerinizi hak etmeyen herkese karşı kaya gibi net ve dik durulur, özsaygının yasası işte budur.
Sahil işgalleriyle ilgili; Çeşme belediyesi, İzmir Belediyesi, Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı bir açıklama yapmadı.
Beni bu konuyla ilgili arayan tek yer İzmir Belediye başkanının basın danışmanı oldu.
Onun derdi de kendisini Çeşme Belediyesi basın danışmanı olarak karıştırılmasına üzülmesiydi. Terk derdi buydu.
Bunun dışında yapılan hiçbir şey olmadı. Her konuda birbiriyle kavga eden siyasiler konu sahiller olunca tek kelime etmiyorlar.
Bence hayattaki en içten deneyimlerden biri de birinin senin varlığından gerçekten keyif aldığını fark etmendir. Ona Sağladığın şeylerden, başarılarından değil; Sadece sen, düşüncelerin, enerjin, varlığın…
Hayatta aksini görmediğim bir gerçek var. Kaliteli insanlar iş yapar, ucuz insanlar kulis yapar. Başarılı insanlar sonucu koyar, kaybedenler dedikodu yapar. Çekici insanlar hayatlarına bakar, tercih edilmeyenler ise magazin yapar. Üstün ve kazananlar sadece ilk sınıftan çıkar.
Her insana, insan olduğu için asgari düzey saygı duyarım. Tek istisna grubum var: zayıf gördükleri insanlara zorbalık diliyle konuşan, güçlü ve yüksek statüde olanlara ise kelimelerini tartarak, dikkatle ve görgülü insan rolüyle konuşanlar. Bunları alt insan formunda görüyorum.
Sayın TEKİN,
1. Bir Kişinin, büyük mücadele verdiği ve kazandığı bir Savaşın adını koyma hakkı yok mudur?
2. İsim değişikliği (Gazi Üniversitesi - Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Osmanlı Devleti - Osmanlı İmparatorluğu) merakınızın nedeni nedir?
3. Kurtuluş'u, Osmanlı Devleti'nden kurtuluş olarak nasıl algıladınız? Çevremdeki en az 1.000 kişiye sordum, bu şekilde algılayan görmedim.
4. Millî Eğitimin en büyük sorununun bir savaşın ismini değiştirmek olduğunu mu düşünüyorsunuz?
5. Adını değiştirmeyi düşündüğünüz başka kurum var mıdır?
Futboldan anlamam ama insan davranışından anlarım. Voleybolcu kadınlara şampiyonluktan sonra esirgenen desteği, ortada hiçbir başarı yokken futbolculara verenler bu sonucu hazırladı. Devletin de, markaların da, halkın da buradan çıkaracağı ders açık: Önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Davranışbilimin temel kuralı şudur: Ödüllenen davranış devam eder! Türkiye olarak futbolda yıllardır devletiyle, markasıyla, taraftarıyla vasatlığı ödüllendiriyoruz.
— Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık; iki kez atlattığı Lösemi, cezaevi sürecinde ameliyat edilmesine neden olan boyun kitlesi, anjiyo gerektiren kalp rahatsızlığı ve ciddi kas/kilo kaybı gibi sağlık sorunları yaşamasına rağmen TUTUKLU.
— 6 yaşındaki kızının ist*smar edilmesine olanak sağlayan bu mahlukat, Yusuf Ziya Gümüşel sağlık sorunları sebebiyle SERBEST!
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.
O kadar kendimin farkındayım ki,bana biçilen değer de bana söylenen söz de üzerimde hüküm kuramıyor. Çünkü kim olduğumu başkalarının ölçüleriyle değil, kendi vicdanımın ve tecrübemin aynasında tanıyorum. Beni övgü büyütmüyor, yargı da küçültmüyor. İkisi de yanımdan geçip gidiyor.