❗️Bu hesap yenidir.
(EbruYazici_) kullanıcı adlı hesabım ele geçirildiği için yeni hesap açmak durumunda kaldım. Lütfen hala benim fotoğrafımın ve ismimin kullanıldığı diğer hesabı dikkate almayın. Şikayet süreci devam ediyor.
TBMM'ye sunulan ve 15-18 yaş arası suça sürüklenen çocuklara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesinin önünü açan 18 maddelik yasa teklifine tepkiler sürüyor.
Çocuk hakkı savunucuları düzenlemenin endişe verici olduğunu belirterek, cezaların artırılmasının sorunu çözmeyeceğini savunuyor.
https://t.co/HbWGeIUuVz
#ÖZELHABER | Şehit çocuğu nüfus memurundan çarpıcı iddialar: Usulsüz adres kayıtlarıyla seçmen listesi hazırlandı
📍Bir yanda terör şehidi bir polisin kızı olan bir devlet memuru, diğer yanda AK Parti Ardanuç İlçe Başkanı'nın ağabeyi olan başka bir devlet memuru...
📍İlki, çalıştığı kurumda tanık olduğunu öne sürdüğü usulsüzlükleri savcılığa taşıdıktan sonra mobbing gördüğünü ve ücretsiz izne ayrılmak zorunda kaldığını anlatıyor. Diğeri ise iddiaların odağında olmasına rağmen görevini sürdürüyor.
Dosyada; sahte imza iddiasından usulsüz adres kayıtlarına, seçim dönemine ilişkin seçmen listesi iddialarından ön inceleme raporunun değiştirildiği iddiasına kadar dikkat çeken birçok başlık yer alıyor.
✍️Haberimiz: https://t.co/jq3rFrZQSM
31 Mart seçimlerden sonra belediyelere operasyon bilançosu
CHP:
En az 39 CHP’li belediyeye operasyon düzenlendi.
Halen 26 CHP’li belediye başkanı tutuklu
AKP:
Operasyon yapılan AKP’li belediye sayısı: 1
Tutuklu AKP’li belediye başkanı: 0
https://t.co/ZhexYpYw7d
✍️Komisyonun 'suça sürüklenen çocuk' raporuna muhalefet şerhi: Çocuklar ‘çocukluktan’ çıkartılmak isteniyor
TBMM’de çocukların suça sürüklenmesine ilişkin hazırlanan Meclis Araştırma Komisyonu raporuna DEM Parti tarafından sunulan muhalefet şerhinde, çocuk adalet sisteminin ‘cezalandırma ve hapsetme’ odaklı bir yapıya dönüştürülmek istenildiğine dikkat çekildi.
📍Komisyonun cezaevlerinde bulunan çocuklara ilişkin yaptığı çalışmanın sonucunda ise şu verilere ulaşılıyor:
- Çocukların yaklaşık yarısının ailesinin aylık geliri 30 bin liranın altında.
- Yüzde 78,9’unun ailesinde ciddi maddi sorun bulunuyor
- Çocukların yüzde 71,3’ü okulu terk etmiş veya okula düzensiz devam edebiliyor
- 12-14 yaş grubundakilerin yüzde 73,1’i; 15-17 yaş grubundakilerin ise yüzde 88,9’u çalışma hayatına katılmış
- Çocukların yüzde 45,5’i bağımlılık yapıcı maddeleri deniyor; yüzde 21,9’unun ise bu maddeleri günlük kullanıyor
- Çocukların yüzde 24,2’si fiziksel, yüzde 30,3’ü duygusal ve yüzde 5,8’i de cinsel istismara maruz kalmış
- Çocukların yüzde 91,6’sı tek bir suç nedeniyle; yüzde 8,4’ü ise birden fazla suç nedeniyle cezaevinde bulunuyor.
Peki artırılması gereken gerçekten yalnızca cezaların miktarı mı yoksa yıllar içerisinde iyiden iyiye unutulan sosyal devlet politikaları mı?Kurtarılmak istenen çocuklarımızsa cevap belli…
👇🏼👇🏼
https://t.co/GS4muQiHvJ
Komisyonun 'suça sürüklenen çocuk' raporuna muhalefet şerhi: Çocuklar ‘çocukluktan’ çıkartılmak isteniyor
TBMM’de çocukların suça sürüklenmesine ilişkin hazırlanan Meclis Araştırma Komisyonu raporuna DEM Parti tarafından sunulan muhalefet şerhinde, çocuk adalet sisteminin 'cezalandırma ve hapsetme' odaklı bir yapıya dönüştürülmek istendiği savunuldu.
Şerhte; çocukların suça sürüklenmesinin temel nedenleri arasında yoksulluk, okuldan kopuş, ihmal, istismar ve bağımlılık gibi sosyal sorunlara dikkat çekildi.
https://t.co/zV7t0iBO0f
#ÖZELHABER | CHANGE ARAÇ VURGUNUNDA 'MAHALLE ABİSİ' TUZAĞI: VEKALET VERDİLER, HAYATLARI KARARDI
Son yıllarda artan change araç soruşturmaları, yalnızca çalıntı ya da hurda araçların kimlik bilgilerinin değiştirilmesiyle sınırlı olmayan daha karmaşık bir tabloyu da gündeme getirdi.
Araç trafiğinin içinde görünen bazı gençler, sürece bilinçli olarak dahil olmadıklarını, yalnızca mahalleden 'abi' dedikleri kişilere vekalet verdiklerini ve hiçbir maddi kazanç elde etmediklerini savunuyor.
Peki gençler bu tuzağa nasıl sürükleniyor? Gençlerin aileleri 'mağduriyetlerini' nasıl savunuyor? Bu konu hakkında hukukçular ne diyor?
Haberimizde 👇🏻
https://t.co/vSUJNQW084
Kim kime ne demiş, kim kiminle nerede ne yapmış haberciliğinden ziyade “belki bir faydası olur” hassasiyetiyle gerçek hayata dokunan bir haber olmuş @mervsismn 👏👇🏼
#ÖZELHABER I Kızının tedavisi için mücadele eden baba, bu sözlerle isyan etti: "Devletin karşılamadığı o ilaç, 5 bin 800"
Bir baba düşünün… Kızına sadece babalık yapmıyor; hem bakıcı, hem hasta refakatçisi, hem de sosyal devletin çekildiği yerde tek başına ayakta duran bir insan oluyor.
Yatağa bağımlı kızı İlayda’nın ilacı iki yıl öncesine kadar devlet tarafından karşılanırken bugün “gerekçe” bile sunulmadan aileye verilmiyor.
Bir kutu ilaç 5 bin 800 lira… Mama, bez, bakım masrafı zaten başlı başına bir yük. Ama asıl ağır olan, “asgari ücretten biraz fazla kazanıyorsun” denilerek bu insanların kaderine terk edilmesi.
Türkiye’de sosyal yardım sistemi yoksulluğu azaltmıyor, tam tersine insanları yardım alabilmek için daha da yoksullaşmaya mahkum ediyor.
Çalışanın cezalandırıldığı, hasta çocuğuna bakmaya çalışan ailenin yalnız bırakıldığı bir düzende sorun sadece ekonomi değil, vicdan meselesidir.
Şunu da söylemek lazım... Evet, konu Meclis’e de taşındı. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer soru önergesi verdi. Ancak Türkiye’de soru önergelerinin akıbetini az çok biliyoruz... Çoğu zaman mevzuat maddeleri sıralanıyor, bürokratik bir cevap yazılıyor ve dosya kapanıyor. İnsan hikayeleri prosedür cümlelerinin arasında kayboluyor.
Bazen haberimi paylaşıp dönüp şu soruyu soruyorum kendime: “Peki şimdi ne değişecek?” Belki hemen hiçbir şey. Ama değişmemesini kabullenmek de sessizce bu düzenin parçası olmak anlamına geliyor. Çünkü bu aile bir istisna değil, sadece görünür olmuş bir örnek.
https://t.co/vpsD1w6AN5
“KÜBA DÜNYAYA BOMBA YAĞDIRMADI, DOKTOR GÖNDERDİ”
Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Diaz Palacios (@AlejandroFDiazP); ABD Başkanı Trump’ın açgözlü politikalarının çıktısı olan “Küba’ya dönük ambargoların” Küba halkının hayatını nasıl etkilediğini anlattı:
- Küba ekonomisine yıllık 7 milyar dolardan fazla zarar verdi
- 2 binden fazlasını çocukların oluşturduğu 100 binden fazla hasta ameliyat ve cerrahi işlemini enerji sorunu sebebiyle gerçekleştiremiyor
- 40 binden fazla gebe, gebelik takip hizmetlerine ulaşmakta sorun yaşıyor
- 30 binden fazla çocuğun aşılama süreci aksıyor
- Yüzlerce yenidoğan bebek kuvöz gibi yaşamsal cihazlardan yararlanamadığı için risk altında
- Günlerce süren elektrik kesintileri yüzünden Küba halkı; gıdalarını koruyamıyor, yemeklerini odun ateşinde pişiriyor, temiz suya erişimde zorlanıyor, hijyen sorunları yaşıyor.
“Küba, başka ülkelere bomba değil doktor gönderdi” diyen Palacios, Trump politikasını; Küba halkının yaşantısını, sağlığını ve doğrudan hayatını tehdit eden karakteri dolayısıyla “soykırım” suçu olarak nitelendirdiklerini ifade etti.
✍️ Haber:
https://t.co/4TIezCPKU1
TBMM’de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu’nun ikinci toplantısında, hayatını kaybeden çocukların mezarlarının ziyaret edilmesi önerisi gündeme geldi.
🔻Komisyonda çocukların korunamaması, okul güvenliği ve devletin çocuk koruma politikalarındaki eksiklikleri tartışıldı.
AK Parti Tokat Milletvekili @yusufbeyazit60 Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan komisyonda Beyazıt, “Pazar günü Kahramanmaraş’a giderek hayatını kaybeden çocukların mezarlarını ziyaret edelim, ailelere taziye ve yaralı öğrencilere hasta ziyareti yapalım” önerisinde bulunurken, bazı üyeler ziyaretin daha sonraki bir tarihte ve daha küçük bir heyetle yapılmasını istedi.
Toplantıda muhalefet milletvekilleri yaşananların münferit olmadığını vurgularken, CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı @Suat_Ozcagdas Suat Özçağdaş, “Türkiye’de çocuk ölümleri münferit olaylar değil. Türkiye’de çocukları koruyamıyor olma gerçeğiyle karşı karşıyayız” dedi.
İYİ Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı @senolsunat Şenol Sunat, “Bu olay devletin çocuk koruma politikasındaki büyük boşluğu göstermiştir” ifadelerini kullanırken, CHP Muğla Milletvekili @gizemozcanchp Gizem Özcan ise “Yerine göre o çocuğu ailesine karşı bile koruma ödevi var devletin” diyerek çocuk koruma sistemi kurulması gerektiğini söyledi.
CHP Kahramanmaraş Milletvekili @Ali_Oztunc Ali Öztunç ise geçmiş araştırma komisyonu raporlarının raflarda kaldığını söyleyerek “Gerçek bir çalışma yapalım” çağrısında bulundu.
Sen ne kadar rezil bir hesapsın. Bir haberci olarak değerlendireyim diyorum olmuyor; çünkü yaptığın hiçbir iş haber değil. Burada yaptığın şey açık bir provokasyon ve algı yönetimi. İnsanları salak yerine koyarak sanki öğrenciler arasındaki kavga Türk bayrağından dolayı çıkmış gibi göstermeye çalışıyorsun. Bu kesinlikle habercilik değil.
Ayrıca bir ODTÜ’lü olarak da söyleyeyim; hiçbir ODTÜ’lünün bayrakla derdi yoktur. Derdi 6.Filoyu kıble bilenlerdir ve evet onların da DEVRİM’de yeri yoktur. #ODTÜ #BaharŞenliği #6Mayıs
Şebnem Ferah konser bileti alamayanlar derneği kurucu üyesiyim. Derneğe katılım ücretsiz olup kalan 13 konser için örgütlenmeliyiz.
Unutmayalım arkadaşlar.
Örgütlü mücadele sonuç getirir 😁
Millete 11.30’da bekleme odası açılacak deyip daha erken saatte açılmasını açıklayın.
Benden sonra sisteme girenin sırada benim önümde olmasını açıklayın.
Sırada benden sonra olanın benden önce bilet almasını açıklayın.
Para ödeme sayfasına kadar gelip de nasıl biletin alınmadığını açıklayın.
Karaborsada min 10binden başlayan biletleri açıklayın.
@bubilet@Biletix
📍Gergin başlayan ve işleyiş sürecinin belirlenmesine ilişkin fikir ayrılıklarının yaşandığı komisyon toplantısında başkan, başkan vekili ve katip üyeleri seçildi. Buna göre;
-Komisyonun başkanlığına AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt
-Komisyon başkanvekilliğine AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam
-Sözcülüğe AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin
-Katip üyeliğine MHP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Özyavuz seçildi.
📌Öte yandan CHP'nin 'komisyon yönetimi hem iktidar hem de muhalefet partilerinden oluşsun' önerisi hayata geçirilemedi. Bu durumun komisyon çalışmalarını baştan verimsiz kılacağını öne süren CHP'li komisyon üyeleri karara tepki gösterdi.
📌Ayrıca komisyonun dijital meselelere odaklanacağı yönündeki beyanlar da fikir ayrılıklarına yol açtı. Komisyonun çalışma takviminin belirlenmesi amacıyla 6 Mayıs Çarşamba günü toplanması kararlaştırıldı.
📍OKUL SALDIRILARINI ARAŞTIRMA KOMİSYONU İLK TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, divan üyelerinin seçilmesi üzerine ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantının ilk bölümünde, komisyonun işleyişine dair tartışmalar öne çıktı.
Toplantının açılmasının ardından ilk sözü alan CHP İzmir Milletvekili ve İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan (@CHPMuratBakan), bu tür komisyonların çok kıymetli olduğunu ancak acı bir olay yaşandıktan sonra kurulduğunu ifade etti.
“Bu komisyonlar neden kuruluyor; bu tür olaylar tekrar yaşanmasın diye. Bunun için de şu iki kritik başlık sorgulanmalı: Bir, neden bu sorunu yaşadık; İki, bir daha yaşanmaması için neler yapılmalı.”
CHP Milli Eğitim Politikalarından Sorumlu Suat Özçağdaş (@Suat_Ozcagdas) ise, bu komisyonun anlamlı bir sonuca ulaşabilmesi için tam da siyaset konuşulması gerektiğini belirtti. Okul saldırılarının siyasetin göbeğinde bir mesele olduğuna işaret eden Özçağdaş, komisyon sürecinin sağlıklı işletilebilmesi için iktidarı partisinin komisyon üyelerini bu sefer davranış değişikliğine davet etti.
Komisyonun nasıl işleyeceğine dönük ilk anlaşmazlıkların yaşanması üzerine divan seçimine geçilmeden önce toplantıya ara verildi. Ardından divan seçimine geçildi.
📍OKUL SALDIRILARINI ARAŞTIRMA KOMİSYONU İLK TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Okul Saldırılarını Araştırma Komisyonu, divan üyelerinin seçilmesi üzerine ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantının ilk bölümünde, komisyonun işleyişine dair tartışmalar öne çıktı.
Toplantının açılmasının ardından ilk sözü alan CHP İzmir Milletvekili ve İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan (@CHPMuratBakan), bu tür komisyonların çok kıymetli olduğunu ancak acı bir olay yaşandıktan sonra kurulduğunu ifade etti.
“Bu komisyonlar neden kuruluyor; bu tür olaylar tekrar yaşanmasın diye. Bunun için de şu iki kritik başlık sorgulanmalı: Bir, neden bu sorunu yaşadık; İki, bir daha yaşanmaması için neler yapılmalı.”
CHP Milli Eğitim Politikalarından Sorumlu Suat Özçağdaş (@Suat_Ozcagdas) ise, bu komisyonun anlamlı bir sonuca ulaşabilmesi için tam da siyaset konuşulması gerektiğini belirtti. Okul saldırılarının siyasetin göbeğinde bir mesele olduğuna işaret eden Özçağdaş, komisyon sürecinin sağlıklı işletilebilmesi için iktidarı partisinin komisyon üyelerini bu sefer davranış değişikliğine davet etti.
Komisyonun nasıl işleyeceğine dönük ilk anlaşmazlıkların yaşanması üzerine divan seçimine geçilmeden önce toplantıya ara verildi. Ardından divan seçimine geçildi.
Bu kazanımı kendi hanesine yazmaya çalışan ve çalışacaklara bir ön not:
Tek öznesi hakları aylarca ve hatta yıllarca gasp edilen işçilerin ta kendisidir, mücadele de kazanım da sadece ama sadece onlara aittir.
Bir de…Görüntüler elbette çok hoş ama iki gün öncesine ait olan malum görüntüleri de unutturacak değil.
@bagimsizmadenis 👏👏
Ankara’da günlerdir devam eden madenci eyleminin sağduyu ve nezaket içinde sona ermesi, hepimiz adına anlamlı bir tablo ortaya koymuştur.
Emekçilerimizin eylemi polislere çiçek vererek sonlandırması; milletimizin özünde taşıdığı saygı, vakar ve birlik ruhunun en güzel tezahürlerinden biri olmuştur.
“İşçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz.” anlayışıyla; emeğin hakkını korumak, sosyal adaleti güçlendirmek ve her vatandaşımızın onurlu bir yaşam sürmesini teminat altına almak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Sağduyunun hâkim olduğu bu sürece katkı sunan tüm taraflara teşekkür ediyorum.
✍️ ‘Milli Eğitim Müdürünün silahlı pozu' skandalında ruhsat tartışması
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı @eczserkansari , Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'na ayrı ayrı soru önergelerini surdu. Sarı, Bakanlar Yusuf Tekin ve Mustafa Çiftçi'nin cevaplaması istemiyle şu kritik soruları sordu:
- Müdürün verdiği pozda görülen MP5 tipi tam otomatik silahın MKE tarafından sivil vatandaşlara satışı bulunmazken bu silaha nasıl ulaşıldı?
- Söz konusu silah (ki ulaşılması zorken) kim tarafından ve hangi koşullarda verildi?
- Sosyal medyadaki pozun şiddeti özendirdiği ve eğitimci kimliği ile uyuşmadığı şüphesiz ortadayken neden hala görevden uzaklaştırılmadı veya herhangi bir işlem yapılmadı?
https://t.co/ASiOE2mgGW
✍️Türkiye bugünlere nasıl mı geldi? Bir İlçe Milli Eğitim Müdürü hiç çekinmeden bir makineli tüfekle poz veriyor ve "her daim hazırız" notunu düşüyor.
Bir eğitimcinin "her daim hazır" olması gereken şey ne peki?