MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN YENİ DUYURU YAYIMLANDI
MEB Kurum İdari Kurulları dahil yer aldığımız her platformda ısrarla dile getirdiğimiz ve çözümü için diplomasi trafiği yürüttüğümüz mazerete bağlı yer değişikliği taleplerinin karşılanmasına yönelik olarak Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir duyuru yayımladı.
Yaz tatili döneminde mazerete bağlı yer değişikliği talebi gerçekleşmeyenler, sonrasında mazereti oluşanlar ve 14 Eylül itibarıyla kadroya geçecek mazereti bulunan öğretmenler için “2026 Yılı Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu 2" yayımlandı.
Ön başvurular 9-14 Eylül 2026 tarihleri arasında, tercih başvuruları ise 16-17 Eylül 2026 tarihleri arasında alınacak. Atamalar, 18 Eylül 2026 tarihinde ilan edilecek.
Mazereti bulunan öğretmenlerimizin yer değişikliği taleplerine duyarsız kalmayarak yeni bir duyuru yayımlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e teşekkür ediyor, atama sürecinin öğretmenlerimiz için hayırlı olmasını diliyoruz.
#İyiKiEğitimBirSenVar
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎NASIL BİR YIL?▪︎▪︎▪︎
Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor. Umarım öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için başarılarla dolu bir yıl olur. Başlarken tayinler, atamalar, önlük mecburiyeti gibi dönemsel tartışmaların ötesinde, eğitime dair önceliklerimiz neler olmalıdır diye bakalım.
Son iki yıldır en önemli gündemimizin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olduğunu söyleyebiliriz. Devamında dijital çağın sunduğu imkânlar ve getirdiği tehditler bağlamında her yaştan çocuklarımızın geleceği ve eğitimdeki değişim dönüşüm ihtiyacı belirleyici ana konularımız olarak önümüzde durmaktır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin, öngördüğü insanı yetiştirme serüvenindeki en önemli çıkmazı, yöneltilen ideolojik itirazlar, yetersiz öğretmen performansı ya da sayılan diğer unsurlar değil, yeni müfredata uygun kademeler arasındaki geçiş sisteminin ortaya koyulamamış olmasıdır.
Deneme sınavları, kurslar, kaynak kitaplarla yıkılmaz bir hâkimiyet kuran sınava dayalı eğitim sistemi, iyi niyetli birçok çabayı boşa çıkarmış, kaynaklarımızı ve çocuklarımızı heba etmiştir. Bu problemi çözemediğimiz müddetçe, beceri ve değerler üzerine bina etmeye çalıştığımız yeni arayışımız da korkarım aynı kaderi paylaşacaktır.
Salgın süreciyle tartışmaya başladığımız dijital çağ, yapay zekâ, büyük veri vs. yerine göre övdüğümüz yerine göre ise korktuğumuz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Hayatımızı kolaylaştırdığı kadar tehdit ettiği de bir gerçektir. Daha çok tehdit kısmını konuşuyoruz ancak ona ayak uydurmak adına da önemli arayış ve dönüşümleri yaşıyoruz.
Dijital çağın olumlu ya da olumsuz anlamda getirdikleri, giderek azalan çağ nüfusumuz ve tıkanan on iki yıllık zorunlu eğitim modelimiz bizi yeni arayışlara, dönüşümlere ve radikal uygulamalara mecbur bırakıyor. Bu anlamda okul öncesinden yükseköğretime, öğretmen yetiştirmeden okul mimarisine kadar değişim en önemli gündemimiz olmalıdır.
Anadolu liseleri ile her ile bir üniversite politikamızın sonunun geldiğini görüyor ancak yüksek sesle konuşamıyoruz. Mesleki eğitimi dönem dönem yükseltiyor, ancak bir türlü hak ettiği yere getiremiyoruz. Üniversitelerin kontenjanlarını kısıyor ancak problemi cesurca masaya yatıramıyoruz. Klasik üniversite diplomasına, mikro yeterlilikler ekliyor ancak yüksekokul ve fakülteleri olması gerektiği kadar dönüştüremiyoruz.
Bu kadar derin ve geniş konuların yanında, her fırsatta dile getirfiğim iki önemli uyarı ile bitirelim. Gelin bu öğretim yılında, okul ve öğretmen dışında kimse proje yapmasın. Yapıyorsa, kimse kimseye projesiyle görev yüklemesin. Kendi emeğiyle, kendi çabasıyla projesini yapsın. Proje değil eğitim yapalım. Öğretmeni sınıftan, müdürü okulundan almayalım.
Bütün işleri merkezden yapmayalım. Yerele inisiyatif bırakalım, ancak kontrol edelim. Cumhurbaşkanlığının sosyal medya kullanımı ile ilgili çizdiği sınırları iyi anlayalım. Eğitimde başarının üç beş proje ile gelmeyeceğini, sosyal medyanın üretim değil tüketim unsuru olduğunu görelim.
Özetle yeni öğretim yılında sınav sistemi, dijital çağ ve eğitim sisteminde dönüşüm en önemli ödev olarak önümüzde duruyor. Bunları yapmadıkça, bu yıl oyunla eğitimi öne çıkaracağız hedefi, dijital oyunla geçirilen zamanı artıracak bir hedefe dönüşebilir.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
YENİ OVP, ESKİ HESABIN HAKSIZLIĞINI AÇIKÇA GÖSTERMİŞTİR!
Tasarrufu emekten yapan, fiyat istikrarını sadece maaşları baskılama aracı gören, imzalamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme’de 2027 yılı için memur ve emeklisine %5 + %4’ü reva gören ancak yeni OVP’de 2027 yılı için %21 enflasyon bekleyen ekonomi yönetimi bir an önce politikasını gözden geçirmeli, memur ve emeklisinin maaş/ücretlerine de aynı düzeltmeyi yapmalıdır.
Memur-Sen olarak beklentimizi bir kez daha ifade ediyoruz.
▪️Hakem Kurulu Kararıyla 2026 yılında oluş(turul)an enflasyon kayıplarının acilen telafi edilmesini,
▪️2027 yılı için verilen %5 + %4 artışın güncellenmesini ve Seyyanen Zamla iyileştirilmesini,
▪️Kamu çalışanları arasında oluş(turul)an ücret dengesizliğinin/adaletsizliğinin bir an önce giderilmesini;
▪️Kamu görevlisi ve emeklisinin görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki makasın kapatılmasını bekliyoruz.
🔎https://t.co/t5RT0xRYSk
EYLEM KARARLARIMIZI YENİLEDİK
Eğitim çalışanlarının yaşamaya devam ettiği 5 sorunun ortadan kaldırılması için önceki eğitim ve öğretim yıllarında aldığımız eylem kararlarımızı, yeni eğitim öğretim yılını kapsayacak şekilde yeniledik.
Eylem kararlarımızın nedeni olan konular
1.İkinci Nöbet Görevleri
2.Mesai Dışı Zorunlu Mesleki Çalışmalar
3.Zorunlu Görevlendirmeler
4.Öğrenci Gelişim Raporları
5.Kılık Kıyafet
Eğitim-Bir-Sen olarak yetkililerden beklentimiz, eğitim çalışanları ile kurumlarını karşı karşıya getiren uygulamalara son verilmesi ve yaşanan sorunların kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılmasıdır.
Haber için: https://t.co/RfXIFpPj0A
Uyum eğitimlerinin öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve tüm eğitim çalışanlarımıza hayırlı olmasını diliyoruz.
Öğrencilerimizin güven ve mutluluk içinde okullarıyla buluşmasına rehberlik eden öğretmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar; öğrencilerimize eğitim hayatlarında başarılar temenni ediyoruz.
Evlatlarının bu önemli sürecine eşlik edebilmeleri için ebeveynlere idari izin hakkı tanınmasını memnuniyetle karşılıyor, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.
Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya’yı 3-2 yenerek üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımımızı tebrik ediyoruz.
#FileninSultanları
EĞİTİM-BİR-SEN BAŞKANLAR KURULUMUZLA SEÇİM GÜNDEMLİ TOPLANTIMIZI GERÇEKLEŞTİRDİK
Genel Yönetim Kurulumuz ve şube başkanlarımızla çevrim içi Başkanlar Kurulu toplantımızı gerçekleştirdik.
Toplantımızda, yeni eğitim öğretim yılı hazırlıklarını, eğitim ve çalışma hayatının güncel meselelerini, ülke ve dünya gündemindeki gelişmeleri ve yaklaşan şube olağan kongre süreçlerini kapsamlı şekilde değerlendirdik.
Kurulduğumuz günden bu yana öncü olmayı, örnek olmayı ve sendikacılığa yeni ufuklar açmayı kendimize sorumluluk bildik. Bugün Eğitim-Bir-Sen’in teşkilat modeli ve sendikal mücadelesi yalnızca Türkiye’de değil dünyanın farklı coğrafyalarında da ilgiyle takip ediliyorsa bu, teşkilatımızın ortak emeğinin ve mücadelesinin önemli bir sonucudur.
Geldiğimiz noktayla iftihar ederken, bu birikimi korumanın ve daha ileriye taşımanın omuzlarımızdaki sorumluluğu büyüttüğünün de farkındayız.
Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Mesut Öner’in şube olağan kongre süreçlerine ilişkin takvimi ve seçim yönergemizi aktardığı toplantımız, şeffaf, katılımcı, demokratik seçim sürecimizin kilometre taşlarını ortaya koyan bir özetti.
Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştireceğimiz şube olağan kongrelerimiz, Eğitim-Bir-Sen’in köklü teşkilat kültürünün en güçlü yansımalarından biri, teşkilatımızın demokrasi şölenidir.
İstişareyi merkeze alan güçlü teşkilat yapımızla eğitim çalışanlarının sesi olmaya, çelikleşen irademiz, kararlı duruşumuz ve ortak mücadele azmimizle hak ve emek mücadelemizi daha ileriye taşımaya devam edeceğiz.
Eğitim Bir Sen Salihli İlçe Başkanı Alim TURGUT yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Salihli İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olarak göreve başlayan Şube Müdürü Sayın Mustafa KILIÇ'I ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini iletti.
MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILANMAYAN ÖĞRETMENLERİN MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİDİR
Öğretmenlerimizin mazerete dayalı yer değişikliği kapsamında çok sayıda talebinin karşılandığı görülmekle birlikte, boş norm sayısı ile yer değişikliği talep eden öğretmen sayısı birlikte değerlendirildiğinde, talepleri karşılanmayan ve bu nedenle mağduriyet yaşayacak çok sayıda öğretmenin bulunduğu görülmektedir.
Daha önceki dönemlerde mazerete bağlı yer değişikliği talepleri karşılanamayan öğretmenler yönünden Bakanlıkça il veya ilçe emri uygulaması hayata geçirilerek oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmiştir.
Bu uygulama, 2026 yılı yaz tatili mazerete dayalı yer değişikliği sürecinde de aynı uygulamanın yapılması konusunda haklı bir beklenti oluşturmuştur. Geçmiş yıllardaki tecrübe, söz konusu uygulamanın eğitim-öğretim süreçlerinde herhangi bir olumsuzluğa yol açmadığını ortaya koymaktadır.
Bu itibarla Bakanlıkça, 2026 yılı yaz tatili dönemi mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde, öğretmenlerin tercihine bağlı olarak mazeretlerinin bulunduğu il veya ilçe emrine atanmalarına imkan sağlayacak gerekli çalışma yürütülmelidir.
MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILANAMAYAN ÖĞRETMENLER SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ
Genel Başkanımız Ali Yalçın, meslektaşlarımızla bir araya gelerek yaşadıkları mağduriyetleri ve beklentilerini dinledi, sürece ilişkin istişarelerde bulundu.
Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2026 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde de öğretmenlerimizin tercihine bağlı olarak mazeretlerinin bulunduğu il veya ilçe emrine atanmalarına imkan sağlanması gerektiğini ifade eden Genel Başkanımız, aile bütünlüğünü zedeleyen mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Eğitim-Bir-Sen olarak öğretmenlerimizin haklı taleplerinin ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
EĞİTİME BAKIŞ DERGİMİZİN YENİ SAYISINDA MAARİF MODELİ FARKLI AÇILARDAN DEĞERLENDİRİLİYOR
Eğitim-Bir-Sen olarak akademik sendikacılık anlayışımızın köklü bir tezahürü olan Eğitime Bakış dergimizin 63. sayısını, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” temasıyla kamuoyuna sunuyoruz.
Eğitim politikalarını gündelik tartışmaların ötesine taşıyarak düşünsel ve bilimsel bir zeminde ele alma çabasını sürdüren Eğitime Bakış, 63. sayısıyla Türkiye’nin eğitim gündemindeki en önemli başlıklardan biri olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli üzerine kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.
Modelin okul öncesinden ilkokula, ortaokuldan ortaöğretime uzanan yansımalarının yanı sıra; erdem-değer-eylem yaklaşımı, yetkin ve erdemli insan profili, bilgelik, çocuk ve değer eğitimi, öğretmenin değişen rolü, Türk dili ve edebiyatı programı ile program geliştirme anlayışı gibi pek çok başlık kapsamlı biçimde inceleniyor.
Okumak ve incelemek için: https://t.co/vjf33RASMP
Haber için: https://t.co/24gmMR4Ovv
#EgitimeBakis
Üniversite idari personelinin kurumlararası yer değiştirebilmesi için verdiğimiz mücadele neticesinde YÖK yeni bir adım attı.
Mücadelemizin sonucu olarak geçtiğimiz yıl ilk kez uygulanan üniversiteler arası yer değişikliği işlemleri için Yüksek Öğretim Kurulu bugün 8. Dönem Toplu Sözleşme Kararımıza atıfta bulunarak, üniversitelere yer değişikliği sürecini başlatan yeni bir yazı gönderdi.
Hayırlı olmasını diler;
YÖK Başkanı Sn. Prof.Dr. Erol ÖZVAR'a teşekkür ederiz.
#İyikiEğitimBirSenVar
REHBER ÖĞRETMEN ÜYELERİMİZ İÇİN “PSİKOTERAPİ EKOLLERİ” EĞİTİMLERİMİZ BAŞLIYOR
Eğitim-Bir-Sen olarak İbn Haldun Üniversitesi iş birliğiyle okullardaki psikososyal destek süreçlerini güçlendirmek amacıyla “Rehber Öğretmenler İçin Psikoterapi Ekolleri” eğitim programını hayata geçiriyoruz.
✏️ BDT Eğitimi:
Doç. Dr. Şeyda Eruyar – Boğaziçi Üniversitesi
✏️ EMDR Eğitimi:
Doç. Dr. Burcu Uysal – İbn Haldun Üniversitesi
✏️ Şema Terapi Eğitimi:
Dr. Ayşe Kaya Göktepe – İstanbul Medeniyet Üniversitesi
✏️ ACT Eğitimi:
Doç. Dr. Hasan Turan Karatepe – İbn Haldun Üniversitesi
EBS Akademi üzerinden çevrim içi düzenlenecek eğitimler 11 Ağustos 2026’da başlıyor.
Eğitim-Bir-Sen üyelerinin katılabileceği program sonunda başarılı olanlar, e-Devlet onaylı sertifika almaya hak kazanacak.
Detaylı bilgi için: https://t.co/ToeUhv86Se
#İyikiEğitimBirSenVar #EBSAkademi #RehberÖğretmen #PsikoterapiEkolleri #İbnHaldunÜniversitesi
MÜCADELELERİNE DESTEK OLDUĞUMUZ MÜLAKAT MAĞDURU ÖĞRETMENLER İÇİN ÇÖZÜM YAKIN
Eğitim-Bir-Sen olarak, 2023 KPSS’nin ardından gerçekleştirilen mülakatlarda çeşitli sebeplerle mağduriyet yaşayan öğretmenlerimizin haklarının teslim edilmesi için başından bu yana kararlılıkla mücadele ettik.
Çözüm için adeta mekik diplomasisi yürüttük; TBMM nezdindeki girişimlerimizden yargı süreçlerine, eylemlerden Milli Eğitim Bakanlığı ile defaatle yürüttüğümüz görüşmelere kadar her aşamada meslektaşlarımızın yanında olduk.
Mülakat mağduru meslektaşlarımızın yaşadığı mağduriyetin giderilmesi yönünde bir çözüm üretileceğine dair inancımızı ve beklentimizi her fırsatta dile getirdik. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde atılan adımı önemli buluyoruz.
Mülakat mağduru öğretmenlerin PIKTES üzerinden istihdamını amaçlayan bir formülle çözüm yolunda ilk adım atılmıştır. Sürecin ilerleyen aşamalarında mağduriyeti bütünüyle ortadan kaldıracak kalıcı çözüm formüllerinin de hayata geçirileceğine ilişkin inancımızı koruyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak sendikamızla irtibat halinde olan meslektaşlarımızla iletişimimizi devam ettirmeye, kapsam dahilindeki bütün öğretmenlerimizin durumunu yakından takip etmeye ve hak kayıpları tamamen giderilinceye kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Geçici süreli PIKTES öğreticisi alımı başvuruları, 14-21 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapılacaktır. Başvurulara ilişkin usul ve esasların yer aldığı kılavuz, 14 Ağustos 2026 tarihinde https://t.co/8WGwN9KMnZ adresinde yayımlanacak; başvurular da aynı internet sitesi üzerinden alınacaktır.
Mülakat mağduru öğretmenlerimizin yaşadığı sorunun çözümüne yönelik attıkları bu önemli adım dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e ve Personel Genel Müdürü Bülent Çiftçi’ye teşekkür ediyoruz.
#İyikiEğitimBirSenVar
Eğitim-Bir-Sen'in çağrısı açık: Oluşan devasa kurumsal hafızanın kaybolmaması ve mağduriyetlerin bitmesi için PIKTES öğretmenleri kazanılmış haklarıyla birlikte MEB bünyesinde kadroya geçirilmeli.
https://t.co/jbBscwWcjk
Gazi Meclisimizde Cumhurbaşkanımız Sn. @RTErdogan’ın katılımıyla düzenlen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinliklerine katıldık.
TBMM Başkanı Sn.Numa Kurtulmuş’a ev sahipliği yaptığı etkinlikler ve davetleri için teşekkür ediyorum.
Milletimizin sarsılmaz iradesi ve güçlü Türkiye yürüyüşü bir kez daha vurgulandı.
10. Yılında 15 Temmuz Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyor, milletimiz bahtiyar, devletimiz payidar olsun diyorum.🇹🇷🇹🇷
#15TemmuzDestanı
#İradeBizimZaferBizim
#İradeBizimVatanBizim
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YEDİ TEPE UZAKTA
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazılı ayet mealine yönelik müdahale, inanç ve ifade özgürlüğü açısından son derece vahimdir.
Kısa süre önce Yeditepe Üniversitesinde öğrencilerin Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiğine, ibadet imkanlarının kısıtlandığına, mescit taleplerinin görmezden gelindiğine, Ramazan ayında iftar programlarına zorluk çıkarıldığına, haklı taleplerini dile getirdiklerinde disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiklerine dair iddialara dikkati çekmiş, üniversite yönetimini şeffaf, tatmin edici ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmiştik.
O gün bu iddiaları reddetmekle yetinenlerin, bugün doğruluğu emreden bir Kur’an ayetinin hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde mesaj olarak paylaşılmasına dahi tahammül edilmemesi ve öğretim üyelerinin bu tahammülsüzlüğü “İşte Yeditepe Üniversitesi ruhu” sözleriyle yüceltmesi karşısında atacakları adımı görmek istiyoruz.
Aynı sahnede siyasi içerikli dövizlere alan açılırken, bir ayetin engellenmeye çalışılması tam anlamıyla şuursuzluktur. Bu tablo, her defasında özgürlük söyleminin arkasına saklanmaya çalışan yasakçı, tek tipçi ve İslamofobik zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir.
Hukuk fakültesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun ayaklar altına alınması göstermektedir ki bu üniversite, hak ve özgürlüklerden yedi tepe uzaktadır.
Yeditepe Üniversitesi yönetiminin olayla ilgili inceleme başlattığını duyurması yetmez. Zira kamuoyuna yansıyan iddialar ve mükerrer hadiseler göstermektedir ki mesele münferit bir taşkınlık değil, kampüs içinde dindar öğrencilere yönelen sistematik bir tahammülsüzlük iklimidir. Yeditepe Üniversitesi yönetimini üniversite içinde dindar öğrencilere dön��k baskı ortamını sonlandırmaya, çağ dışı İslamofobik eylemlere karşı açık ve net tavır alarak ağır yaptırımlar getirmeye ve mağdur edilen öğrenciden ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz.
YÖK’ün konuya ilişkin soruşturma başlatmasını önemli buluyor, soruşturmanın ivedilikle, titizlikle ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmasını, sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.
Bu hadisenin üzerinin kapatılmasına, “münferit” denilerek geçiştirilmesine ve geride bıraktığımız 28 Şubat’ın karanlık dehlizlerinin yeni örneklerinin sergilenmesine ve İslamofobik dayatmaların normalleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
İnancına, değerlerine ve ifade özgürlüğüne sahip çıkan her bir gencimizin yanındayız.
Doğu’dan batı’ya, köyden şehire, sınıftan kampüse… Her yerde biz varız.
Nerede bir eğitim çalışanı varsa oraya ulaşan selamımız, karabulutları dağıtıp umudu yeşerten güleryüzümüz vardır.
Nerede bir sorun varsa orada çözüm için emeğimiz, mağdurlarla dayanışmamız, sorunlarla mücadelemiz ve nihayetinde alın teriyle elde edilmiş kazanımlarımız vardır.
Yani nerede bir eğitim çalışanı varsa orada Eğitim-Bir-Sen vardır.
444 bin 429 üyemizle birlikte verdiğimiz mücadeleyle bugün yalnızca Türkiye’nin en büyük eğitim sendikası değil eğitimcilerin yerelden evrensele uzanan hür ve güçlü sesiyiz.
#EğitimBirSen #İyikiEğitimBirSenVar
5 Temmuz 1993’te Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde, terör örgütü PKK tarafından hunharca katledilen vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.
Milli birlik, barış ve esenliğimizi tehdit eden Başbağlar başta olmak üzere nice karanlık provokasyonu unutmadık, unutmayacağız.
Bu meş’um olayların faillerini lanetleyip mağdurları için adalet talep ederken aynı zamanda barışın ve kardeşliğin değerini daha da iyi idrak ediyor, terörün her türlüsünü ve destekçilerini en güçlü şekilde lanetlemeye devam ediyoruz.
Başbağlar’da şehit olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, bir daha böyle kederlerin yaşanmamasını temenni ediyoruz.
Açıklamamızı okumak için: https://t.co/xYiJ5mU4fm
#Başbağlar #BaşbağlarKatliamı #BaşbağlarıUnutmayacağız