Henüz ömrünün baharında, öğrencileriyle, büyük bir umutla geleceği inşa etmeye çalışan bir öğretmendi Şenay Aybüke Yalçın...
Terörün karanlığı; ilmin, merhametin ve umudun temsilcisi bir öğretmeni aramızdan aldı. Aybüke Öğretmenimizin adı da idealleri de vatan sevgisi de gönüllerde yaşamaya devam ediyor.
Şehadetinin 9.yıl dönümünde Şenay Aybüke Yalçın'ı rahmetle, dualarla yâd ediyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
#ŞehitÖğretmenAybükeYalçın
Emeğin Örgütlü Gücü 31 Yaşında..
31 yıldır emeğin onurunu, hakkını, hukukunu; milletin değerlerini ve insanlığın ortak vicdanını savunan büyük bir yürüyüşün adıdır #MemurSen.
Bir avuç inanmış yüreğin başlattığı bu kutlu mücadele; bugün milyonların umuduna, kamu görevlilerinin güvencesine, emek hareketinin en güçlü adresine dönüşmüştür.
Memur-Sen; sadece ücret ve özlük hakları için değil; adalet için, özgürlük için, insan onuru için, mazlumların sesi olmak için mücadele eden bir medeniyet hareketidir.
Kurucu Genel Başkanımız merhum Mehmet Akif İnan’ın emanet ettiği dava bilinciyle; 31 yıldır alın terini savunan, emeğin, insani değerlerin ve millet iradesinin yanında durmanın mücadelesini veriyoruz.
Bugün 1.130.000’i bulan üye sayımız, dinamik teşkilat gücümüzle; geçmişimizin birikiminden, kardeşliğimizin dayanışmasından ve ortak ideallerimizden aldığımız güçle, yerelden evrensele daha büyük hedeflere yürüyoruz.
Bu büyük yürüyüşe emek veren, alın teri döken, ömür adayan tüm teşkilatlarımıza, sendikalarımıza, üyelerimize ve dava arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
31 yıldır aynı inançla, aynı kararlılıkla;
Hakkın yanında, emekçinin safında, milletimizin hizmetindeyiz.
Yaşasın emek mücadelemiz,
Yaşasın dayanışmamız,
Yaşasın Memur-Sen.
#MemurSen31Yaşında #EmeğinÖrgütlüGücü
HAK, EMEK, ADALET MÜCADELESİ; MEMUR-SEN 31 YAŞINDA
31 yıl önce bir avuç inanmış yürekle çıktığımız bu kutlu yolculukta; hakkı savunmayı, emeği korumayı ve adaleti büyütmeyi ilke edindik.
Kamu görevlilerinin haklı taleplerinin gür sesi, alın terinin kararlı savunucusu olduk. Yetkiden aldığımız gücü sorumluluğa, sorumluluğu ise kazanımlara dönüştürdük. Elde edilen her kazanımın arkasında 1 milyon 130 bin örgütlü üyemizin emeği, dayanışması ve kararlı mücadelesi oldu.
Her zaman milletimizin yanında olduk; mazlumun sesi, mağdurun umudu olmayı sürdürdük. Ülkemiz için, hak için, emek için, adalet için mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmedik.
İlk günkü inanç ve heyecanla; emeğin sesi, hakkın, adaletin ve örgütlü mücadelenin adresi olduk ve olmaya devam ediyoruz.
İyi ki örgütlüyüz. İyi ki Memur-Senliyiz.
Yetkili, kararlı ve mücadele dolu nice Memur-Sen’li yıllara…
https://t.co/iWXf5W8yX4
#EmeğinÖrgütlüGücü
#MemurSen31Yaşında
MİLLİ TAKIMIMIZ İÇİN BİR MARŞ DA BİZDEN!
A Milli Futbol Takımımızın 7’den 70’e ülkemize yaşattığı heyecan, bize de bir marş hazırlattı.
“Bizim İçin Oyna Şampiyon” adlı marşımızın, yaşayacağımız gol ve galibiyet sevincine tercüman olmasını temenni eder; Dünya Kupası 2026’da mücadele edecek Bizim Çocuklar’a başarılar dileriz.
#MilliTakım | #FIFADünyaKupası2026 | #BizimÇocuklar | #EğitimBirSen
KAYIPLARIMIZ ARTMIŞ, SOSYAL MALİYET BÜYÜMÜŞ, SEYYANEN ZAM KAÇINILMAZ OLMUŞTUR
Mayıs ayı enflasyon oranı %1,71 yıllık enflasyon %32,61 olarak açıklandı. 5 aylık toplam enflasyon %16,61 olurken kamu görevlileri ve emeklilerimizin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti. Memur ve emeklisine ilk 6 ay için %11’lik zam reva görülürken enflasyon şimdiden %16,61 seviyesine ulaştı.
Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında esas alınan ve 2026 yılının tamamı için hedeflenen %16’lık enflasyon oranı ilk 5 aylık süreçte gerçekleşmiş oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını, memur ve emeklisinin yüksek enflasyon altında ezileceğini, maaş ve ücretlerin enflasyon farkıyla gecikmeli olarak belirleneceğini ısrarla söyledik.
“Memur ve emekliler Temmuzda şu kadar zam alacak.” yanlışı yerine “Kamu görevlisi ve emeklisinin maaş/ücretleri Nisan ayından itibaren enflasyona yenildi.”Gerçeğini merkeze alarak konuşmak ve gereğini yapmak gerekiyor.
Kişi başına düşen milli gelir rekora koşuyor ise,büyüme rakamları istikrarlı şekilde devam ediyor ise,kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz büyümeden payını, milli gelirden hakkını alamıyor. 2021 Aralık ayından itibaren yıllık enflasyon %30’un üzerinde seyrediyor. Sıkılaşma politikaları sabit gelirlinin ücretlerini eritiyor, alım gücünü azaltıyor fakat enflasyonu düşürmüyor.
Kamu İşvereni; memuru enflasyona ezdirmek yerine Memur-Sen’i dinleyerek enflasyonu ezecek zam oranlarına imza atsaydı; bugün ne kamuda maaş ücret çarpıklığı ne de enflasyonun oluşturduğu kayıplar konuşulurdu. 7. Dönemdeki hatayı 8. Dönemde tekrar etmek; artık hata değildir. Tasarruf, kemer sıkmak ya da tutumlu olmak; olmayanı paylaşmada anlaşılır, olanı adaletsiz ve eşitsiz dağıtırken ne anlatılır ne de anlaşılır.
Bugün enflasyon konusu kadar önemli diğer başlık; çalışanlar arasında oluşturulan çarpıklık ve adaletsizliktir. Emeğin, alın terinin, hayat mücadelesinin kıyası olmaz!
Ömür boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı, asli ve sürekli işin icracısı, kamu hizmetinin asli unsuru olarak cümle kuruyor, aynı işi yapanlar arasında oluşturulan çarpıklığı ısrarla gündeme getiriyoruz.
Kamuda en düşük memur maaşının konuşulduğu her masada ve mecrada diğer statülerdekilerinin en düşük ve ortalama ücretini görmezden gelen anlayış; aslında kamuda huzursuzluğa, kamu çalışanları arasındaki çatışmaya sessiz kalıyor demektir.
Beklentimizi, talebimizi, kamu görevlisinin sesini bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz.
•Yasanın eksikliklerinin, Hakemin yetersizliklerinin faturasını memur ve emeklisi ödemesin.
•Üç ayda bir enflasyon hedefi güncellediği gibi kamu görevlisi ve emeklisinin maaşları güncellensin.
•Seyyanen zam verilsin, çalışanlar arasındaki adaletsizlik bitirilsin.
•4688 sayılı Kanun değişsin, aynı kanunla artık farklı sonuç üretilmesi beklenmesin.
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla çıktıkları onurlu yolculukta, siyonist israil’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği hukuksuz müdahale sonucu günlerce alıkonulan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin’i; Genel Başkan Yardımcımız Ali Yıldız, Sumud aktivistleri Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcımız Ali Deniz ve Memur-Sen Ankara İl Temsilcimiz Nevzat Öylek karşıladı.
İnsanlık vicdanını kuşananların sesi olmaya, Gazze’de yaşanan zulme karşı hakkı ve adaleti haykırmaya devam edeceğiz.
Memur-Sen olarak; mazlumun yanında, zalimin karşısında durmayı sürdürecek, Filistin halkının haklı mücadelesine desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
@yildizali19@alideniz02@NevzatOylek@hakiskonf
4688 sayılı Kanunun Revize Edilmesine İlişkin Alt Komisyon Çalışması Devam Ediyor
Kamu görevlileri sendikacılığı alanına ilişkin değişikliklerin uluslararası sendikal hak ve özgürlüklere uygun hale getirilmesi, ILO sözleşmeleri ve Uzmanlar Komitesi Raporlarında belirtilen hakların kamu görevlilerine de tanınması için çalışmalar sürüyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar, uzmanlarım katılımıyla devam ediyor. Memur-Sen olarak, toplu sözleşme süreci ve uygulama aşamasında yaşadığımız sorunları sosyal diyalog zemininde iletmeye ve çözüm yollarını önermeye devam ediyoruz.
Genel Başkanımız Ali Yalçın, 114. Uluslararası Çalışma Konferansı öncesinde Uluslararası Çalışma Örgütü Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Hassan ile görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmede; küresel siyasette yaşanan dönüşümlerin, bölgesel krizlerin ve ekonomik dalgalanmaların çalışma hayatına, sosyal adalete ve emekçilerin yaşam koşullarına etkileri kapsamlı şekilde ele alındı. Bunun yanında çalışma hayatının geleceği, sosyal diyaloğun güçlendirilmesi ve çalışma standartlarının korunmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.
Ayrıca, önümüzdeki süreçte Uluslararası Çalışma Örgütü ile yürütülebilecek ortak çalışmalar, uluslararası iş birliği alanları ve emek dünyasına yönelik projeler üzerine fikir alışverişi gerçekleştirildi.
@_aliyalcin_@iloankara
“Zulme Boyun Eğmeyenlere Selam Olsun”
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için Global Sumud Filosu’nda yer alan aktivistlerden Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Fatma Zengin’i karşılama programına katıldık.
Tehditlere, baskılara ve siyonist kuşatmaya rağmen Gazze için yola çıkan her vicdan; insanlığın onurunu, haysiyetini ve kardeşliğini temsil etmektedir.
İnanıyoruz ki;
insanlığın onuru, siyonizmi mağlup edecek.
📌 TÜRKİYE YÜZYILI, AİLENİN YÜZYILI OLSUN!..
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın tensipleriyle
2026-2035 yıllarını içeren “Aile ve Nüfus On Yılı” Vizyonu doğrultusunda,
her yıl mayıs ayının son haftası
“Milli Aile Haftası” olarak kutlanması,
son derece kıymetli, stratejik ve tarihî bir adım..
💠 İçerisinde bulunduğumuz Milli Aile Haftası, Aile Kurumunun güçlendirilmesi ve Neslimizin geleceği için toplumsal bir bilinç çağrısı niteliği taşımakta..
AİLEYİ DOSTU POLİTİKALAR, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE YAPILACAK EN STRATEJİK YATIRIM!..
⏭️ Bugün genç nüfus oranlarımız alarm vermekte..
TÜİK verileri; doğurganlık hızındaki düşüşün ve yaşlanan nüfus riskinin artık ertelenemez bir mesele hâline geldiğini açıkça göstermekte..
⏩️ Bu nedenle aileyi güçlendiren her adım, milli güvenliğin teminatıdır.
🟢 Özellikle çalışma hayatı yeniden aile merkezli bir bakış açısıyla ele alınmalı..
❇️Esnek ve hibrit çalışma modelleri yaygınlaşmalı,
❇️AİLE DOSTU ÇALIŞMA SİSTEMİ, oluşturulmalı
❇️Haftalık çalışma süreleri insan ve aile odaklı olarak 4 GÜNE düşürülmeli..
🟣 Ailenin çalışma hayatında desteklenmesi için,
• Tüm kamu kurumlarında kreş zorunlu hâle getirilmeli,
• Çocuk ve yaşlı bakım destek mekanizmaları yaygınlaştırılmalı,
• Annelik ve babalık izinleri güçlendirilmelidir.
🔴 Gençlerin evliliği ekonomik kaygılara teslim edilmemeli,
• İlk ev ve kira destekleri artırılmalı,
• Yeni evlenecek çiftlere yönelik teşvik politikaları hayata geçirilmelidir.
🔵 Ayrıca dijital çağın aile üzerindeki etkilerine karşı da koruyucu politikalar geliştirilmeli,
• aile-okul iş birliği,
• değerler eğitimi ve
• ebeveyn destek programları daha güçlü şekilde yapılandırılmalıdır.
✴️ Unutmayalım ki;
Aileyi korumak,
Hem bugünü, hem de Türkiye’nin yarınını korumaktır.
Haberimizi okumak için: https://t.co/DJ8CQLlxv7…
#MilliAileHaftası
#AileYılı
#GüçlüAileGüçlüTürkiye
#AileVeNüfusOnYılı
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎MESELE!▪︎▪︎▪︎
Mesele ne lüks araç ne plaza ne maaş ne de köklerden kopuş meselesidir. Mesele asalet, görgü, seviye ve feraset meselesidir. Sendikal eleştiri yapayım derken ortalığa saçılan soysuzluk, görgüsüzlük ve hazımsızlık meselesidir.
Belli dönemlerde ortaya çıkan bu soysuz, görgüsüz ve seviyesizlerin fitne, iftira ve çarpıtmalarına karşı, Memur-Sen’e bağlı sendikaların tamamı, bu 15 Mayıs’ı da üye artışlarıyla geride bırakıyor.
Memur-Sen, bir milyon yüz bin üyesi ile her daim hak edenlere en güzel cevabı verdi ve vermeye devam ediyor.
Üzülerek şahit oluyoruz ki sözde eleştiri yapmak adına bugün kendi konvoyunu taşlayanlar ne sendikacılığımızı ne mücadelemizi ne de otuz yılda neler yaptığımızı anlayabildiler.
Ülkemizde sağcısı solcusu, inançlısı inançsızı ile her mahallenin kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır. Her mahalle kendine özgü problemler yaşar.
Bizim mahallede sendikacılık, diğer mahallelere göre çok daha zordur. Devletten uzak tutulmuş, hakları gasp edilmiş, emeği, alın teri sömürülmüş, inancı yasaklanmış, hak aramayı unutmuş ve öğrenilmiş çaresizlik içindeki bir kitleyi ayağa kaldırma mücadelemizi, enflasyonla mücadele zannedenler kör değilse ahmaktır.
Bizi, mahalleden kopmakla suçlayanlar, mahalleye fitne salıp ateşe verme peşine düşmüşler. İstiyorlar ki hep arka sokaklarda beraber arabesk dinleyelim. Dünyayı okuyamayan, teşkilatının ufkunu göremeyen, ülkesinin ve insanının geldiği aşamayı kavrayamayan birkaç hazımsız, hala bu söylemin pirim yapacağını zannediyor.
Bizim sendikal mücadelemizin en büyük başarısı, bir zihniyet dönüşümünü sağlamak olmuştur. Aradan geçen elli yıla rağmen hala, kardeşine sıktığı kurşun ve banka soyup dağa çıkan eşkıya güzellemesi ile sendikacılık yapılan bir ülkede, “bütün farklılıklarımızla bu topraklarda kardeşçe ve özgürce yaşayacağız” diyen bir teşkilatı anlayamayanlara tavsiyemiz iyi bir göz doktoruna muayene olmalarıdır!
Açık toplum haline gelmiş, teknolojik imkânlarla dünyaya açılmış, yirmi yıl öncesine göre ekonomik olarak mesafe almış ve artık dijital çağın problemlerini yaşayan bir toplumda hala, haki parka giyerek, kenar mahalle ağzıyla miskinlik edebiyatı yaparak taban bulacağını zanneden zavallılar bize sadece nostalji yaşatabilir. Müzelik bunlar, türünün son örnekleri.
Derdim pembe bir tablo çizmek değildir. Gündemde tuttuğumuz ve çözümü için yoğun mesai harcadığımız işçi memur maaş kıyası, kamuda maaş dengesizliği, sendikal mevzuatın güncellenmesi, vergi adaletsizliği gibi kök problemler çözüme kavuştuğunda, otuz beş yıllık sendikal mücadelemiz özlük anlamında da yeni bir aşamaya geçecektir.
Verilen mücadeleyi, alınan mesafeyi, takip edilen gündemi görmeyip devleti eleştirir gibi sendika eleştirisi yapmak bize özgü bir çarpıklık olsa gerektir.
Var olanı hakça paylaşmak bizim, var olanı artırmak ise devlet millet el ele hepimizin görevidir. Enflasyon neden yüksek, paramız neden değersiz, domates, salatalık, çilek neden pahalı sorusunun cevabını sendika olarak değil, bütün toplum olarak ürettiğimize bakarak verebiliriz.
Bugünün sendika eleştirisi, kısıtlı kaynağın paylaşılması kavgasının yanında, kaynağın nasıl artırılacağını da içeren aklı başında çözümler öneren, örgütlü gücün avantajlarını üretimde kullanacak yollar gösteren eleştiriler olmalıdır. Eski dar kafaların, içeriden görünen hırs küplerinin hezeyanları kendilerini de tüketecek boş lakırdılardan ibarettir.
Mesele budur kıymetli dostlar, hayırlı bayramlar dilerim.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
[email protected]
“Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" şuuruyla mukaddes emaneti omuzlayan, fikirde devrim, şiirde ekol olan büyük mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek’i vefatının yıl dönümünde rahmet ve özlemle yâd ediyoruz.
🌟 1243 kompozisyon, binlerce duygu ve fikir…
Bir Bilenle Bilge Nesil Projesi’nde final zamanı yaklaşıyor!
🎤 Ödül törenimiz için hazırlıklarımız sürüyor.
Yakında açıklanacak programımızda görüşmek üzere…
@_aliyalcin_@mehmet_uca@mstemrebalci@gencmemursen@Ozeravci65
T E Ş E K K Ü R L E R
Eğitim-Bir-Sen olarak 444.454 üye sayısına ulaşarak tarihi bir rekora imza attık.
Geçtiğimiz yıl 428 bin 618 olan üye sayımız, bu yıl yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının ailemize katılmasıyla;
📌 Milli Eğitim Bakanlığında 394 bin 705’e
📌 Yükseköğretim kurumlarında 49 bin 749’a
📌 Toplamda ise 444.454’e yükselterek tüm zamanların zirvesine taşıdık.
.
Eğitim-Bir-Sen’i tarihi zirveye taşıyan 444 bin 454 üyemizin her birine ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyorum.
Teşkilatımıza, emek , ömür ve gönül verenlere yürekten teşekkürler.
“Bugünün,Yarınların Kalıcı İş ve Eylemlerin Adresiyiz”
https://t.co/0HBXCHhlHU
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
GREV, SENDİKAL ÖRGÜTLENME HAKKININ AYRILMAZ PARÇASIDIR!
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) yıllardır tartışma konusu olan Grev hakkının ILO’nun 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi kapsamında olup olmadığına ilişkin tartışmalara yönelik önemli bir görüş verdi.
Divan; 87 sayılı ILO sözleşmesinin sadece sendika özgürlüğü ve örgütlenme hakkını korumadığını, aynı zamanda açıkça yazmasa bile grev hakkının da doğrudan örgütlenme/sendikal hakkının bir parçası olduğunu belirtmiştir.
4688 sayılı Kanunun değiştirilmesine yönelik 2010 yılında yapılan çalışmalarda Memur-Sen olarak; grev hakkının kamu görevlilerine tanınması, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu savunmuştuk.
Yıllardır dile getirdiğimiz kamu görevlilerine grev hakkı verilmesi hususu 8 defa gerçekleştirilen toplu pazarlık süreçlerinde de gerekliliğini ve ihtiyacını açıkça göstermiş, bütün sosyal taraflar bu hususu tecrübe etmiştir.
Memur-Sen olarak 4688 sayılı Kanunu derinlemesine incelediğimiz 10 Başlıklı Raporda “Kamu Görevlileri Sendikacılığında Grev Hakkı” başlıklı https://t.co/bVeZZ9MOF5 Raporumuz’da bu hususları detaylıca inceleyerek grev hakkının, sendikal hakkın omurgası olduğunu belirtmiştik.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde yürütülen 4688 sayılı Kanunun uluslararası sendikal haklara uyumlu hale getirilmesi çalışmasında bu görüş dikkate alınmalı, kamu görevlilerine grev hakkı verilmelidir.
DÖRT DÖRTLÜK ÇALIŞMA, TARİHİ REKOR, 444 BİN ÜYE!
Mayıs ayındaki üye tespit tutanakları sonucunda 2026 yılında tarihi üye rekoru gerçekleştirerek yaklaşık 16 bin yeni üye katılımıyla toplam üye sayımızı 444 bin 454’e yükselttik.
Eğitim-Bir-Sen’in üye sayısı Türkiye’de bir sendikanın ulaştığı en yüksek üye sayısıdır.
Eğitim-Bir-Sen, yıllardır zirvedeki yerini koruyarak büyümesini sürdürmekte ve zirvede kendisi ile yarışmaktadır.
Bu sadece bir başarı hikâyesi değil, kuşatmaları yara yara, tüm engelleri, zorlukları aşa aşa gerçekleştirilmiş bir başarı destanıdır.
Bu başarıda emek var, alın ve akıl teri var, dualar var.
Bu başarıda 444 bin 454 üyemizin desteği var.
Eğitim Bir Sen’i tarihi zirveye ulaştıran Şube Başkanlarımız nezdinde Şube Yönetimlerimize, Üniversite/İlçe Temsilcilerimize ve Temsilcilik Yönetimlerimize, İş Yeri Temsilcilerimize, üyelerimize;
emek, ömür ve gönül verenlere “444 bin 454” kez teşekkür ederiz.
Hep birlikte daha güçlüyüz.
Hep birlikte Bugünün ve Yarınların Sendikasıyız.
Hep birlikte Kalıcı İş ve Eylemlerin peşindeyiz.
#RekorÜyeYerimizZirve
AİLE DOSTU ÇALIŞMA HAYATI İÇİN “AİLE VE NÜFUS 10 YILI PROJEKSİYONU” TARİHİ BİR FIRSATTIR
Kadın Komisyonu Başkanımız Sıdıka Aydın, “Aile ve Nüfus On Yılı” kapsamında ilan edilen “Milli Aile Haftası” dolayısıyla açıklama yaptı:
📉 Aileyi güçlendiren politikalar aynı zamanda milli güvenlik meselesidir. Nüfusumuzun hızla düşmesi, ülkemiz için kritik bir alarmdır. Çalışma hayatının aile yapısını destekleyen bir anlayışla yeniden yapılandırılması büyük önem taşımaktadır.
Bu süreçte;
* Esnek mesai
* Hibrit ve uzaktan çalışma seçenekleri
* Çocuklu ailelere kademeli çalışma saati
* Haftalık çalışma süresinin 4 güne düşürülmesi
Kreş ve bakım destek seferberliği:
*Tüm kamu kurumlarında kreş zorunluluğu
*Gündüz bakım merkezleri
*Bakım desteği
Gençlerin evliliğini kolaylaştıracak sosyal politikalar:
*İlk ev desteği
*Kira desteği
*Çocuk destek ödemelerinin artırılması
*Yeni evleneceklere hibe
*Aile dostu vergi politikaları
Doğum oranları ile anne-babalara yönelik politikaların güçlendirilmesi:
*Annelik izin süresinin 60 haftaya çıkarılması
*Babalık izin süresinin 30 güne çıkarılması
*Süt izni uygulamasının 2 yıla çıkarılması
*Yarım zamanlı çalışma kapsamının genişletilmesi
Aileyi güçlendiren eğitim hizmetleri:
*Okullarda aile eğitim programları
*Evlilik öncesi aile eğitim seminerleri
*Dijital anne-baba eğitimleri
*Değerler eğitiminin güçlendirilmesi
*Aile-okul iş birliği mekanizmaları
Dijital dünyaya karşı ailenin korunması konularında etkili önlemler bütüncül bakış açısıyla hayata geçirilmelidir.
Haberimizi okumak için: https://t.co/CR8wvPDM2w
#MilliAileHaftası
Van Filistin’e Destek Platformu üyeleri olarak, Sumud Filosu'na katılan kıymetli hemşehrilerimiz Ferzan Çiftçi ve Dr. Muhammed Ensar Aslan Hocalarımızı evlerinde ziyaret ettik.
Filistin davası için ortaya koydukları duyarlı ve onurlu duruştan dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz
“YERİMİZ ZİRVE, YÖNÜMÜZ UFUK, YOLUMUZ UMUTTUR”
Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan ve arkadaşlarının attığı adımlarla başlayan kutlu yürüyüşümüz, bugün 444 bin 454 yüreğin aynı inançla attığı büyük bir davaya dönüştü.
Yükümüzün ağırlığını ve sorumluluğumuzun büyüklüğünü biliyor, kutlu yürüyüşümüzü başladığı ilk günkü inanç, azim ve adanmışlıkla sürdürüyoruz.
Kutlu davamızın öncülerini rahmet ve minnetle yad ediyor; bugünün yükünü omuzlayıp emek ve gönül veren her bir yol arkadaşımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
444 bin 454 üyemizin desteği ile yerleştiğimiz sendikal hayatın zirvesi ülkemize, milletimize, üyelerimize, eğitim çalışanlarımıza ve teşkilatımıza kutlu olsun.