İNTİZAR: olmasını umarak beklemek
TAHAMMÜL: katlanarak beklemek
TEENNİ: acele etmeden beklemek
TERAKKÜP: dikkatle beklemek
MURAKABE: iç gözlem halinde beklemek
TEVEKKÜL: ALLAH'a bırakıp beklemek
İRTİKAP: olmasını göze alıp beklemek
TEVAKKUF: bir işin durması, askıda kalması sebebiyle beklemek
Zihnimi ziyadesiyle yoran, gayet müşkülatlı bir algoritmayı kodlarken,
pederim ansızın zuhur edip; "Kalk, abdestini al! Camide imam bulunmaz, cemaat seni bekler," diye nida etti.
Akabinde ahvalimi, neyle meşgul olduğumu hiç sual eylemeden; "El âlem İHA imal edip insansız uçurur, sen ise hâlâ burada üfleyip püfleyerek vakit zayi edersin!" diyerek ağır bir serzenişte bulundu.
Hâlbuki o esnada bendeniz; altı gigabayt RAM'e malik mütevazı bir telefona AI entegre edip,
bir İHA'nın akl-ı küllîsini teşkil edecek kod satırlarını ilmek ilmek dokuyor, bir yandan da simülasyondaki pürüzleri ayıklayıp bug fix işlemleriyle meşgul oluyordum.
Sükûnetimi ve istifimi zerre miskal bozmadan cevab-ı savab olarak:
"anam Assembly dilini bilmez, babam ise ardımda durup bana destek olmamıştır," deyiverdim.
Bu sözüm üzerine babam feveran edip, "Sana mühendisliği ben öğrettim, tahsilini ben yaptırdım!" diyerek siteme başladı. Vâkıa şudur ki; babam da, abim de, bende mühendisiz.
Lakin peder bey mühendislik ilmini abime talim eylemiştir, bana değil.
Ben mektepli değil, alaylıyım; fıtraten mühendis zihniyle mücehhez bir âdemim.
Amma velakin ortada mektepten tasdikli bir diploma olmayınca, kadrimiz bilinmiyor ne çare...
Velhasıl-ı kelam, emre itaat edip camiye vardık, vazifemizi ifa ettik.
Avdet ettiğimde o İHA'yı semaya havalandırmaya muvaffak oldum.
Tam, babam ardımda durmadı, anam Assembly bilmez; amma velakin mahdumları tek başına İHA imal edip uçurmayı başardı!" diyerek göğsümü kabartıp iftihar edecektim ki...
aerodinamik handikapı! Flapların birindeki servo motorun tutukluk yapması hasebiyle İHA'mız tepe taklak yere çakıldı.
Üzerinden tam üç sene mürur eyledi, babam hâlâ her fırsatta "Bir İHA yaptı, onu da yere çaldı" diyerek mevzuyu temcit pilavı misali önüme sürer.
Hâsılı Kelam, Kıssadan Hisse Şudur:
Aile efradınıza kendinizi ispat etme hülyasına katiyen kapılmayınız.
Zira günün sonunda heba olan yegâne şey vaktiniz, çabanız ve ümitleriniz olur. Bu hakikat, acı bir tecrübe ile sabittir...
Satılmıyor, sende kalsın. "Alacağım zamanı gelince" deniyor. Ayrıca F-35 inadımız hem parası verilmiş hem de Kaan'ı ona bakarak optimize edip geliştirecekler.
TT olan haberlere bakayım diyorum, vaktim de kısıtlı. Bir basıyorum TT başlığına, alakasız şeyler. 𝕏'in bunlara spam atması lazım. Ne alaka çeyrek altın ile macronun koşusu?
Şimdi çıkıp "Gazze kasabının maşası ile kol kola geziyor" diyenler olacak. Üstelik bunu diyenlerin %70'i "Bana ne Filistin'den, ben Arap mıyım?" diyen kitle.!
Ama şunu asla bilmeyecekler: Adam ilmi siyaseti ve bölgeyi çok iyi okuyor, ona göre oynuyor.
Yani demem o ki, bügün "Koluna giriyorum, yarın sana füze ile girerim" diyor anlayana.