geceleri kabus görüp uyanınca(şu aralar bi tık sık oluyor bu durum) random bi office bölümü açıp onun sesiyle uyuyorum ve gerçekten rahatlatıyo,,, şakasız yuvadır ya
Ulan “lise arkadaş grubu en çok özlenen şeydir” romantizmi tam bir yavşak yalanı amk. Lise sıcak dostluk yuvası değil, bildiğin maymunlar cehennemi, düşük IQ’lu ergenlerin birbirine sıçtığı arena.
Kimsenin aklı başında değil, karakter taşak kadar, beyin çalışmıyor. Herkes egosunu, ezikliğini, kıskançlığını kusuyor. Boya laf, tipe laf, notuna laf, kıza laf… Her gün ayrı ergenlik sirkinde palyaçoluk. Derdi okumak değil Hava atma, ezme, dedikodu, yavşama, kavga peşinde. Düşük not alsan mal, yüksek alsan asalaklar sırtına yapışır. Sessiz olsan ezik, konuşsan boş, karşılık versen kavga.
Dostluk desen menfaat çetesi: Notun varsa, motorun varsa, babanın harçlığı iyiyse, kavga etmeyi biliyorsa. kardeş, iş bitince siktir.
Dedikodu zaten ayrı rezalet. Kim kime baktı, kim ne dedi. Beyin sıfır, dedikodu bedava. O ona o çaktı, bu buna bunu dedi, sen benim fotomu beğendin bitmez.
Türkiye lisesi desen facia: Saygı yok, otorite yok, bilinç yok. Herkes sinir sistemine çöküyor. Sonra biri çıkar “en güzel yıllardı” diye ağlar. Kimin için lan? Üç beş özgüvenli eleman için yüzde 10’u için belki. Geri kalan için rezillik, stres, aşağılanma ve tahammül sınavı. Lise özlenecek yer değil, kurtulunacak kabus. Gerçek dostluk liseden sonra çıkar, lisede çıkan şey ego yarışı ve menfaat çetesi. Nokta. Allah herkese o yılları kolay atlatsın