Bakın bu olayın altında derınlıkler var savaş ortamında tüm ülkede güvenilen ismin @RTErdogan oldugu konusuluyo muhalefet buna kudurdukça kuduruyo skandalları bıtmıyo Ramazan ayında okullardakı etkınlıklerı herkes savunuyo
Sonuç ne okullara saldırı bundan kendıne cıkar
Sağlaya
@eczozgurozel@ahuozyurt Hiçbir ideolojisi programı olmayan misyonu hırsızları savunarak kurtarmak vizyonları ise Türkiye’yi şikayet ettikleri ülkelerin bekçisi olmak…
SİYASAL ALEVİCİLİK NEDİR?
Kendisine ‘Soytarı’ diyen Fatih Tezcan’a 1 sene hapis aldıran Kılıçdaroğlu, Allah’ın Diniyle alay eden Deniz Göktaş’a destek için Adliyeye geldi.
Deniz Göktaş’ın babası Kemal Göktaş terör örgütü THKO mensubuydu ve terörden cezaevinde yatmıştı.
BUDUR!
Et yiyen çocukları öldürelim anneleri de üzüntüden yemekten kesilir diyen Deniz Göktaş’ı savunanları not edin!
1️⃣Bu şahıs normal değil!
2️⃣Bu mizah değil!
3️⃣Bunlar ya kliniğe kapatılması gereken hastalar ya da cezaevine kapatılması gereken provokatörler!
İran krizi boyunca politikalarımıza köstek olmaya çalışanlar:
Siz dış politika gibi tecrübe, bilgi, birikim, omurga gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin.
Gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, birbirinizin kuyusunu kazın.
Sizin en iyi bildiğiniz iş budur…
🔴 Erdem Atay'dan Özgür Özel'e:
Newsweek'te geçen hafta yazdığın yazıda ABD'ye yaptığın o biatı bize bir anlatsana.
Madem sen ABD seni tasfiye etti, ABD'nin çıkarlarına hizmet etmeyeceğini net bir şekilde söyledin; ama geçen hafta ne demiştin?
"Biz ABD ile birlikte ABD'nin çıkarları için her şeyi yapan, daha iyisini yapacak bir partiyiz." falan anlatıyorsun. Onları anlatıyorsun, hatta diyorsun ki "Kapı bekçisiyiz." diyorsun. "Kapı bekçisi."
Bunu yaptın, şimdi o zaman sana sorarlar: Seni ABD tasfiye ettiğini, seni tasfiye eden ABD'ye şimdi diyorsun ki "Beni tasfiye etti, ben o yüzden onunla beraber aynı yolda değilim." E o zaman bu yazıyı niye yazdın kardeşim?*
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.
CHP’nin 38’inci kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir.
Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir.
“Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim” diyenler, aynı şekilde kendileridir.
Dün “halkın umudu” dediklerine bugün “hain” damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.
Muhterem Cumhurbaşkanımız @RTErdogan'ın ortaya koyduğu hakikatlerden rahatsız olan soykırımcı Netanyahu ve hükümetinin peş peşe yaptığı açıklamalar, aslında söylenen sözlerin ne kadar yerini bulduğunu göstermektedir.
Gazze’de çocukları, kadınları ve masum sivilleri katleden, açlığı ve susuzluğu bir silah olarak kullanan, tüm dünyanın gözleri önünde insanlık suçu işleyen bir hükümetin ahlaktan, hukuktan ve insan haklarından söz etmesi tam anlamıyla ibretliktir.
Kudüs sevdasını işgalcilik olarak göstermeye çalışanlar önce kendi sicillerine baksınlar. İşgalin, yayılmacılığın, zorla yerinden etmenin ve toprak gaspının bugün dünyadaki en açık temsilcisi Netanyahu hükümetidir. Gazze’deki katliamların, Batı Şeria’daki gasp politikalarının ve bölgeyi istikrarsızlaştıran saldırıların sorumlusu da yine aynı zihniyettir.
Kudüs, bizim inancımızın, tarihimizin ve vicdanımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sevgiyi çarpıtmaya çalışanlar da, bundan işgalcilik ve yayılmacılık anlamı çıkarmaya çalışanlar da hakikati değiştiremeyecektir.
Türkiye, Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya, Filistin davasını ve Kudüs emanetini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var, dün kahraman dediklerine bugün hain damgası vurmak var.
Aynı muameleyi “gel” deyince koşa koşa gelen eski cumhurbaşkanı adaylarına da yapmışlardı.
Kendisi “hain ve iş birlikçi” olma sırasını savdı, şimdi yerini bir başkasına bıraktı.
Yarın muhtemelen benzer ithamlara bugün alkışlananlar maruz kalacak.
Anlaşılan o ki ana muhalefeti esir alan bu sağlıksız ruh hali değişmedikçe herkes bir gün hedef tahtasına konulacak.
Yaşananlar elbette ana muhalefet partisinin iç meselesidir.
Biz Türk siyasetine yakıştıramadığımız bütün bu tartışmaları güvenli takip mesafesinden izlemekle yetiniyoruz.
Şahsımıza, hükûmetimize, partimize ve ittifakımıza yönelik çirkin ifadelere rağmen serinkanlı tavrımızı korumaya büyük özen gösteriyoruz.
Bilhassa elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz.
İnşallah bu çizgimizi, bu duruşumuzu bundan sonra da bozmayacağız.