Düşünsene bir adet papatya bile seni mutlu edebilecekken, küçücük hediyeler o gününü çiçek bahçesine çevirilecekken, seni düşündüğünü belli eden en ufak eylemleri bile seni çok mutlu edecekken kastı olarak bunlar senden esirgeniyorsa vazgeçin. Çünkü bu insanlar dışarıya karşı nezaketi, değer vermeyi iyi bilir ama elinin altında gördüğü kimseden esirger.
Birisi bana “yapacaktım, gelecektim, götürecektim” gibi cümleler kurunca, o kadar samimiyetsiz geliyor ki. Yapmadın, gelmedin, gitmedin, götürmedin. Bana boş cümlelerle gelmeyin. Ben icraate bakarım, vaatlere değil.
Bir kadının duygusal kopukluğu bir gecede olmaz. Aynı şeyi daha önce de söylediğini fark ettiği anda başlar. Defalarca ifade etmeyi dener. Sakince, duygusal olarak, sessizce ve nihayetinde hayal kırıklığıyla. Hiçbir şeyin değişmediğini kabullendiğinde de vazgeçmeye başlar.
Bir erkek çiçek almak zorunda değil ama
ben çiçek alanı tercih ederim..bir erkek ilgi
göstermek zorunda değil ama ben ilgi
göstereni tercih ederim… Yani ben seçerim
İnandığım bir teori var. Bir yer, insan ve durum hayatınızda artık olmaması gerekiyorsa sizi sürekli hayal kırıklığına uğratıyor. Tekrarlayan hayal kırıklığı rastlantı değildir. Sorun tek olay değil, yolun kendisidir. Bir iş yeri, sevdiğiniz bir kişi veya kariyerle ilgili olsun.+
Bir erkeğin en etkileyici özelliklerinden biri çabalamasıdır. Kavga edildiği zaman seni kaybetmekten korkup durumu düzeltmek için verdiği o yoğun mücadele, kırgın uyumana izin vermemesi ve en önemlisi ise sana kıyamaması.