İKLİM ADALETİ İÇİN FEMİNİST UFUKLAR:
Bolivya ve Türkiye'den Mücadele Deneyimleri
📅 13 Haziran 2026, Cumartesi
🕗 20:00 (Türkiye)
🌐 Türkçe, İspanyolca ve İngilizce simultane tercüme sağlanacaktır.
Aymara feminist aktivist Adriana Guzmán ile bir araya geliyoruz.
Türkiye’de yaşanan ekolojik yıkım bir “doğa olayı” veya yalnızca ekolojik krizin bir sonucu değil; patriyarkal kapitalist sistemin yaşamı, doğayı ve müşterekleri metalaştıran anlayışının sonucudur. Kuruyan göller, azalan su kaynakları, maden projeleri, orman kıyımları ve artan afetler yaşamı her geçen gün daha fazla tehdit ediyor. Kaz Dağları’ndan Akbelen’e, Dicle ve Fırat havzalarından Karadeniz yaylalarına kadar yaşam alanları rant ve talan politikalarının baskısı altında.
COP31 bu yıl Antalya’da gerçekleştirilecek. İklim krizinin küresel ölçekte tartışılması elbette önemli. Ancak yıllardır COP süreçlerinin önemli bir kısmı, iklim krizinin başlıca sorumluları olan fosil yakıt şirketlerinin ve büyük sermayenin etkisi altında şekilleniyor. İklim adaleti talebi çoğu zaman şirketlerin “yeşil” vitrinlerinin gerisinde bırakılıyor.
Bu nedenle ekoloji örgütleri, iklim hareketleri, bilim insanları ve yerel topluluklar 15-18 Kasım tarihlerinde Antalya’da Halkların İklim Zirvesi’ni düzenlemeye hazırlanıyor. Bu zirve, iklim krizinden en fazla etkilenenlerin sesini duyurmayı hedefliyor.
Akdeniz’de derinleşen kuraklık, fosil yakıtlardan çıkış, emisyon azaltımı, savaşların doğa ve toplumlar üzerindeki etkileri, zorla yerinden edilmeler ve göçler, Filistin, Rojava, barış ve antimilitarizm, nükleerin “iklim dostu” olduğu yönündeki yanıltıcı söylemler, kadınların, LGBTİ+’ların ve gençlerin iklim krizinden nasıl etkilendiği bu buluşmanın temel gündemleri arasında olacak.
Yineliyoruz...
Ekolojik kriz yalnızca bir çevre sorunu değil; aynı zamanda bir sınıf meselesidir. Adalet, eşitlik ve demokrasi meselesidir. Üstelik bu krizin yükünü onu yaratanlar değil, en çok yoksullar, emekçiler, çiftçiler, çocuklar ve yaşlılar taşıyor. Yaşamı merkeze alan politikalar geliştirmek ve ekolojik krizin tüm boyutlarını ortaya koymak için başta Meclis olmak üzere herkesin sorumluluk alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. @hiz_2026
İKLİM ADALETİ İÇİN FEMİNİST UFUKLAR:
Bolivya ve Türkiye'den Mücadele Deneyimleri
📅 13 Haziran 2026, Cumartesi
🕗 20:00 (Türkiye)
🌐 Türkçe, İspanyolca ve İngilizce simultane tercüme sağlanacaktır.
Aymara feminist aktivist Adriana Guzmán ile bir araya geliyoruz.
Ağrı’da ana okulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan yaşadığı mobbingin ardından yaşamına son verdi!
Önceki okulunda müdür tarafından şiddete/bask��ya (sözlü hakaretlere, bağırmalara ve doğrudan tokat atılma) maruz kaldı.
Bu durumu beyan etmesine rağmen müdüre bir işlem yapılmadı ancak kendisi sürgün edilerek ilçenin en uzak ve ulaşımı en riskli köy okuluna gönderildi.
Sürüldüğü köy okuluna güvenli bir toplu taşıma olmadığı için her gün kendi imkanlarıyla gidiş-geliş yapmak zorunda kaldı. Okula gidiş-geliş yapabilmek için günlük 2500-3000 TL civarında yol ücretleri ödemek zorunda kaldı.
Can güvenliği ve ulaşım risklerini içeren resmi dilekçeler yazarak durumunu üst makamlara bildirdi ancak bu başvuruları dikkate alınmadı ve koruma mekanizmaları işletilmedi.
📢 YENİ SAYI
📍 Dergimize şimdi DİJİTAL ABONE olabilirsiniz.
🛒 Basılı dergiyi internet sitemizden alabilirsiniz.
👉 Dijital abonelik veya dergiyi satın almak için tıklayın https://t.co/7h8hbSuanu
Kadınları aşağılayan, Kürt halkını hedef alan ve toplumsal kimlikleri küçümseyen ifadeler karşısında SUSMAYACAĞIZ!!!
Bu ülkede kadınlar yüzyıllardır erkek egemen zihniyetle mücadele ediyor. Kürt halkı ise inkârın, ayrımcılığın ve dışlamanın bedelini ödüyor. Bugün hâlâ kadınları ve halkları aşağılamayı kendinde hak görenler varsa, bu durumun sorumlusu yalnızca bu sözleri sarf edenler değil; ayrımcı dili yıllardır normalleştiren düzendir.
Kadınları aşağılayan söylemler ne mizahın ne geleneğin ne de kişisel görüşün arkasına saklanabilir.
Bir halkı etnik kimliği üzerinden küçümsemek de, kadınları cinsiyetleri üzerinden değersizleştirmek de açık bir ayrımcılıktır. Ayrımcılığın "şaka" adı altında dolaşıma sokulmasına izin vermeyeceğiz.
Özellikle kamusal etkisi olan, toplum tarafından tanınan kişilerin kullandığı dil sıradan değildir. Kurulan her cümle ya eşitliği büyütür ya da ayrımcılığı derinleştirir.
Kadınları ve halkları hedef alan sözler toplumsal barışı değil, kutuplaşmayı besler.
Biz kadınlar; erkek egemenliğinin, sermaye gücünün ve ayrımcı siyasetin karşısında eşitlikten yana olmaya devam edeceğiz. Hiçbir servet, hiçbir makam, hiçbir ayr��calık kadınlara ve halklara hakaret etme özgürlüğü vermez.
Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi olarak; kadın düşmanlığına, Kürt karşıtlığına, ırkçılığa ve nefret diline karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Kadınların onurunu, halkların eşitliğini ve birlikte yaşam iradesini hedef alan her anlayışın karşısında durmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki kadınların özgürlüğü olmadan demokrasi, halkların eşitliği olmadan da barış mümkün değildir.
Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi
📌 Bu hafta Sultançiftliği'ndeyiz!
🔴 Asgari ücrete, tüm ücretlere, emekli aylıklarına yeniden zam!
📣 Alkışlarımızla, sloganlarımızla, dövizlerimizle meydanlardayız.
Tencereler boş, cepler delik. Gelin, bu sesi birlikte yükseltelim: Her şeye zam varsa ücretlere de #YenidenZam
🗓️ 7 Haziran Pazar
⏰ 16.00
📍 Sultançiftliği, Sultangazi - Topkapı - Habipler Tramvayı Yenimahalle Durağı
Halkların İklim Zirvesi olarak ilan ediyoruz: Bu yıkım düzenine karşı sessiz kalmayacağız, geri adım atmayacağız ve doğayı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Doğa bir “kaynak” değil, yaşamın kendisidir. Ve yaşamı yok eden hiçbir politika kabul edilemez.
#DünyaÇevreGünü
Antalya'nın Serik ilçesinde yaşayan ve MESEM kapsamında çalıştırıldığı kuaförden çıktıktan sonra 28 Mayıs akşamı evine dönmeyen 16 yaşındaki Yasemin Bolat nerede?
#YaseminBolatNerede
Hanaa Ebu Zeyneb’e ne oldu?
📌Konya’da öğrenciydi, çalıştığı kafede ölü bulundu
📌Sigortasız, günlük 110 TL’ye çalışıyordu
📌İntihar mı cinayet mi; ailesi “gerçek aydınlatılsın” diyor
Hanaa’nın ailesiyle ve hak savunucusu @TahaElgazi ile konuştuk 👇🏽
https://t.co/CwHmSpwjNY
🖊️Ecehan Balta yazdı: Devlet aklı, rejim mühendisliği ve görünmeyen özne arayışı
🔸"Korku, kendine akıl süsü verir. Rejim, müdahalesini kriz yönetimi diye sunar. Medya, bunu sükûnet diliyle parlatır. Yargı, hukuki biçim verir"
@ecehanb
https://t.co/ZQsUtzTlK0
16 yaşındaki MESEM öğrencisi Yasemin, stajyer olduğu kuaförden iş çıkışı eve dönmedi, 3 gündür kayıp!
Antalya Serik’te yaşayan Yasemin Bolat, Kadriye Mahallesi’nde çalıştığı kuaför dükkanından eve dönmedi. 28 Mayıs Perşembe günü akşamından beri kayıp olan Yasemin hala bulunamadı.
Baba Adem Polat; “Kısım meslek lisesinde eğitim görüyor. 1 gün okula diğer günler kuaföre gidiyor. Annesiyle eğitim gördüğü iş yerine gitti. Akşam eve dönmeyince aradık ulaşamadık. Polise giderek kayıp ihbarında bulunduk. Kızım Yasemin Bolat’ı görenlerin, yerini bilenlerin güvenlik güçlerine ve bize ulaşmasını rica ediyorum” dedi.
GEZİ TUTSAKLARINA ÖZGÜRLÜK ✊
Can Atalay
Çiğdem Mater
Tayfun Kahraman
Mine Özerden
Osman Kavala
Bu toprakların tanık olduğu en haklı en kitlesel ve meşru toplumsal itiraz dalgasının, şanlı 2013 Haziran direnişinin sorumlusu olarak haksız yere mahkûm edildiler. Onlardan birer "ibretlik" yaratmaya çalıştı rejimin yargısı.
AYM kararlarına rağmen de hâlâ zindanda tutuluyorlar.
#GeziDirenişimizOnurumuzdur
#GeziTutsaklarınaÖzgürlük
Metin Lokumcu, 31 Mayıs 2011’de Hopa’da, doğasını ve yaşam alanlarını savunan yurttaşların üzerine yönelen polis şiddeti sonucunda aramızdan koparıldı.
Bugün Metin Lokumcu’yu yalnızca anmıyor; adalet talebini, yaşamı savunma iradesini ve cezasızlığa karşı mücadeleyi de sahipleniyoruz.
Metin Lokumcu’nun anısı, bu topraklarda yaşamı ve adaleti savunanların mücadelesinde yaşayacak.
Bir Kemal Bey'e açık mektup da benden :)
#SenHepBöyleymişsin
Merhaba Kemal Bey,
Siz SSK Genel Müdürü iken ben 20'li yaşlarımın başında Türk Eczacıları Birliği'nde proje - rapor yazan bir SSK'lı işçi idim. SSK'lıların Serbest Eczanelerden İlaç Alma projesini geliştirdik. O dönemin başkanı işi ben ve benden azıcık daha büyük bir arkadaşım yaptığı için, fazla genç olmamıza rağmen sizinle bizim görüşmemizin uygun olacağını düşündü. Randevu aldık. İlk sekreterinizi geçtik, özel kaleminizde takıldık. Başkanınız nerde dediler bize. Yok dedik, bizi görevlendirdi. Zar zor girdik içeriye. Beş dakika verdiniz fikri anlatmak için. Ardından avukatı çağırdınız, bi de ona anlattık. Sonra avukat kaşlarını yukarıya kaldırdı. Oysa oraya gelene kadar dünyanın bütün avukatlarıyla konuşmuştuk biz zaten ve kaşlarını yukarı kaldıran olmamıştı. "Hukuken mümkün değilmiş" deyip, gönderdiniz bizi.
Kemal Bey, size rağmen yapamayacağımız için, siz gidince yaptık biz o işi. Çok da güzel oldu sanki.
Kemal Bey'e açık mektup...
#SenHepBöyleymişsin
Merhaba Kemal Bey,
Bilmem hatırlar mısınız? Siz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğunuzda odamıza gelmiştiniz; Dış Karakol Binası'na. Ve orada, basına kapalı bir bilgilendirme toplantısı düzenlemiştik sizin için.
Sizi İstanbul için donanımlı hale getirmek için üç gün çalışmıştık. O dönemin en büyük kent problemlerini neredeyse hap yapar gibi tek tek özetleyip, görseller eşliğinde size bir sunum hazırlamıştım. Hatta o zamanlar çok da yaygın olmayan flash belleklerden alıp sunuşu ona da kaydetmiştik.
O toplantıyı hiç unutmuyorum. Büyük bir masanın etrafında toplandık, hocalarımız da vardı yanımızda... Size sunum yapmaya başladım.
Önce sizin hakkınızdaki ilk gözlemimi ve izlenimimi aktarayım. Hani sonraları insanların "poker surat" diye bahsettiği o yüz ifadesiyle ilk kez karşılaşmıştım. Daha önce sizi hiçbir yerde canlı görmemiştim.
Sunuş boyunca sustunuz hiç bir soru sormadınız hatta mimik bile yapmadınız...Öyle bakıp durdunuz...
İstanbul'un meseleleri arasında üçüncü köprü de vardı. Biz size Boğaziçi köprülerini ve üçüncü köprüyü anlatırken birdenbire canlandınız ve bana şu soruyu sordunuz: "Peki üçüncü köprü yapılmazsa, Karadeniz Otoyolu karşıya nasıl geçecek?"...
Bir an dondum kaldım ve hayretler içinde baka kaldım size. Birden sesinizin çıkmasına mı şaşırdım, bilemiyorum ama ağzımdan aniden, "Ay, bunca sorunun içinde bu mu size dert oldu?" cümlesi kaçıverdi...
O gün anlamalıydık sizi Kemal Bey...
O gün anlamalıydım. Bugünkü proje hamlenizin ipuçları o günden belliymiş aslında...
.....